Halkın huzuru için, siyasi partiler ve seçim kanunları mutlaka değiştirilmeli 

Evet, Halkımızın huzuru, ülkemizin geleceği ve polemiklerin bitmesi, birilerinin kayırılması ve menfaat temin edilmemesi için mutlaka başlıktaki kanunların ele alınıp değiştirilmesi zorunluluk haline geldi.

Hepimizin bildiği gibi, falanca Belediye Başkanı filanca partiden seçildiği halde, şimdi iktidarın nimetlerinden yararlanmak için partisini değiştirdi.

Bu tür haberlere sıklıkla rastlıyor ve TV lerde başka konu yokmuş gibi günlerce temcit pilavı gibi ortada duruyor.

Örnekleri çoğaltmak mümkün ve hepimizin bilgisi dahilinde. Topuklu Efe den tutunda Cumhurbaşkanımıza selam durun Milletvekilimize, Keçiören Belediye Başkanımızın durumu ortada. 

Daha önceleri, Beykoz Belediye Başkan vekili ve seçilmiş Belediye Meclis üyelerinin yaptıkları zihinlerimizden silinmediği gibi, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa Belediyelerinde seçilmiş olan meclis üyelerinin ani kararlarıyla parti değiştirmelerinin ne kadar etik olup olmadığı günlerce konuşulmuştu. Şimdi de Keçiören Belediye Başkanının durumunun konuşulması bakalım kaç gün sürecek.

Mesut Özarslan

Siyasete Ülkü Ocaklarında başlayıp, sonrasında İYİ Parti’nin kuruluşunda yer alan ve son Yerel Seçimlerine kadar orada kalıp, Yerel Seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisine geçip Keçiören Belediye Başkanlığını kazandı.

Sonrasında, Osman Gökçek’in PORTAŞ üzerinden hırsızlık ve yolsuzluk iddialarını ileri sürmesi üzerine müfettiş görevlendirilmesi sonrasında, partisi CHP ile ayrılık sinyalleri verip Ak Parti'ye geçeceği söylenmesi üzerine, gerçek araştırılıp soruşturulurken önceki gün CHP’den istifa ettiğini açıkladı ve Çarşamba günü AK Parti Grup toplantısında Cumhurbaşkanımız tarafından rozet takılacağı ileri sürüldü.

Meslektaşımız İsmail Saymaz CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile durumu görüşmüş ve istifa eden başkanın kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğunu sormuş. hakaret edip etmediğini sormuş.

Özel, “Yalan atıyor, ‘Aileme, anneme babama küfretti’ diyor. Böyle bir şey yok. Söylediğim söz şu: sana hırsız dediler, seni çağırdım, sordum. ‘Hırsızlığım, yolsuzluğum yok, iftira ediyorlar dedin, sana inandım, güvendim. Şimdi, hırsız diyenlere gidiyor, sana güvenenleri bırakıyorsun. Bu yaptığınla hırsız olduğuna inandım. Bizim irademizi çalıyorsun… Bu yaptıkların seni doğuran anneyi de evlatlarına da utandıracak. Bir gün görüşürüz, seni asla affetmeyeceğim. Dediğim bu” demiş.

Öte yandan yine Meslektaşımız Deniz Zeyrek, “Bir iddia daha duydum. Meral Akşener le de diyaloğu iyiymiş. Kendisine ‘Niye orada duruyorsun geç iktidara bu soruşturmalara ne diye muhatap oluyorsun’ tavsiyesinde bulunduğu söylendi.” Dediğini duyurdu.

İsmail Saymaz bu durumu Akşener tarafına sorduğunu belirtip, onların da “Mesut Bey bizi bırakıp İYİ Parti’den CHP’ye gitmişti. Niye kendisine ön ayak olalım. Hiçbir bağımız ve ilgimiz yok. Mesut Beyle uzun zamandır görüşmüyoruz” dediklerini belirtti.

Kökten çözüm mümkün

Evet, Genel ve Yerel Seçimlerde seçilmiş kişilerin, seçilip görevlerine başladıktan sonra, bir başka partiye geçmeleri ve seçildikleri partinin iradesini yani oylarını bir başka partiye taşımalarının önlenmesi pekala mümkün.

Bunun için Parlamentodaki ve bu konulardan halktan daha çok şikâyet eden parlamenterlerin hazırlayacağı bir kanun teklifi değişikliği ya da yeni bir kanun teklifi ile bu mesele kökten çözülebilir.

Mesele gayet basit. 298 sayılı Seçim Kanunu ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nu ilgili maddelerine “Seçimlerde kazanan Milletvekili, Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri, Büyükşehir olmayan İllerde seçilen İl Genel Meclisi üyeleri, seçildikleri partilerden istifa ederlerse, istifa sonrası bir başka partiye geçerler ya da bağımsız kalırlarsa, seçildikleri görevden de istifa etmiş sayılırlar” diye bir madde eklenmesi ile bu mesele çözülmüş olur.

O zaman aday olacak kişiler başını iki elinin arasına alır ve iyice düşündükten sonra hangi partiyi tercih edip etmeyeceğine karar verir. Dolayısıyla kamuoyunda oluşan yolsuzluk veya suç işleyenler bir başka partiye geçince yargılanmak ve sorgulanmaktan kurtulur düşüncesi de böylece ortadan kalkmış olur.

Dolayısıyla kanun, yönetmeliklere uymayanlar, görevini suiistimal edenler de hesap vermekten yargılanmaktan kurtulmuş olmazlar ve suçlu iseler de cezalarını çekmiş olurlar.

İnanın böylece ülkemiz huzura kavuşur ve kişisel menfaatlerle, rüşvet ve yolsuzluklar kanunsuzluklar da ortadan kalkmış olur.

Böylesi daha iyi olmaz mı?

Buyrun bakalım Sayın parti yöneticilerimiz ve parlamenterlerimiz, söz sizlerde…