'Kükreyen Aslan' Operasyonu ve Sınırda 'Kürt Koridoru' Planı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı topyekûn saldırılar 3. gününü geride bırakırken, savaşın seyri değişiyor. İsrail jetleri sınır hattını döverek muhalif grupların İran topraklarına girişi için "terör koridoru" açıyor.

28 Şubat 2026 tarihinde İran dini lideri Ali Hamaney’in hedef alınarak öldürülmesiyle başlayan "Kükreyen Aslan Operasyonu", Orta Doğu’nun haritasını yeniden şekillendirecek stratejik bir kara aşamasına geçiyor. İsrail basınında (JFEED) yer alan analizlere göre, saldırıların merkez üssü artık İran’ın iç kesimlerinden ziyade, Irak sınır hattındaki stratejik mevzilere kaymış durumda.

Sınır Hattı Çökertiliyor: Hedef Kürt Grupların Kara Harekâtı

İsrail savaş uçaklarının 2 Mart 2026 itibarıyla Irak-İran sınırı boyunca konuşlu Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) mevzilerini yoğun ateş altına aldığı bildirildi. Askeri uzmanlara göre bu bombardımanın temel amacı; Tahran’ın sınır kontrolünü tamamen yok ederek, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) hazır bekleyen silahlı Kürt grupların İran içlerine sızmasını sağlamak.

"Kükreyen Aslan" Operasyonunda Kritik Noktalar:

Vurulan Şehirler

Senendec, Merivan, Kamyaran ve Mahabad’daki IRGC üsleri, Besic tesisleri ve istihbarat merkezleri ağır hasar aldı.

Merivan’daki stratejik bir IRGC üssünün yıkılmasıyla bazı mahkûmların serbest kaldığı iddia ediliyor.

Mahabad’daki İran istihbarat merkezi sivil kayıp yaşanmadan imha edildi.

Trump ve Netanyahu’nun "Kürt Kartı"

Axios tarafından paylaşılan çarpıcı bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun ikinci gününde Kürt liderler Mesud Barzani ve Bafel Talabani ile bir telefon trafiği gerçekleştirdi. Bu görüşmelerin arkasındaki ismin ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olduğu belirtiliyor.

İsrailli Bir Yetkili: "Netanyahu her şeyi planlamıştı. Kürtlerin hangi bölgelerde, kaç kişiyle ayaklanacağı aylar öncesinden lobi faaliyetleriyle kurgulandı. Şimdi bu plan sahaya sürülüyor."

Yeni Bir 'Kuzey İttifakı' Modeli mi?

Savaşın başlamasından sadece altı gün önce, Irak’taki beş muhalif grubun **“İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu”**nu kurması, tesadüf olarak görülmüyor. ABD’nin 2001 yılındaki Afganistan Savaşı’nda Taliban’a karşı uyguladığı "Hava desteği + Yerel kara gücü" formülünün, şimdi İran’a karşı devreye sokulduğu değerlendiriliyor.

Milis Gruplar Devrede

İran destekli Kataib Hizbullah ve Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi), İsrail jetlerine karşılık verirken, Diyala vilayetindeki sınır hatlarında sıcak çatışmalar yaşanıyor. Bölgedeki vekil güçler, Kürt grupları "İran topraklarına girmemeleri" konusunda sert bir dille uyarmış durumda.

Savaşın Yeni Cephesi Kirmanşah mı?

Sınır hattındaki IRGC hakimiyetinin zayıflamasıyla birlikte, Kirmanşah ve çevresinde rejim güçleri ile yerel Kürt fraksiyonlar arasında çatışmaların başladığına dair teyit edilmemiş raporlar geliyor. Bu durum, Tahran yönetiminin sadece dış saldırılarla değil, aynı zamanda ciddi bir iç ayaklanma riskiyle de karşı karşıya olduğunu gösteriyor.