CHP’nin eyyamcı yazarları ve seçim loto

Kurultaylar partisi olarak nam yapan CHP olağanüstü kurultayı, AKP’nin olağanüstü kurultayını gölgede bıraktı.

Neden bu kadar çok kurultay yapılıyor sorusunun cevabı; 91 yıl gibi uzun ve köklü bir tarihinin olması, ikincisi ise; kısmi de olsa biat kültürünü kabul etmeyen bir kesimin partisi olma özelliğindendir.

CHP’de olağan veya olağan üstü her kurultay öncesi PM loto oynanılır. Bu lotoyu, her zamanki gibi gazeteciler körüklerler. CHP konusunda uzman olduğunu sanan veya iddia eden bir takım ham hayalcilerde bu işin eyyamcılığını yaparlar.

Bu eyyamcılar köşelerinde ‘şu gelecek şu gidecek’ diye “kesin” konuştular mı benim sinirlerim tepeme fırlar.

Yok efendim şu kadar imza toplanmış mış da, adını açıklamıyorlarmış mış. Yok efendim Mustafa Sarıgül gelecek, Gürsel Tekin gidecekmiş. Yok efendim Genel başkan yardımcısı falan şöyle demiş, yok filan böyle demiş!

Bre densizler bilmiyormuyuz dün kimdenken bugün kimden olduğunuzu. Bilmiyormuyuz Genel Başkan yardımcılarının kapılarını arşınladığınız halde muhatap olan yok. Siz ancak, sizi tanımayanlara kendinizi pazarlarsınız!

Siz bu hataları yaptıkça gönlünüzdeki veya doyurucunuzun adına yaratmak istediğiniz algı elinizde patlamış olur.

Bu arada olur olmadık kişilerin adını ortaya atarak “reklamın kötüsü yoktur” diyenlere de “yalan bilgilerle, yanlış algı yaratarak görevinizi yerine getirmiş oluyorsunuz!”

Mevzuya konu olan CHP’dir. Bu parti, Sosyal Demokrat bir partidir veya olmaya çalışmaktadır diyelim. Sosyal Demokrat partilerde kanatlar veya temsil grupları vardır. Mevcut siyasi partiler yasasında delegelik denilen bir düzenek var. Ülkenin kimi yerlerinde aşiretlerin eline geçen delege ağalığı, batıda ise hemşeri gruplarının elindedir. Kim kimle ittifak yapar, kim kimi keser bunları göz önüne almadan soyut sadece içeriden alacağın yalan yanlış bilgilerle ancak bu kadar analiz yapar, bir tonda küfürü yersin!

Olağanüstü zamanlarda mahlas ile yazı yazmak oldukça yaygındır. Bunu 12 Eylülde en bariz yapan Ali Sirmen olmuştur. Ancak Ali Sirmen o dönemde Samim Lütfü mahlasını kullanmıştır. Şimdilerde ise karısının adıyla yazanları görüyor bıyık altından kıs kıs gülüyoruz!

Evet, her zamanki gibi genel merkezde kim oturuyorsa onun borusu ötecekti. Hangi tip seçim yukarıyı rahat kazandırırsa o yapılacaktır. Görünen (içeriden haber almaya hiç gerek yok) blok liste ya da çarşaf olacağı yönündedir. Çarşaf içi anahtar 2012 Kurultayında olmuş olup mevcut genel başkan yardımcılarından bazılarını zorlamıştır.

Şayet ki Kılıçdaroğlu’nun aklında bazı genel başkan yardımcılarından kurtulmak var ise çarşaf liste ile seçime girip geçen kurultayda yaptığı gibi 60+40=100 kişilik anahtar liste yaparak onlardan kurtulmak isteyebilir.

Blok listeye kimler girecektir sorusunun cevabı ise; birincisi delegede “çok” güçlü olanlar ile genel başkanla uyumlu çalışacak hatta onu hiç üzmeyecek yormayacak kişiler PM ye girecektir. Bunu tahmin etmek hiçte zor olmadığı gibi ne içeriden haber almaya nede müneccim olmaya gerek yoktur! Ancak 2012 kurultayında olduğu gibi bu kezde listeyi delmek mümkündür, hatta daha kolay olacaktır…

Son söz; İlkesiz siyasetin olduğu yerde, Muhalefet yapanların tek derdi ideolojik olmayıp iktidar koltuğuna oturmaktır! Aslolan insan odaklı katılımcı siyaset yerine lider odaklı emre itaat eden sadık kullar ile liderliğini kabul ettirmeye çalışmaktır. CHP’de 12 Eylül sonrası asla ideolojik iktidar veya muhalefet olmamıştır. Bunu sağlamak ise; teknik olarak “en doğru üyelik sistemi” ile “tabandan tavana doğru” olur. Ancak bu durum, tüm liderleri rahatsız eden bir durum olduğundan kabul görmez.