Bay kayyumlar ve partiyi yönetenler rahat mısınız?

CHP’nin başına ve İstanbul’a atanan Bay Kayyumlar ile parti yöneticileri partiyi getirdiğiniz bu durumdan memnun ve rahat mısınız?

Birileriniz seçildiği, diğerleri seçilmeyip atandıkları halde, seçilmiş edasıyla hem de binlerce polis eşliğinde parti merkezleri gaz ve plastik mermiler eşliğinde kapı ve pencereler kırılarak ortaçağ savaşçılarının kale feth etmiş edasıylakoltuklara oturdunuz. Kayyum olduğunuzu ve sürenizin kısıtlı olduğunu biliyorsunuz değil mi?

Hele hele kayyumları başkan sananlar sizlere ne oluyor. Sizlerin görevi ülkenin geleceğini, çocuk ce torunlarınızın yarınlarını düşünerek iktidarla mücadele etmek ve partinize sahip çıkıp, partiyi an itibariyle ikiye bölenlere, “Derdiniz nedir, neyi paylaşamıyorsunuz?” diye sormaktır.

Ey CHP’nin üyeleri ya da şu veya bu sebeple derlenerek Genel merkez de ve Güven Parkta toplananlar, partinin parçalanmasını, bölünmesini, bu durumunda iktidara yaradığını bile bile iki ayrı yerde toplanma karşısında oralara vicdanınız rahat olarak mı katıldınız?

Partinizin bölündüğünü görüp içiniz sızlamadı mı? Yine bu meydanları doldurun partili ve demokratlar bu gücü birleştirip ülkenin geleceğine yönelmek aklınıza gelmedi mi? Partiyi bölenleri bu doğrultuda ikaz etmeyi düşünmediniz mi?

Bayramlar barışma günleridir

Bayramlar, barışma, kavuşma, birlik olma ve sarılma günleridir. Bu böyle bilindiği halde 100 yılı aşmış ve dünyada bir benzeri bulunmayan parti mensuplarının, bir birilerini suçlayarak, sokakta bayramlaşmak hoşunuza gidip içinize sindi mi?

İki ayrı meydanda bir araya gelip bayramlaşanlar ve onları bu meydanlara çağıran atanmışlar ve seçilmiş yöneticiler, şimdi başınızı iki elinizin arasına alarak iyi düşünün bakalım. Daha dün sizler el ele kol kola bir arada ve hedeflenen yolda yürümüyor muydunuz?

Kayyumlar ve diğerleri ATATÜRK’ün yolunda yürüyenleri bir inat ve koltuk uğruna bir birine düşürmeniz vicdanlarınızı rahatlatıyor mu?

Neyi paylaşamıyorsunuz? Neyin peşindesiniz ve bu hırsınız nedir?

Ülkenin ve partinin geleceğini çıkmaza soktuğunuzun, kaos yarattığınızın, insanları kinlendirdiğinizi biliyor musunuz?

Bayramlar kırgınlıkların bittiği, küskünlerin barışıp kucaklaştığı günler olarak bilindiğine göre, sizler ne yaptığınız? İnsanları cepheleştirmek haddiniz olmamalıydı. Beraber yürüyenleri başkaları ayıramadı ama maşallah sizler bunu becerdiniz.

Tüm bunları bildiğiniz halde partinin geldiği bu durumdan başkaları ziyadesiyle memnun olur da, sizler memnunsanız, vicdanınız da rahatsa sizlere ne denilir ki?

Umarım iyi düşünür ve bir çözüm bulur, hep beraber halkımızın karşısına çıkarsınız. Bekleyip göreceğiz.

Bu arada partinin başına bu belayı sarmaya vesile olan Hatay eski Belediye Başkanı Lütfü Savaş Bey, ve duruşmalarda, “Görmedim duydum, öyle söyleniyordu” diyen hayalperest partililer sizlerde parti'nin geldiği bu durumdan memnun musunuz?

Kemal Bey bu kişileri kurultay delegesi yaptığı halde zamanında bu kişileri “Ne yapıyorsunuz, partimizi mahkeme salonlarına düşürmeyin” diyemez miydi?

Daha çok şeyler söylenebilir ama, mühim olan bu meseleyi usuletle ve sükunetle halletmektir. Vicdanı olan da bu yolu dener ve denemelidir.