Uyuşturucuyla mücadele İBB meclisinde
Sarıyer Belediyesi ve İBB Meclisinin CHP’li Üyesi Sevim Yalınkılıç’ın İBB Meclis kürsüsünde gerçekleştirdiği konuşması, Sarıyer Belediyesi Meclis Üyelerinin raporladığı uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile ilgili görüş, öneri ve dileklerini sıralayarak; mücadele ile ilgili yapılması ve yapılmaması gerekenleri de sıraladığı 30 Maddeden oluşan8 sayfalık rapor hazırladı. İşte Sevim Yalınkılıç’ın raporunun tamamı:
Sarıyer Belediyesi Meclis Başkanlığına sunulan, Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı hakkında önerge doğrultusunda Gençlik Spor ve Olimpiyat Komisyonu ile Çevre ve Sağlık Komisyonlarının müşterek olarak yapmış oldukları tüm görüşmelerin neticesinde oluşan sonuç aşağıda sunulmuştur.
Konunun iki aşamada ele alınması öngörülmüş ve bu başlıklar;
- Toplum ve onu oluşturan bireyleri bu melanetten uzak tutmak, Uyuşturucu ve Maddeye hiç bulaşmamaları için yapılması gerekli adımları atmak. Bunun da mümkün ve maliyetsiz olduğu,
- Bu tuzağın içine düşmüş bireyler için tedavinin ve sonrasında Rehabilitasyonun nasıl olmasına yönelik çalışmaların başlatılması olarak ele alınmalıdır.
Bu bağlamda komisyon olarak görüşlerimiz ve kanaatimiz şu şekilde sıralanmıştır;
1- Madde Bağımlılığının temel nedenlerinden birincisinin Aile yapısının bozukluğundan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ailelerin gerek gelir düzeylerinin düşüklüğü gerekse eğitim ve kültürel yapılarının yetersizliği, ailelerin çocukların üzerindeki etkisinin düşüklüğü, diğer çevresel faktörlerin aile üzerindeki olumsuz etkisiyle oluşan boşluk ve ilgisizlikten kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Ailelerin çocuklarına çeşitli nedenlerle zaman ayıramamaları sevgi yoksunluğu da diğer bir etken olarak gözükmektedir. Bir diğer faktörde çocukların yetişme tarzı ve çevre faktörünün etkili olduğu anlaşılmaktadır.
2- Madde bağımlısı olan çocukların başta kişilik bozukluğu, kendilerini ifade edememe, boşlukta olma durumu, özgüven eksikliğinin var olduğu bu sebeple kendini ifade edebilmek içinse madde ve uyuşturucu kullanarak bu eksikliğini giderdiği anlaşılmaktadır. Bir diğer etken ise Gençlerin kendi aralarında oluşan arkadaşlık bağı ile alakalı olduğu anlaşılmıştır. Madde bağımlısı veya madde kullanan gençlerin bir arada olduğu ve topluca hareket ettikleri, içerlerindeki birtakım boşluk ve hırslarını madde kullanarak ya yatıştırdıklarını yada böylece üstesinden gelebileceklerinin sanmalarından kaynaklandığını tespit etmiş durumdayız.
3- Gençleri Madde bağımlılığına iten sebeplerden biride çevre faktörü olduğu gözlemlenmiştir. Ekonomik alanda gelişmemiş olan çevrenin fiziki yetersizliği çocukların ve gençlerin üzerindeki olumsuz etkisinin çıkış arayan gençlerde maddeye yönelmelerini artırmıştır. Etrafı bozuk, metruk binaların olduğu, aydınlanmamış sokakların, çevre düzenlemesi yapılmamış plansız şehir yapılarının bulunduğu mahallelerde madde kullanımı ve uyuşturucuya yatkınlığın daha çok olduğu gözlemlenmiştir.
4- Çocukların doyumsuzluğu, her istediklerine çok kolay ulaşabilmeleri, sanal elemle haddinden fazla zamanlarını geçirmeleri, aile birey ilişkilerini olumsuz etkilediğinden, diyalog olmayışından kaynaklı, yalnızlaşan çocuklarda madde kullanım eğilimi gözlemlenmiştir.
5- Kentsel dönüşüme tabi tutulacak semtler ve mahallelerde madde kullanımı ve uyuşturucuya yatkınlığın daha çok olduğu gözlemlenmiştir. Sosyolojik bir vaka olarak karşımıza çıkan bu gelişme dikkatlice takip edilmeli, Kentsel dönüşümde sadece binaların yenilenmesi düşünülmemeli, bozulan sosyal yaşantı, mahalle düzeni, komşuluk ilişkileri ve de bozulan iş düzeninin yaratacağı sosyal travmaların olmaması için hassasiyetle üzerinde durulmalıdır.
6- Çocuk sayısıyla alakalı çarpıcı diğer bir sonuç ise, problemli, disiplinsiz çocukların ve çok çocuklu aile çocuklarında madde kullanımındaki artışın dikkatlice incelenmesi ve önlem almak gerektiği, bakabilinecek kadar çocuk yapmanın, eğitimli bireyler yetiştirmenin, anne baba sevgisiyle çocukları büyütmenin önemi vurgulanmalıdır.
7- Eğitim sisteminin sık sık değişmesi diğer bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim sisteminin yetersizliği ve eksikliği yetişecek bireyler üzerinde doğrudan etkisi olduğundan, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı, eğitmen ve öğretmenlerin sorunları asgariye indirilmeli, ayrıca ikinci bir işte çalışmak zorunda bırakılmamalılar. Diğer bir sonuç ise eğitimin tam gün ve etüt sistemiyle desteklenecek şekilde düzenlenmesidir. Ayrıca her öğrencinin kendi mahallesindeki okula gitmesinin eğitimde olumlu sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz.
8- Üretime yönelik sanayi ve tarım politikaları desteklenmeli, Meslek politikası ülke genelinde yeniden revize edilmeli, işsizlik ve istihdam artırıcı iş kolları yaratılmalıdır. GÖÇ olgusunun önüne geçilmelidir.
9- Teşvik politikaları gözden geçirilmeli, madde bağımlısı olmuş bırakmış ve rehabilite edilmiş bireylerin istihdamı yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Rehabilitasyon alanları genişletilmeli kamu-özel ayırt etmeden teşvik edilmelidir.
10- Trafik kazalarının sebepleri, nedenleri araştırıldığında, ölümlü kazaların otopsisi neticesi korkunç gerçeği ortaya koyduğunu bu kaza sebeplerinin de uyuşturucuya bağlı olarak çok yüksek oranlarda gerçekleştiği uzman görüşleri ile teyit edildiği, yine intihar olaylarının da aynı sonuçları içerdiğini söyleyebiliriz.
11- Köyden kentlere, kentlerden metropollere göç çok dikkatlice incelenmesi gerekli bir konu olup, olayın sosyo-ekonomik nedenleri araştırılmalıdır. Göç olgusuyla madde bağımlılığı arasında direk ilişki olduğu, işsiz vatandaşların kötü amaçlı çıkar guruplarınca kolayca kullanıldıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca töre baskısı, kadınlara yönelik şiddet ve de terör olayları da sosyolojik olarak incelenmeli, madde kullanıcıları ve bağımlıları arasındaki ilişki ele alınmalı sebep sonuç ilişkisine göre sosyo-ekonomik çalışmalar desteklenmelidir.
12- Tek başına, Polisiye ve narkotik tedbirler ve uygulamalar ile uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadelede sonuç vermeyeceği, eğitimli ve bilinçli toplum yaratmanın asıl mücadelede başarı sağlayacağı vurgulanmıştır.
13- Kamu-özel tüm kurumlar arasında eşgüdümlü çalışmaların önemle ele alınması ortak projelerin desteklenmesi esası benimsenmelidir.
14- Bazı iş kolları özellikle daha dikkatlice denetlenmeli, takip edilmeli ruhsatsız olanları faaliyetten men edilmelidir. Özellikle hurdacılar, otoparklar, kuş besleme uğraşıları, balıkçı barınakları, internet kefeler, nargileciler, seyyar satıcılar daha sıkı denetlenmeli, kurumlar arası bilgi alış veriş sistemi kurulmalıdır.
15- Özel sağlık kuruluşları, hastaneleri, kliniklerinin her türlü ruhsat aşamasında bilimsel olarak yetkin ve sağlık bakanlığınca sertifikalandırılmış psikolog, psikiyatrist, sosyolog ve hekimlerin çalıştırılmasının zorunlu olması, hastanelerin yatak kapasitesi ile orantılı olarak, madde bağımlıları için özel odalar ayırmalarının zorunlu tutulması benimsenmiştir.
16- Alan çalışmalarının yapılması anket, veri tabanı, çalışmaları yapılırken mahalleliden yararlanılmalı, MİKRO ÇALIŞMA GURUPLARI oluşturulmalı (tüm siyasi partiler, muhtar, dernek, kooperatif, stk. spor kulübü, imam, dede, papaz, öğretmen, müdür ve sevilen kanaat önderleri, kent konseyi) çalışmalara dahil edilmelidir. Yerel veri tabanı oluşturulmalı, bilimsel bilgilendirme çalışmaların ön koşulu olmalıdır. Üniversitelerimizin akademik çalışmalarında madde bağımlılığı ile ilgili çalışmalara ağırlık vermeli öğrencileri bu çalışmaların içine katmalıdırlar.
17- Yasaların ve cezaların yetersizlikleri, kolluk kuvvetlerinin ekip ve lojistik olarak yetersizliği, ihbar sisteminin çalışmaması, halkın korkması, mahalle baskısı, veya bazı ailelerin durumu kabullenip kader deyip çaresizce beklemeleri sıkça karşılaşılan konulardandır. Kurumlar arası diyalogun yetersizliği de durumu zorlaştıran nedenlerden olduğu gözlemlenmiştir.
18- Ergenlik çağına giren çocukların, çeşitli çevrelerdeki akranlarının tutum ve davranışları, cinsellik ile ilgili bilinçli veya bilinçsiz tecrübesizlik, tatminsizlik, yetersizlik sorunları, iletişimsizlik ve kendini ifade edememe, arkadaş baskısı veya yönlendirmesi ile bir şekilde bağımlı olmaları, diğer bir sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Bu bağlamda sorunun kaynağına ilişkin psikolog ve tıbbi sorunların ortadan kaldırılması gereklidir.
19- Kullanıcıların sorunlarını aileleri ile paylaşmadıkları, paylaşamadıkları sürecin genelde korku yüzünden gizli yürümesine sebep olduğu için, bir süre sonunda bağımlı olabilecekleri, bu gidişin önüne geçilememesi sonucunda çok vahim olaylarla karşı karsıya kalındığı gözlemlenmiştir. Kullanıcının ne tür madde kullandığını bilmek, hem tedavi sürecini doğrudan etki ettiği hem de tedavinin önlemeden çok daha maliyetli bir süreci kapsadığı öğrenilmiştir.
20- Ekonomik durumu iyi olan ailelerin kullanıcı veya bağımlılıklarında ise kişinin yaptığının başkasına zarar vermediğini savunsa da, topluma zarar verdiği, bir şekilde anlatılmalı ve madde kullanımının yanlışlıkları ve zararları anlatılmalıdır, farkındalığın ve bilincin oluşturulması sağlanmalıdır.
21- En önemli unsurun talebi kesmek olduğu vurgulanmalı, bu şekilde de arzın önüne geçilebileceği benimsetilmelidir.
22- Madde kullanıcılığının özünde, bir süre sonra madde bulmak için satıcı veya torbacı oldukları, sürecin uzama, tedavi edilememe durumunda, hırsızlık, çetecilik, fuhuş ve kötü alışkanlıkların açıkça görüldüğü, alışkanlıkların, bağımlılığın son noktasında vücudu ve beyini istem dışı davranmaya ittiği ve kişiliğin elden gittiği, neticede kişinin bu yolda kendini feda ettiği, intihar ve kendine zarar vermesi kaçınılmaz bir olgu olarak karşımıza çıkmıştır.
23- Konuya ilişkin eğitimlerin çocuğa değil anne babalara verilmesi önerimizdir. öğretmenlerin, okul aile birliklerinin, rehberlik öğretmenlerinin, sınıf öğretmenlerinin, sınıf annelerinin uzmanlarca eğitilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Komşuluk bağları mahalle kültürünün zayıflaması, yetersizliği, iletişimsizlik aile bireylerinden kaynaklanan kuşku, bireyde zaafların var olmasına sebep olduğu gözlemlenmiştir. Çoklu eğitim yönteminde kurumlar hizmet içi eğitimden geçirilmeli, eğitim sonunda eğitimin faydaları gözlemlenmeli, analiz edilmeli, hedef kitleler için anket çalışmaları yapılması önerilmektedir. Eğitimin sürdürülebilir olması, periyodik aralıklarla yapılması, devamlılığı artırıcı yolların izlenilmesi önerilmiştir. Hangi grup hedef kitle olarak seçilmişse Ailelerine ulaşılabilecek projelerin yapılması, Aile ziyaretleri, hangi ailelere kimlerle gidileceğinin tespit edilmesi birinci basamakta yapılması gerekenlerdendir.
24- Acil çağrı merkezlerinin (112) ve Belediyelerin elindeki ambulansların çalışma şartları, koşulları, görev ve yetkileri yeniden düzenlenmeli, özellikle madde kullanıcıları ve acil vakalara müdahale etmede Belediye Ambulanslarının devreye girmesi sağlanmalıdır. Madde bağımlılarının hastaneye götürülmelerinde kolluk kuvvetlerinin yardımıyla direk müdahale edebilmelerinin yasal altyapısı oluşturulmalıdır. Zabıta kulluk kuvvetleri hastane sevklerinde direk müdahil olmalıdırlar. Tüm çağrı sistemleri tek merkezde toplanmalı, Belediyelere mahalli müdahale şartı getirilmelidir.
25- Madde bağımlıları için uygulanan tedavilerin çok masraflı ve uzun soluklu yöntemler olduğu için (maliyetler 8-10 bin tl arası ve yaklaşık 7-8 seans seklinde gerçekleşiyor) önleme tabanlı çalışmaların maliyetinin ise çok düşük olduğu vurgulanmıştır. Önleme amaçlı çalışmalarının desteklenmesi benimsenmiştir. Madde Bağımlılığı ve Uyuşturucu tedavisinin uzun sürekli ve pahalı bir tedavi olması, Bağımlılığın esas nedeninin maddeye karşı olan isteğin geçmemsi, Kimsenin bağımlı olmak için değil, ara sıra kullanmak, denemek, bir kere denemekten bir şey çıkmaz, merak gibi hissiyatlarla madde bağımlısı olunduğu gözlemlenmiştir.
26- Görüştüğünüz STK’lar Eğitimciler, Muhtarlar ve vatandaşların cezalar noktasında içicilere verilen cezaların ağırlaştırılması ve arttırılması istenmektedir. Yasal düzenlemelerin bu yönde ele alınması uygun görülmüştür.
27- Metruk binalara yönelik yasal düzenlemelerin acilen çıkarılması, kurumla arasındaki yetki karmaşasının ortadan kalkması, yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarının arttırılması, yıkım kararı olan boş binaların yıkılması, enkazlarının kaldırılması, yıkılamayacak olanlarının kapı ve pencerelerinin kapatılması, tellerle çevrilmesi, esasen tarihi ve kültürel değerlere sahip yapıların halkın kullanacağı şekilde restore edilmesi, Boğaziçi Ön görünüm bölgesindeki mekanların yasal sorunları acilen çözülmesinin bağımlılık mücadelesinde önemli bir etken olduğu kanısına varılmıştır.
28- Ayakkabıcılık, Marangozluk, Boyacılık mesleklerinde çocuk yaşta işçiliğin önüne geçilmeli, buralarda çocuk çalıştırılmamalıdır. Tiner, Bally ve buna benzer maddelerin kullanımının yaygın olduğu mesleklerde çalışan personel için yaş sınırı acil olarak yeniden düzenlenmeli, iş sağlığı ve güvenliğini ilgilendiren yasalarda riskli iş kollarının başına alınmalı, SGK da ilgili maddeler revize edilmelidir.
29- Yerel yönetimlerin Psikolojik danışma merkezleri oluşturmalarının zorunlu olması benimsenmiştir. Toplumda çok yanlış uygulama sergileyen ve bilimsellikten uzak rehabilitasyon faaliyetleri ve merkezleri dikkatlice incelenmeli, yerel ölçekli mikro rehabilitasyon merkezleri kurulmalı, uzman kişi ve yetkin personel ile çalışmalar yürütülmeli. Sosyo-psikolojik etkenler göz önünde bulundurularak yerel yönetimlerde işin içine dahil edilmeli. Tedavi sonrası ve tedaviyle paralel rehabilitasyon merkezleri kurulmalı, Üniversitelerden destek alınmalıdır.
30- Her mahalle kendi savunma sistemini oluşturmaya başlamış, bu da emniyet ve güvenlik zafiyeti oluşturmakta, korku ve nefret tohumları ekilmesine sebep olunmaktadır. Kolluk kuvvetlerinin torbacılara ve satıcılara yönelik baskısının arttırılması kaçınılmazdır.
KOMİSYON GÖRÜŞÜ DOĞRULTUSUNDA KURUM VE KURULUŞLARIN YAPMASINI GEREKLİ GÖRDÜĞÜMÜZ TALEPLERİMİZ BELEDİYELERDEN TALEPLERİMİZ
Psikolojik danışma merkezleri kurulması,
Her mahalleye yaşam evi, semt evi, öğrenci yurdu, sadem, sagem, imsek, meslek ve beceri kursları, sanat ve hobi bahçelerini açması, açılmış olanların çalışma alanlarını genişletmesi,
Her mahalleye Kreş ve Okul Öncesi eğitime yönelik birimlerin artırılması,
İstihdama yönelik çalışmaları teşvik etmesi, yeni iş sahaları açması,
Uzman psikolog, sosyolog ve rehberlik personeli istihdamına yönelik yönetmelikler hazırlanması,
Acil çağrı sistemlerini-APDM_(Alo Psikolojik Danışma Merkezi)kurması veya devreye sokulması, gerekirse buton çağrısı sistemi devreye girmelidir.
Belediye Web sayfasında konuya ilişkin link açılması, uzman ile bağımlı iletişimi link üzerinden ve gizlilik esası ile mahremiyet ölçütünde görüşmeler sağlanmalı.
İş yeri ruhsatlandırmaları yapılırken risk teşkil eden (tiner, yapıştırıcı, boya vs.) bazı meslek gruplarına ve organize sanayi bölgeleri ve oto sanayilerine yönelik, daha dikkatlice davranılmalıdır.
İnternet kafe ve nargilecilerin kontrolleri uzmanlarca yapılmalı, işyerlerinin sokak ve caddeden içerisinin görünmesine olanak sağlanmalıdır.
Spor alanları, yeşil alanların park ve bahçelerin çoğaltılması, buraların aydınlatma, güvenlik, bakım ve onarımları daha sık, daha dikkatlice yapılmalıdır.
Metruk binaların yıkılması, giriş ve çıkışlarının kapatılması, çevre güvenliğinin sağlanması, kurumlar arası irtibata geçilmesi zorunlu hale gelmelidir.
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNDEN TALEPLERİMİZ
365 gün kesintisiz bilgilendirme eğitimleri verilmesi,
Eğiticilerin eğitilmesi programlarının genişletilmesi, öğretmen, müdür, rehberlik, okul aile birliği ve sınıf annelerinin bu eğitimleri alması sağlanmalıdır.
Eğitim işlerinde emekli öğretmenlerden, sivil toplum kuruluşları, kent konseylerinden ve gönüllü kuruluşlardan yararlanılmalıdır.
Eğitimlerde öğrenci yerine daha çok anne baba tercih edilmelidir.
Okullarda madde bağımlıları ve uyuşturucu seminer ve panellerinde polis veya narkotikçiler yerine uzman psikolog, psikiyatri, pedagog ve sosyologlar tercih edilmelidir.
Eğitim müfredatında konuya ilişkin alan açılmalı, uzman personel istihdam edilmelidir.
Rehberlik araştırma merkezleri çoğaltılmalı, altyapı mekan ve personel yetersizlikleri gibi sorunları çözülmelidir. Bu merkezlerde anne-babalar için psikolojik destek çalışmaları genişletilmelidir.
Tam gün eğitim sistemine geçilmesi, etüt programları uygulanması, her öğrencinin kendi mahallesindeki okulda eğitim görmesi sağlanmalıdır.
SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNDEN TALEPLERİMİZ
Sağlık merkezleri, hastane, klinik vb. sağlık işletmelerinin (kamu-özel)her türlü ruhsat aşamasında, yetkin uzman(psikolog ve psikiyatrist gibi)çalıştırma zorunluluğu getirilmeli, yatak kapasiteleri oranında bağımlılar için hasta odası ayırmaları zorunlu tutulmalıdır. Sağlıkla ilgili bütün toplantı seminer ve bilgilendirmeler sağlık müdürlüğü ile koordineli yapılmalıdır.
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDEN TALEPLERİMİZ
Mobese sisteminin yaygınlaştırılması ve daha etkin hale getirilmesi
Okullardan gelen ihbarlara acil müdahale edilmesi, okul çevrelerinin sıkı denetim altında tutulması
Mahalle karakollarının geri getirilmesi, bekçi sistemine veya daha etkin gece denetiminin sağlanması
Umuma açık yerlerin emniyet ekiplerince daha sıkı denetlenmesi, (denetilmesi) sağlanmalıdır.
Okul çıkış saatleri ağırlıklı olmak üzere gün içerisinde periyodik olarak Motorize ekiplerin okul çevresinde denetim yapması.
ÜNİVERSİTELERDEN TALEPLERİMİZ
Akademik çalışmalara geniş yer ayrılması, bilimsel konulara ilişkin ulusal ve yerel verilerden azami ölçüde yararlanılmalıdır.
Öğrencilerin, madde bağımlılığı ile mücadele amacıyla yapılan çalışmalara aktif olarak katılımını sağlamalı. Her türlü anket ve veri tabanı çalışmalarını yürütmeli, tez hazırlayıp kamuoyu ile paylaşmalı.
Kurumlar arası eşgüdüm çalışmaları üniversitelerce yürütülmelidir, katılımcılık ilkesi ile projeler hazırlanmalıdır.
ACİL SERVİSLERDEN (112 AMBULANS) TALEPLERİMİZ
112 ambulans servisinin madde kullanıcılarına yönelik hizmetlerinde, belediyelerin elindeki ambulanslardan yararlanmaları için, yasal düzenleme yapılmalı, madde kullanıcılarının sevklerinde zabıta kolluk kuvetlerinden yaralanılması için düzenlemeler getirilmelidir.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN TALEPLERİMİZ
Madde bağımlıları ile ilgili çalışmalarda yer almalılar, proje geliştirip kurumlardan destek sağlanmalıdır. Üyelerinin, sosyo-ekonomik, tıbbi ve psikolojik sorunlarını yakından takip etmelidirler, çözüm yolları aramalıdırlar.
DİYANET İŞLERİNDEN (MÜFTÜLÜK) TALEPLERİMİZ;
Müftülük aracılığı ile din hizmetlerinde vaiz, hatip ve imam olarak görevli personelin mahalle cemaatine madde bağımlılığı ile ilgili bilgilendirme yapmalı, madde bağımlılığı ile ilgili cemaatin nerelere başvuracağı konusunda açıklama yapmalıdır.
BASIN YAYIN KURULUŞUNDAN TALEPLER; Raporun içeriğine ilişkin kamuoyuna bilgi verilmesi noktasında üzerine düşeni yapmalı, tüm yazılı ve görsel basında konuyu gündemde tutarak, ülkemizin en ücra köşesindeki insanımızın bile bu konudan haberdar olmasını sağlamalı.
Sarıyer Belediye Meclisi tarafından; Çevre ve Sağlık ile Gençlik Spor ve Olimpiyat komisyonlarına 05/05/2014 tarihinde havale edilen “uyuşturucu ve madde bağımlılığı” ile ilgili oluşturulan komisyon çalışması 02/09/2014 tarihinde tamamlanmış olup, yukarıda bulunan talep ve öneriler kısmında yer alan tüm görüşler, ortak komisyonda bulunan tüm üyeler tarafından Oybirliği ile alınmıştır
Yeni Soluk
Yorum Yap