Cumartesi Aneleri/insanları 485. hafta

Bu hafta ilk olarak 1994’te Ankara’da gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan Kenan Bilgin’in ağabeyi İrfan Bilgin konuştu. Bilgin konuşmasında, Ethem Sarısülük ‘ün katledilişinin üstünden bir yıl geçtiğini ama faillerinin zoraki yeni yargılandığını; fakat kitle örgütleri olmasa devletin bunu da yapmayacağını belirtti. Bilgin devamında, “Gezi İsyanı’nda gençler polis tarafından öldürülürken Başbakan R. T. Erdoğan “emri ben verdim” diye avaz avaz bağırıyordu, peki sorarım şimdi “tetiğe bastım vurdum” diyen fail yakalandıysa, “emri ben verdim diyen ne olacak? O zaman emri veren de yakalansın” kelimeleriyle öfkesini dile getirdi.

“Karanlıklar aydınlığa çıksın”
Kayıp yakınları 34 yıl önce Diyarbakır’da kaybedilen Recep İkincisoy’un akıbetini sordu. Recep İkincisoy’un ablası Ayşan İkincisoy’un gönderdiği mektup okundu. İkincisoy mektubunda, devletin her cumartesi yapılan eylemleri duymazlıktan geldiğini ve önemsemediğini vurgulayarak, artık karanlıkların aydınlanmasını ve kardeşine ne olduysa ortaya çıkmasını istediğini belirtti.

Konuşmaların ardından haftanın basın açıklamasını Cumartesi annelerinden Nimet Çelebi okudu. Çelebi açıklamada, İkincisoy ailesinin yıllardır oğullarını aradığını ve anne Bedia İkincisoy’un hayatını, yavrusunun yolunu gözlerken kaybettiğini belirtti. Çelebi devamında, “İkincisoy ailesinin failleri bulunsun gerçekler ortaya çıksın talebi artık karşılık bulsun. Savcılar, görevlerini yerine getirsin ve sorumlular hakkında hak ettikleri cezayı alacakları bir soruşturma başlatılsın. Devlette devamlılık esassa Başbakan’dan yürütmenin başı olarak devlet tarafından kaybedilen İkincisoy’un akıbetini açıklamasını istiyoruz. Bizim isteklerimizi yerine getirmeyenler, Recep İkincisoy’u kaybedenlerin işbirlikçisi olmaya mahkûmdurlar” dedi.