Tanrıçayı keşfeden kalem!
Ey kalem yaz.
Yaz ki aşklar açsın günebakan çiçekleri, yaz ki harman yeri olsun seven yürekler. Yaz ki umut olsun karanlığa inat yalansız beyaz aşklar.
Güzelliği huyu ile huyu güzelliği ile harmanlanan yanında diğer kadınların sahip olamadığı yitip gittiği güneş kadınından bahset ey kalem.
O ki güneş gibi doğup seni sen yapan ve olması gereken bu nadide özelliklere sahip olan kadını yaz.
Yaz kalem yaz,
Öyle bir kadın ki yazdığın, içindeki çocuğu büyüten, ona meme verip yaşatan, bir erkeğe kendini hissettiren, lakin bunu sadece dişilikten ibaret görmeyen, huyu ile suyu ile yapan yasak o kadını yaz.
Ey kalem, bu gece en büyük aşk yazını yaz, yaz ki destan olup dilere dolansın.
Hayalindekini yaz kalem.
Evet, var böyle kadınlar, anlat o muhteşem ay tanrıçasını.
Ses ver kalem, dile gelde şakırda; Bir kadın önce ayaklarının üstünde durmalı, evli olsun olmasın bir erkeği sağmal inek görmemeli. O zaman kadın insane duygularını yaşıyor mu anlarsın. İşte bunu yaz.
Sonra bir kadın kendine bakmalı; O tanrıça mesela bir parfüm kokmalı, romantik bir parfüm eskilerden koksun. Yok, yok parfüm olmasın, o gül koksun, hayallerimin gül kokulusu olsun.
Sonra bu tanrıçamız özgür, güvenilir, yalan söylemeyen her açıdan bağımsız olmalı. En önemlisi güvenilir yalansız ve abartısız.
Ey kalem öyle bir kadını anlat ki; mutfakta aşçı, sokakta ulaşılmaz bir hanımefendi, yatakta erkeğini erkek yapan bir dişi en önemlisi ise kişilikli(!)
Ey kalem toplumun eğitimli kadınlara ihtiyacının olduğunu unutma. Erkeklerinde böyle kadınlara ihtiyacı var onlarında bir anadan sonra bir sevgilinin şekillendirmesine ihtiyacı var, bunuda unutma, başarı için böyle ilham veren tanrıçaları yaz…
Yaz kalem yaz, o kadının bal rengi bukleli saçlarını yaz, resimlerden fırlamış melek misali dudakları kızıl bir goncaya benzemeli, işte bunu yaz…
Yaz kalem, sana ilham olan gül kokusunu en pahalı parfümlere değişmeyeceğin bal rengi bukleli saçlarını yaz. Yaz ki göğsün kabarsın, yaz ki gururlanasın.
Yaz seni senden çok düşünen hayallerinde sandığın en yakınında olup ta göremediğin kadını yaz. Yaz kalem yaz, yaz seni sen yapan içselleştirdiğin kanatsız meleği yaz.
Yokluğunu hayal bile edemediğin, varlığı servetlere bedel, gidişinde yüreğini söken aklını başından alıp mecnun eyleyen, varlığı güneşi bile gölgeleyen o kadını yaz.
Sevdası ummanlar, yokluğu kavurucu çöller olan o tanrıçayı yaz.
Yaz kalem yaz, asaletli duruşuyla; evde iş kokmayan, işte ev kokmayan, giydiğini yakıştıran saklılığın en derinindeki ulaşılmaz gizemli ilaheyi yaz.
Gülkurusu akşamların şarap tadındaki kızıl gonca dudaklarının tadını yaz. Meşrepliğini yatağa hapsedip gülüşünü erkeğine saklayan olur olmadık yerde kahkahalarını firar ettirmeyen gül kokulu saklı kadını yaz.
Ey kalem yaz ayaklarını zarafetini, ellerinin narinliğini, gözlerinin deniz kokan tarifsiz rengini yaz. Küfürsüz dudaklarını, şeytansız ve yalansız beynini, pazarlamayacağı kadınlığını yaz.
Evet, yaz kalem gül kokulu saklı o tanrıçayı yaz…
*Arşivden seçmeler.