Başlığı görüp de belediyeyi gerçek farelerin bastığını ya da yönetimin fare avına çıktığını sanmayın. Efendim, bugünkü yazımızda başka tür "belediye farelerinden" bahsedeceğiz. Malum, her farenin midesine ve tabiatına uygun, meftunu olduğu bir peynir çeşidi vardır.
Ülkemiz çok eskilerde hayvancılığıyla ünlüydü. Et, süt, peynir hem bol hem ucuzdu. Şimdiki gibi değildi; en azından "fakir fukara" dediğimiz kesim, arada sırada da olsa ithal olmayanından et yiyebilirdi. Şimdilerde ise bırakın eti bulmayı; peyniri, sütü, hatta yoğurdu bile sofraya koymak lüks oldu.
Aslında bizim insanımız hayvansal gıdayı çok sever. O kadar sever ki, kişinin makamını ve mevkisini, iştah duyduğu peynirden bile şıp diye anlarsınız! Peynir dünyası geniştir: Cabrales, Rokfor, Gorgonzola, Mozzarella... Tazesi, eski kaşarı, yağlısı, yağsızı, Hellimi, loru, otlusu... Saymakla bitmez.
Gelin, hiyerarşiyi büyükten küçüğe, pahalıdan ucuza doğru bir sıralayalım:
En üsttekiler (onlar kendilerini bilir), dünyaca ünlü Cabrales ve Rokfor’suz yapamazlar. Keskin koku, keskin güç!
Üst düzey bürokratlar ve onların başındaki siyaset erbabı; bunlar Mozzarella’ya bayılırlar. Aslında bunlara kaliteli peynir olsun da çeşidi pek fark etmez; her sofraya uyum sağlarlar.
Merkezi iktidarın ağır topları ve "Barajlar Kralı" unvanlı boynu kalın müteahhitler; onların favorisi tartışmasız "Eski Kaşar"dır. Yıllanmış, sert ve yerleşik...
Yerel iktidar başları, müdürler ve orta düzey bürokratlar; "Taze Kaşar" ile idare ederler ama gözleri her daim bir üst kalite olan "Eski Kaşar"dadır. Yakaladılar mı kaçırmazlar!
Belediye başkanları ve meclis üyeleri; işte burası tam bir mozaik! Halkın her katmanından geldikleri için iştahları da evrenseldir. Rokfor’dan başlarlar, Mozzarella’dan çıkar, yağlı-yağsız beyaz peynire kadar ne bulurlarsa "kamu hizmeti" niyetine tüketirler. Muhakkak kendilerine uygun bir tadı, her devirde bulurlar!
Alt düzey siyasiler ve sıradan müteahhitler; Hellim ve Örgü peynirini severler. Biraz sert ama sofrada yer kaplayan cinsten.
En alttakiler ise; siyasi parti yöneticileri, il delegeleri, taşeronlar... Bunlar her yere kolayca sürüldükleri için "Krem Peynir"e bayılırlar!
Yazıya başlarken amacımız, belediyeden nemalanan, halkın hakkı olan o peynirin peşindeki "belediye farelerinden" bahsetmekti. Ama efendim, kilerin adresi o kadar karışık ki, bizim yazı da bir an yoldan çıktı. Nemalananları yazalım dedik, karşımıza devasa bir peynir iştahı çıktı!
İnşallah bundan sonraki yazılarımızda, o farelerin hangi delikten girip hangi peyniri tırtıkladığını daha açık yazarız; tabii becerebilirsek. Zira bu farelerin muhakkak siyaseten güçlü bir akrabası olur. Kiminin dayısı, kiminin amcası, kiminin de sırtını dayadığı bir "Milletvekili kardeşi" vardır.
Bu zümre ballı İhalelere bayılır, en çok İmar Komisyonu’nu severler. Hele bir kez o komisyona seçilmeye görsünler; eğitim seviyeleri, liyakatleri falan filan hiç umurunda olmaz. "Haram helal" demezler, "çoluk çocuğumuzdan çıkar mı" diye tınmazlar bile!
Biz bunları deriz demesine de bunu anlayacak ilim irfan sahibi, akil adamlar nerede?
Çok yakında, bilgilerini netleştirdiğimiz İstanbul’un birkaç ilçe belediyesindeki "meşhur" farelerden bahsedeceğiz. Bakalım onlar hangi mahallenin, hangi tür peynirini seviyorlarmış?
("Ben yemem" diyen, halkın hakkına el uzatmayan peynir sevmezleri tenzih ederiz!)