Trump’tan İran’a "Vururuz" Tehdidi: "Artık İyi Adam Olmak Yok!"
Doğaseverler Alaçatı sulak alanı tahribatını protesto etti.
Çeşme-Urla-Seferihisar-Güzelbahçe-Karaburun Çevre Platformu çağrısı ile, İzmir, Urla, Çeşme ve Yarımada’dan gelen 100’ün üzerinde doğa hayranı Alaçatı sulak alanında yapılan inşaatları ve betonlaşmayı protesto ettiler. Çevreciler Alaçatı Port İnşaat firmasının geçerliliğini çoktan yitirmiş 2005’den kalma 16 yıl eski ÇED raporu ile aldıkları, hukuka aykırı inşaat ruhsatı ile bölgeyi, denizi tahrip etmesini, denize tekne park etmek için kanal açmasını şiddetle protesto ettiler.
Toplantıda konuşan uzmanlar, akıl almaz bir çevre katliamınının devam ettiğini açıkladılar.
Alaçatı sulak alanı sörf körfezinden başlıyarak kutlu aktaş barajına kadardevam eden kanalla geniş bir habitat alanını kaplıyor . Kuş gözlemcisi Prof.Dr. Sezai Göksu son 7 yılda bölgede 155 farklı göçmen kuş çeşiti kayıt altına aldı.
Prof. Göksu devamla “Bu deltada başta dünyanın en egzotik kuşlarından olan flamingolar ve bir birinden güzel göçmen kuşların konaklama ve yaşam ve üreme alanı, bunun haricinde deltaya giren deniz balıklarının yumurtlama sahası, sulak alanda kuşlar , balıklar, bir çok farklı hayvan, böcekler, bitkiler inanılmaz bir ekolojik denge yaratmış.Betonlaşma ile bu önemli bölge kuşların göç rotasından çıkacak ve birçok ender kuşun sonunu getirecek” dedi ..
“Birds of Alaçatı - Alaçatı Kuşları “ Sivil çevre hareketi adına konuşan Serap Yurdaer Erboy ise,
“2019 Ağustos ayında WWF-Dogal Hayat Koruma Vakfını, Çeşme Belediyesini, sayısız gönüllüleri ve platformumuzun yetkililerini bir araya getirdik ve bu doğa alanının betonlaşmasını önleyici kıyı kenar çizgisinin belirlenmesinde, korunmasında ısrar ettik. Ne yazık ki bugün hepimizin tanık olduğu hızla ilerleyen yeni yapılaşmalar bu umut ışığımızı söndürdü. Bu bölgede flora ve faunasıyla bir bütün, birbirine kenetlenmiş bir ekosistemden bahsediyoruz. Bu zincirin tek bir halkasının zarar görmesi sistemin tamamını olumsuz, hatta geri dönüştürülemez şekilde etkilemektedir” dedi.
Çeşme-Urla-Seferihisar-Güzelbahçe-Karaburun Çevre Platformu Sözcüsü Dr.Ahmet Güler ise yaptığı açıklamada,
“Alaçatı henüz bilinmez iken, 1990 yıllarda zamanın Başbakanı Süleyman Demirel’in onayı ile 650 dönüm olduğu söylenen halka ait bu hazine arazisi Alaçatı Belediye’sine devir edildi. Alaçatı halkına masal anlatıldı. Bu sahada Venedik gibi kanallar, deniz kıyısında halkın gezebileceği, parklar ve kahveler bulunan 50 metrelik rıhtımları olan bir turizm cenneti projesi vaad edildi. Bilahire zamanın Alaçatı Belediye daha sonra yüzde 5 ortaklıkla Alaçatı port adlı bir şirket kuruldu. Şirketin %95’i başka yatırımcılara aitti. O zamandan beri Alaçatı Port isimli bu şirket bu bölgede kafasına göre evler- denize sıfır villalar inşa edip, 20-30 milyon TL’ye pazarlıyor. Masal Venedik projesi gerçek bir betonlaşmaya dönüştü, deniz halka kapatıldı. Projeye onay veren sevinen Alaçatı ahalisi ise bu evlerde bekçi-temizlikçi oldu.
İnşaatın 1. Etabını bitiren şirket şimdi 2. Etaba geçti, sörf körfezinin doğal sit alanı olması gereken kısmına betondan evler yapıyor denizin kıyı kenar çizgisini değiştirerek tanesi 1-2 milyon avrodan önüne tekne bağlanabilecek özellikteki villaları pazarlıyor. Şirketin inşaat ruhsatı 14.10.2020 tarihinden. Ruhsatları 2005’de verilmiş bir ÇED raporuna dayandırmış. 16 yıl önce verilen ÇED raporu artık geçersiz. Nasıl ruhsat aldılar merak konusu.”
Şu anda doğa katliamcısı şirket kanal içine iş makinaları sokuyor, tekneler için denizden kanallar açıyor, betondan evlerin arkasına kafasına göre deniz kanalları kazıyor, deniz ve tatlı suyun birleştiği deltada sulak alanı harap ediyor.
Bu tahribatların hepsi 8.Nisandan beri vatandaşlarca fotoğraf ve video ile tespit edildi, Çeşme Savcılığına, Cumhurbaşkanlığı’na şikayette bulunuldu. CİMER’den gelen Çevre Bakanlığı cevabı ise akıllara ziyan “Bölgede yapılan her şey yasaldır, kunun çerçevesindedir” diyor. Ne zamandan beri deniz kıyısına 3-4 metre derinliğinde kanal kazıp, denize sıfır ev yapmak yasal oldu diye soruyor vatandaşlar.
Bölge halkı ve doğaseverler günlerdir bu alanda gözü dönmüş rant hastası inşaat firmalarının, insanların, makamların, ufacık bir rant için binlerce yıldır devam eden habitat alanını yok etmesini üzülerek gözlemliyorlar. Yerel yönetimleri bu katliama ortak olmamaya ve karşı çıkmaya davet eden çevreciler, bir çalışma grubu oluşturdular. Çalışma grubu inşaat firmasına karşı her türlü hukuksal girişimi başlatacak ve gerekirse her ay bölgeye gelip protesto edecek.
Yeni Soluk
Yorum Yap