Hasan Akgün Yeni Soluk'a konuştu: "En ağır yük belirsizlik"

Aylardır süren belirsizlik, cezaevinde geçen günler ve yarım asırlık belediyecilik birikimi… Dr. Hasan Akgün, hem yaşadığı süreci hem de Büyükçekmece’nin şehircilik vizyonunu anlattı.

Silivri’de tutuklu bulunan seçilmiş Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Yeni Soluk İstanbul’un sorularını yanıtladı.

Yaklaşık yarım asrı aşan yerel yönetim deneyimine sahip olan Akgün, aylardır devam eden belirsizlik sürecine dikkat çekerek “Neyi beklediğini dahi bilememek insanı en çok yoran şeydir” diyor ve iddianamenin hâlâ hazırlanmadığını hatırlatıyor.

TIKLA | Şafak Can Hınıslı yazdı: "İlklerin ve ilkelerin başkanı"

Cezaevinde geçen günlerini ise şu sözlerle anlatıyor:


“Şafak sökmeden uyanırım. Haberleri okur, kitaplarımı yazar, gelen mektuplara cevap veririm. İnsan nerede olursa olsun memleketi için düşünmeyi bırakmamalıdır.”

Akgün, uzun yıllara yayılan belediyecilik tecrübesini anlatırken özellikle Büyükçekmece’de yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına dikkat çekiyor:

“Mesele sadece binaları yenilemek değil, insanlarımızın can güvenliğini sağlamak ve geleceğin kentini doğru planlamaktır.”

Cezaevinde kendisini en çok etkileyen anlardan birini ise şöyle anlatıyor:
“Çıkmayacak denilen bir yerde bir otun bir metreyi aştığını gördüm. O küçük ot bana hayatın her koşulda kendine bir yol bulduğunu hatırlattı.”

Vatandaşlardan gelen mesajların kendisine güç verdiğini söyleyen Akgün, “İnsan halkıyla kurduğu bağın ne kadar güçlü olduğunu böyle zamanlarda daha iyi anlıyor” ifadelerini kullanıyor.

Büyükçekmece’nin geleceğine dair mesajı ise net:
“Bir kenti gerçekten büyüten şey beton değil; kültürdür, bilimdir, sanattır ve o kentin mutlu insanlarıdır.”

Dr. Hasan Akgün’ün Silivri’den Büyükçekmece’ye uzanan bu söyleşisinde; belirsizlik, belediyecilik tecrübesi, kent vizyonu ve kişisel tanıklıklar bir araya geliyor.

https://yenisoluk.com/uploads/2026/03/hasan akgün çocuk sevgisi

Genel Yayın Yönetmenimiz Şafak Can Hınıslı’ya konuşan Hasan Akgün röportajının tamamı:

BELİRSİZLİĞİN İÇİNDE BEKLEMEK

- Aylar süren belirsizlikte en zor olan şey nedir: beklemek mi, yoksa neyi beklediğini tam bilmemek mi?


Dr. Hasan Akgün:
Aylar süren bir belirsizlik içinde insanı en çok yoran şey, neyi beklediğini dahi bilememektir.

Ailelerimizden, sevdiklerimizden, evlatlarımızdan ve Büyükçekmecemizden ayrı olarak tam 10 aydır buradayız. Buna rağmen hem benim hem de çok değerli Başkan Yardımcımız Sayın Ömer Kazancı’nın iddianamelerinin hâlâ hazırlanmamış olması, ne ile suçlandığımızı dahi bilmeden masumiyet karinesinin hiçe sayıldığı haksız ve hukuksuz bir sürecin içinde tutulduğumuzu açıkça göstermektedir.

Bu durum yalnızca bizi değil; adalete inanan herkesi yaralamaktadır. Aynı zamanda hukukun üstünlüğüne olan güveni sarsmakta ve beni seçen Büyükçekmece halkının iradesini de görmezden gelmektedir.

Oysa masumiyet karinesi hukukun en temel ilkelerinden biridir. Bir hukuk devletinde hiç kimse ne ile suçlandığını bilmeden aylarca belirsizlik içinde bırakılmamalıdır.

Bizim en büyük temennimiz; bu sürecin bir an önce adil, şeffaf ve hukukun evrensel ilkelerine uygun şekilde sonuçlanmasıdır.

Ben bugün de aynı inançla söylüyorum:
Önce adalet…
Önce hukuk…
Önce vicdan…
Ve olmazsa olmazımız özgürlük.

GÜNE SABAH NAMAZININ HUZURU İLE BAŞLIYORUM

- Cezaevinde geçen bir gününüz nasıl başlıyor, nasıl bitiyor? Bir rutininiz var mı?

Dr. Hasan Akgün:
Şafak sökmeden uyanmak benim için bir hayat disiplinidir. Güne sabah namazının huzuruyla başlıyor; ardından haberleri ve gazeteleri inceleyerek dış dünyayla olan bağımı tazeliyorum. Odamı temizliyorum, her fırsatta bol bol kitap okuyorum ve bir yandan da son kitabımı kaleme alıyorum.

Vatandaşlarımızdan çok sayıda mektup geliyor; hepsini büyük bir özenle inceliyor ve her birine cevap vermeye çalışıyorum. Zihnimde daima yeni projeler şekilleniyor; çünkü inanıyorum ki insan, nerede ve hangi şartta olursa olsun memleketi için düşünmeyi ve çalışmayı bırakmamalıdır.

Hücremde küçük bir karınca ailem de var; onları doyuruyorum.
Anlayacağınız günün yaklaşık 15 saati çalışarak geçiyor: umutla ve sevgiyle.

YAZMAK: BİRİKİMİ GELECEĞE BIRAKMAK

- Bu süreçte yazdığınız kitaplar yaşadıklarınızı anlamlandırma çabası mı, yoksa birikimlerinizi aktarma isteği mi?

Dr. Hasan Akgün:
İnsan böyle zamanlarda hem yaşadıklarını sorgular hem de yılların biriktirdiği tecrübeyi kalıcı hâle getirmek ister.

Yarım asrı bulan belediyecilik hayatımda edindiğim deneyimleri, şehircilik anlayışımı ve bu süreçte yaşadıklarımızı gelecek kuşaklara bırakmak istiyorum.

Hayat geçip gidiyor ama yazıya dökülen tecrübe kalıyor. Yazmak bir bakıma hem yaşananları anlamlandırmak hem de geleceğe bir iz bırakmaktır.

https://yenisoluk.com/uploads/2026/03/hasan akgün yazarken

BİR BELEDİYE BAŞKANININ HATIRASI

- Uzun yıllar belediye başkanlığı yaptınız. Geriye dönüp baktığınızda en çok hangi projeyle anılmak istersiniz?

Dr. Hasan Akgün:
En çok kentsel dönüşüm mücadelesiyle anılmak isterim.

Çünkü mesele yalnızca binaları yenilemek değildir; insanlarımızın can güvenliğini sağlamak ve geleceğin kentini doğru planlamaktır.

Büyükçekmece’de yatay yapılaşma anlayışıyla yürüttüğümüz kentsel dönüşüm çalışmalarının bugün yaklaşık yüzde 70’ini tamamladık. Bu benim için sadece bir proje değil; kentimize ve insanımıza karşı yerine getirilmiş büyük bir sorumluluktur.

ZOR KARARLAR

- Belediye başkanlığı döneminizde sizi en çok zorlayan karar neydi?

Dr. Hasan Akgün:
En çok zorlandığım kararlar halkımızın güvenliği ve geleceğiyle ilgili olanlardı.

Özellikle kentsel dönüşümde insanların haklarını korumak ve süreci adil yürütmek büyük bir sorumluluktu. Ama belediyecilik çoğu zaman zor olanı doğru yapmak demektir.

https://yenisoluk.com/uploads/2026/03/hasan akgün kentsel dönüşüm

BİR METRELİK OT

- Cezaevinde sizi en çok şaşırtan şey ne oldu?

Dr. Hasan Akgün:
Beni en çok şaşırtan şey, çıkmayacak denilen bir yerde bir otun boyunun bir metreyi aşmasıydı.

Doğanın o sessiz direncini görmek bana çok şey düşündürdü. O küçük ot bana her zorluğun içinde bir umut olduğunu ve hayatın her koşulda kendine bir yol bulduğunu gösterdi.

- İnsanlar da en sıkıntılı anlarda bile yeniden büyüyebilir ve yoluna devam edebilir.

METE’NİN GALATASARAY MAÇI HAYALİ...

- Seçmeninizden gelen destek mesajları bu süreçte size nasıl bir moral verdi?

Dr. Hasan Akgün:
Bu süreçte aldığım destek, her zorluğun üstesinden gelebileceğimi bana bir kez daha hissettirdi. İnsan halkıyla kurduğu bağın ne kadar güçlü olduğunu böyle zamanlarda daha iyi anlıyor.

Kıbrıs gazisi Selçuk amcanın “O çıksın Albatros’tan belediyeye kadar sırtımda taşıyacağım” sözleri beni çok duygulandırdı.

Tepecik’ten Ekrem Hocanın 31 Mayıs’ta gözaltına alındığım gün yaşadığı üzüntüyü “Evimizden cenaze çıkmış gibi hissettik” demesi hâlâ aklımdadır.

Bir de 12 yaşındaki Mete’nin sahilde beni göremediği için sahile inmek istemediğini ve en büyük hayalinin benimle bir Galatasaray maçına gitmek olduğunu söylemesi…

Bunlar insanın yüreğini ısıtan, moral veren anlar.

https://yenisoluk.com/uploads/2026/03/hasan akgün gençlerle

EĞER YARIN…

- Eğer süreç yarın netleşirse kamuoyuna ilk söylemek isteyeceğiniz cümle ne olur?

Dr. Hasan Akgün:
Yarım asrı bulan tecrübemizle halkımızla omuz omuza vererek Büyükçekmece’yi daha güzel yarınlara taşımak için durmadan çalışacağız.

- Çünkü bizim için görev, makamdan ibaret değildir; halkımıza karşı taşıdığımız sorumluluğun adıdır.

SİLİVRİ’DE BİR RAMAZAN: 41 YILDIR İLK KEZ...

- Ramazan ayının ilk gününü nasıl geçirdiniz?

Dr. Hasan Akgün:
Ramazan ayının ilk günü hüzünlü geçti. Çünkü 41 yıldır ilk kez ailemden, çocuklarımdan, torunlarımdan ve Büyükçekmece ailemden uzak bir Ramazan geçiriyorum.

Yıllardır her Ramazan’da aynı sofraların bereketini, aynı duaların huzurunu, aynı sokakların sıcaklığını birlikte yaşadık. Her bayramda aynı sevinci, aynı kardeşliği paylaştık.

Sizlerin aracılığıyla, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayının hepimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz Kadir Gecesi’nde dualarımızın kabul olmasını, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesini temenni ediyorum. Şimdiden Ramazan Bayramı’nın da ülkemize, kentimize ve tüm insanlığa barış, kardeşlik ve mutluluk getirmesini diliyorum.

https://yenisoluk.com/uploads/2026/03/hasan akgün çocuk sevgisi

GELECEĞİN BÜYÜKÇEKMECESİ

- Son olarak Büyükçekmece’nin geleceği için nasıl bir mesaj vermek istersiniz?


Dr. Hasan Akgün:
Büyükçekmece bugün tesadüfen bu noktaya gelmiş bir kent değildir.

Bu şehir; planlamayla, bilimle, kültürle, sanatla ve en önemlisi halkımızla birlikte verilen büyük bir emeğin sonucudur. Biz hiçbir zaman günü kurtaran işler yapmadık. Her zaman çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı Büyükçekmece’yi düşündük.

Bugün Büyükçekmece; sosyal belediyecilik ilkeleriyle, kültürüyle, festivalleriyle, eğitim yatırımlarıyla, yeşil alanlarıyla, çağdaş şehircilik anlayışıyla sadece İstanbul’a değil Türkiye’ye örnek gösterilen bir kenttir.
 
Bizim bir sözümüz var:
Büyükçekmece’yi sadece bugünün değil, yarının da en yaşanabilir kentlerinden biri yapmak.
 
Bunu yaparken de yolumuz bellidir.
Cumhuriyetin değerlerinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden ve halkımızın bize verdiği güçten asla vazgeçmeyeceğiz.
 
Çünkü biliyoruz ki;
Bir kenti gerçekten büyüten şey beton değil, kültürdür, bilimdir, sanattır ve o kentin mutlu insanlarıdır.


 
Son olarak her zaman söylediğim gibi:
 
Ben bu kentin yöneticisi değil, hizmetkârı oldum. Bu kente gecesini gündüzüne katarak, çoğu zaman ailemden, evimden ve sevdiklerimden ayrı kalarak hizmet ettim. Yorulduğum zaman durmadım, vazgeçmedim. Çünkü omuzlarımda yalnızca bir görev değil; bu kentin insanlarına karşı taşıdığım büyük bir emanet vardı.
 
Attığım her adımda, verdiğim her kararda çocuklarımızın geleceğini, anaların duasını, bu kentin vicdanını gözeterek yürüdüm. Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok iyi biliyorum: Geride kalan makamlar değildir. Geride kalan; alın teriyle yapılmış hizmetler ve insanların gönlünde bırakılan izlerdir.
 Ben 18 yaşımdan bu yana, tam 51 yılı aşkın süredir ömrümü halkımın hizmetine adadım. Bu süreçte şehircilik ve yerel demokrasi alanında önemli tecrübeyle; 23 yıl boyunca Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Türk millî delegasyonunun en kıdemli üyelerinden biri olarak ülkemi Strazburg’da temsil etmekten onur ve gurur duydum. 
Hayatım boyunca bu ülkeye hizmet etmekten başka bir niyetim, başka bir yolum olmadı. Bu anlayışla Büyükçekmece’de sadece bugünü değil, yarını da düşünerek önemli projelere imza attık.

https://yenisoluk.com/uploads/2026/03/hasan akgün uluslararası
 
Türkiye’nin ilk profesyonel Televizyon Kulesi, Türkiye’yi dünyanın vitrinine taşıyan TÜYAP Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi bu kentte yükseldi.
 
Cumhuriyetimizin 100. yılında, yüksek teknolojik donanımla iki eşsiz müzeyi hayata geçirdik. TBMM 1. Meclisi’nin birebir aynısı olarak inşa edilen Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi ile Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin birebir aynısı olarak yapılan Atatürk Devrimleri Müzesi, Cumhuriyetimizin hafızasını yaşatan önemli eserlerdir.
 
Türkiye’ye örnek olan ada bazlı kentsel dönüşüm modelimiz sayesinde 160 binden fazla vatandaşımız güvenli konutlara kavuştu.

Yatay mimariyi esas alan, Batı Akdeniz estetiğini taşıyan, güçlü peyzaj alanlarıyla desteklenen ve Avrupa standartlarında planlanan çağdaş bir şehircilik anlayışını Büyükçekmece’de hayata geçirdik.
 
Avrupa’nın yedi farklı dünya şehrinin mimari dokusunu yansıtan yaşam alanlarıyla Büyükçekmece adeta bir açık hava müzesi haline geldi. İstanbul’un kesintisiz en uzun sahillerinden biri olan Kordonboyu ile vatandaşlarımıza eşsiz bir yaşam alanı kazandırdık.

Bugün Büyükçekmece’de kişi başına düşen yeşil alan miktarı 124 metrekareye ulaştı.
 
Türkiye’de bir ilk olan ve dünyada yalnızca Montreal ve Meksiko City’de bulunan Kentsel Şart uygulamasının üçüncü örneğini Büyükçekmece’de hayata geçirdik.
 
Katılımcı belediyecilik anlayışıyla projelerin ve bütçenin halkın doğrudan katılımıyla şekillendiği

2050 Vizyonunu hazırladık. Böylece bir ilçe belediyesi tarafından hazırlanan en kapsamlı gelecek planlarından birini ortaya koyduk.
 
Bu yıl 27. sini düzenleyeceğimiz Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali, dünyanın dört bir yanından binlerce kültür ve sanat elçisini ilçemizde buluşturmaya devam edecek. UNESCO’ya bağlı CIOFF ve FIDAF kuruluşları tarafından 11 kez üst üste “Dünyanın En İyi Festivali” seçilen bu festival, bugün Dünya Festivaller Birliği’nin A kategorisindeki ilk ve tek festivaldir.

https://yenisoluk.com/uploads/2026/03/hasan akgün festival
 
Bilimsel çalışmalar sonucunda Büyükçekmece, Türkiye’nin ilk, Avrupa’nın ise tsunamiye hazır ikinci kenti olma özelliğini kazandı.
 
Ülkemizin istikbali olan çocuklarımız için eğitim en önemli davamız oldu. Bizler şu ana kadar Milli Eğitim’in hizmetine 36’dan fazla okul kazandırdık. Eğitim yatırımlarımızı ilçemizin hatta ülkemizin sınırlarının dışına taşıdık. Çatalca Akalan’da ve Sakarya Kaynarca’da ilköğretim okulları yaptık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri lise eğitimi aldığı topraklarda, Kuzey Makedonya’nın Struga kentinde modern bir eğitim merkezi kurduk. Ayrıca dört büyük üniversite yerleşkesiyle Büyükçekmece’yi önemli bir eğitim üssü haline getirdik.
 
Toplumsal yaşamın bütün kesimlerini kapsayan bir anlayışla ilçemize 30’a yakın cami, cemevi ve ibadethane kazandırdık. Kardeş şehrimiz Bulgaristan’ın Gorna Oryahovitsa kentinde yaşayan Müslüman kardeşlerimiz için bir caminin yapılmasına da destek olduk.

 
Bugün şunu gönül rahatlığıyla söylüyorum:

Alnımız açık, başımız dik. Verilemeyecek hiçbir hesabımız yoktur. Bu zor günler elbet geçecek, hak yerini mutlaka bulacaktır. Ve biz, yeniden halkımızla birlikte daha nice büyük hizmetlere imza atacağız.
 
Unutmayalım ki ilk günden beri söylediğim gibi:
 
“Gecenin en zifiri karanlığının hükmü, şafak sökene kadardır.

Ve o şafak çok yakındır.”