TCMB Başkan Yardımcısı Akçay, Faturayı Emekçiye Kesti! “Asgari ücreti artırmak dünyanın en kötü fikri”
Ekonomide “acı reçete” tartışmaları büyürken, Merkez Bankası cephesinden gelen sözler yeni bir polemiğin fitilini ateşledi. TCMB Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay’ın “Asgari ücreti artırmak dünyanın en kötü fikri” çıkışı, emek kesiminde ve ekonomistler arasında sert yankı buldu.
Enflasyonla mücadelede ücretlerin baskılanması gerektiğini savunan Akçay, düşük zam politikasıyla beklentilerin yönetilmesi halinde reel ücretlerin artabileceğini öne sürdü. Ancak bu yaklaşım, “krizin bedeli yine emekçiye ödetiliyor” eleştirilerini beraberinde getirdi.
“KORKU SALMAN GEREKİR” SÖZLERİ TARTIŞMA YARATTI
Akçay’ın, fiyatlama davranışını değiştirmek için talebin kısılması gerektiğini savunurken kullandığı “fiyatlamaları değiştirecek korkuyu salman gerekir” ifadesi dikkat çekti. Bu sözler, sosyal medyada ve ekonomi çevrelerinde “ekonomik baskı politikası itirafı” olarak yorumlandı.
EKONOMİSTLER: “EN KOLAY HEDEF EMEKÇİ”
Çalışma ekonomisi uzmanı Aziz Çelik, düşük zamla refah artışı sağlanabileceği tezini “liberal ezber” olarak nitelendirerek, Türkiye’de ücretlerin toplam ciro içindeki payının sadece yüzde 8-9 olduğuna dikkat çekti. “Bu oranla nasıl talep enflasyonu yaratılıyor?” sorusu tartışmanın merkezine oturdu.
Ekonomist Hayri Kozanoğlu ise yaklaşımın ciddi hatalar içerdiğini belirterek, enflasyonun tek sorumlusu olarak ücretlilerin gösterilmesine tepki gösterdi. Kozanoğlu’na göre yüksek gelir grubunun artan serveti, emlak ve altın kazançları gibi unsurlar görmezden geliniyor.
“KAYBET-KAYBET DÖNGÜSÜ” UYARISI
Uzmanlara göre önerilen model, çalışanları kaçınılmaz bir çıkmaza sürüklüyor:
Ücret düşük artarsa alım gücü düşüyor. Enflasyon kadar artarsa yine kayıp yaşanıyor!
Bu tablo, “emekçi için her durumda kayıp” anlamına geliyor.
DURGUNLUK TEHLİKESİ KAPIDA
Ekonomist Sinan Alçın, Türkiye’de enflasyonun sadece talep kaynaklı olmadığını, maliyet baskılarının hâlâ önemli rol oynadığını vurguladı. Oğuz Demir ise ücretleri baskılamanın kısa vadeli bir çözüm gibi sunulsa da uzun vadede iç talebi çökertip ekonomiyi durgunluğa sürükleyebileceğini belirtti.
GÜVEN OLMADAN POLİTİKA İŞLEMEZ
Uzmanların ortak görüşü net:
Ekonomik programın başarısı, yalnızca ücretleri kısmakla değil, kurumlara duyulan güvenle mümkün. Aksi halde, düşük zam politikası enflasyonu düşürmek yerine gelir adaletsizliğini büyütüp krizi derinleştirebilir.
Ekonomide “fatura kime kesilecek?” sorusu yeniden gündemde. Görünen o ki tartışma daha uzun süre devam edecek…
Yeni Soluk
Yorum Yap