Bahçeşehir’liler göletine sahip çıktı
Cumhuriyet Halk Partisi Başakşehir İlçe Başkanlığı tarafından koordine edilen ”Yaşam alanlarımıza ve demokrasimize sahip çıkıyoruz” temalı etkinlik 17 Ekim Cumartesi günü Bahçeşehir testili kızlar alanında gerçekleşti.
İstanbul 3.Bölge’de yer alan CHP ilçe örgütlerinin, milletvekili adaylarının ve il yöneticilerinin desteklediği organizasyona, Bahçeşehir’liler Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği Bahçeşehir şubesi, Boğazköylüler Derneği yöneticileri, Hakikat Cemevi Kültür Derneği temsilcileri ve Bahçeşehir Gölet Gönüllüleri üyeleri destek verdi
CHP Başakşehir İlçe Başkanı Kazım Özeren açıklaması şöyle: Ankara’da, Suruç’ta, Soma’da, Torunlar’da, Maraş’ta, Madımak’ta katledilen yurttaşları asla unutmayacaklarını haykıran Özeren, yaşamını yitiren yurtseverlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuna davet etti.
Saygı duruşunun ardından basın metnini kitleye duyuran Kazım Özeren, AKP diktatörlüğünde saldırıya uğrayan Bahçeşehir ile ilgili dosya başlıklarını tek tek işledi. AKP’nin hukuk tanımayan tavırlarına karşı verilen hukuk mücadelelerini özetledi. Özeren şöyle konuştu:
Kıymetli Bahçeşehir’liler, saygıdeğer milletvekili adaylarımız, il başkan yardımcılarımız, 3.cü Bölge ilçe başkanları ve yol arkadaşlarım, sivil toplum kuruluşlarının ve derneklerin fedakar temsilcileri, değerli meclis üyelerimiz, sevgili basın emekçileri; Merhaba, katılımınız ve desteğiniz için ayrı ayrı teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
Özgürlük ufkuna yelken açtığımız bu özel ortamda, dönekliğin şerbetiyle yüreklerini ferahlatanların, pervasızlıkta sınır tanımayanların ve cahil cesareti ile Bahçeşehir’e bela okuyanların sonlarının geldiğini tüm kalbimle hissettiğimi ifade etmek istiyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Başakşehir İlçe Başkanlığı tarafından hazırlanan basın açıklaması metnini sizlerle paylaşıyorum;
BİR ŞEY YAPMALI
İstila altındayız.
Devletin başına çökmüş ihanet çetelerinin, ülkeyi böle böle, kenti döve döve yaralayan AKP şebekelerinin, Bedrettin’den, Pir Sultan’a, Maraş’tan, Suruç’a, Madımak’tan, Ankara’ya kadar uzanan, yüreği paslı, vicdanı arızalı, ruhu prangalı cellat müsveddelerinin acıyla imtihan ettiği halk tarafıyız.
Yastayız, isyandayız, feryattayız.
Soma diyarlarında göçükte kalan 301 madencimizin, Torunlar inşaatında cesetleri yerden kazınan 10 gariban emekçimizin, Ermenek’te suların altında hayatları kaybolan 18 masum kardeşimizin, Suruç’ta alçakça vurulan 35 yurtsever gencimizin ve Ankara’da barış hayalleri bombalanan 100 yürekli filizimizin özgür dağlara savrulan güneş yüzlerinin sımsıcak duygularıyla dimdik ayaktayız.
Hasan Ferit Gedik’in haykırdığı gibi ”Bu savaşı biz başlatmadık, barışacak kimsemiz yok” şiarıyla halkın, umudun, direnişin ve razı gelmemenin kararlılığındayız. Bu bağlamda yukarıda okuduğum olaylarda hayatını yitirenler ve 10 Ekim Ankara katliamında yitirdiğimiz Barış Şehitlerini 1 dakikalık saygı duruşuyla anmak istiyoruz. Ankara katliamını unutmadık, unutturmayacağız.
BAHÇEŞEHİR’İN HAYSİYETİ İADE EDİLMELİ
Pir Sultan Abdal diyor ki “Dostum beni ısmarlamış gel diye, gideceğim ama yol bozuk bozuk.”
Bahçeşehir, kendisine has özelliklere sahip, zarif, narin, doğal, dengeli, uyumlu, mutlu bir kentti.
O berrak, ayrıcalıklı, özel nitelikler 2009 sonrasında AKP etiketli kirli müdahalelerin tazyiğiyle derin deformasyonu deneyimledi.
Yerel belediyeler eliyle oluşturulan imha milisleri bu güzide şehrin kalitesini, ahengini, güzelliğini ve asaletini yerle bir etti.
Gözümüzün içi gibi koruduğumuz öz değerlerimiz, suç kadrolarının günah taarruzları altında ivme kaybetti.
Ağaçlarımız kesildi, fidanlarımız tekmelendi. Oksijenimiz bariyerlerle çevrildi.
Sağlığımıza, varlığımıza, alışkanlıklarımıza, doğa saygımıza hassasiyet gösterilmedi.
Yeşilliğine doyamadığımız, çocuklarımıza miras olarak adadığımız tabiat hazinelerimiz beton projelerin kar marjlı maliyet tezgahlarında insafsızlığa terk edildi.
Dünyanın örnek kentleşme modeli olarak referans verilen nadide bölgemiz, ruhu çürük, iştahı yüzsüz, ahlakı örtüsüz zihniyetlerin zehirli darbesiyle inledi.
Cumhuriyet Halk Partisi, baskıyla, zulümle ve sömürüyle perçinlenen bu sistemli stratejiye sürecin hiçbir aşamasında boyun eğmedi. Sağlam duruşumuz, birlik ve dayanışma temelinde örgütlenen hak alma ruhumuz, Bahçeşehir’i AKP’nin tetikçi ekiplerine teslim etmedi.
Bilimsel bilgiyi, doğal yaşamın korunması ve geliştirilmesi için kullanma gayretimiz, perde arkasında üretilen karanlık planların önüne dikilen heybetli tavrımızın net göstergesiydi.
Toplumun düşüncelerini duymadan, sadece egosunu doyurmak adına kenti satılık listesine koyan, yıkıma uğratan, onurunu kıran, gururunu yaralayan ve kimyasıyla oynayan AKP temsilcileri, bu günden tezi yok kokuşmuş ellerini Bahçeşehir üzerinden hemen çekmeli.
Şehrimizin haysiyeti derhal iade edilmeli.
KAVGA İLERİYE TAŞINMAK ZORUNDA
AKP’nin atın, yıkın, parçalayın, satın, bölün, paylaştırın, yeter ki daha çok kazanın, hep kazanın mentalitesi Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkı savunmak bizzat yaşamı savunmaktır iradesiyle tarihi şamarlar yedi.
***Berit blokların hemen önünde bulunan, fonksiyonuyla oynanan ve akaryakıt istasyonu işleviyle özel sektöre satışı yapılan parseli kapsayan ticari proje, hukuki çabalarımızla ve sivil platform dayanışmasıyla etkisiz hale getirildi. Full markası ile başlayan ve Lukoil ile devam eden aksiyon, Cumhuriyet Halk Partisi Başakşehir ilçe örgütünün ısrarlı takibiyle ve çevre halkının desteğiyle pasifize edildi.
TOKİ, ilgili yer hakkındaki usulsüz plan kararları nedeniyle Başakşehir Belediyesi’ni mahkemeye sevk etti.
***Şelale Park’ın içine çöreklenen cafe – restaurant işletmesine karşı başlattığımız yasal zemin refleksi, uzun çabaların sonrasında haklı sonuçlarını verdi.
Başakşehir Belediyesi, merkezi hükümetten ve İBB den aldığı çok boyutlu siyasi desteğe rağmen davanın kaybedeni olarak kayıtlara geçti.
***Sofa Bahçeşehir imar planlarına karşı koyduğumuz itiraz hamlesi, bilirkişi raporlarının şikayetlerimize hak veren ifadelerle dizayn görmesi ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin tartışılmaz gücünü bir kez daha sergiledi.
TOKİ, Başakşehir Belediyesi’nin kanuna aykırılığını bir kez daha affetmedi ve dava yolunu seçti.
***Kiptaş’ın Bahçeşehir’de imalatına başladığı Vaditepe projesiyle ilgili ÇED raporlarını izleme etabı ve imar planlarına yönelik dava aşaması, kentimizin geleceğinin korunması adına ortaya koyduğumuz fedakar mücadelenin en dinamik örnekleri arasına girdi.
Vaditepe’nin yola taşan bölümleriyle ve işgal ettiği ortak alan çizgileriyle ilgili hükümler net olmasına karşın, mahkeme kararını hiçe sayan Kiptaş yöneticilerinin hukuk tanımaz hareketleri, Bahçeşehir üzerinde kurgulanan büyük senaryoların dehşetini bir kez daha gösterdi.
***Başakşehir Belediyesi’ne TOKİ tarafından tahsis edilen ”Özel Hizmet Alanı” Mevlüt Uysal tarafından sağlık alanı olarak revize edilmek ve Medipol Hastanesi’ne devredilmek istendi.
Konunun İBB ve Başakşehir Belediyesi’ne intikal etmesinin ardından Cumhuriyet Halk Parti’li meclis üyeleri tarafından başlatılan incelemeler sonunda oluşturulan dosyalar, AKP’nin hunhar kent saldırısı girişiminin önünü bir kez daha kesti.
TOKİ, şımarık çocuk Başakşehir Belediyesi’ne yine kanunla terbiye vermeyi tercih etti.
***Kuzey Bahçeşehir’i tehdit eden yeni imar planları partimizin detaylı çalışmaları ile deşifre edildi.
Kanuni prosedürler çerçevesinde yasal itiraz gerekçelerimizle dava yoluna gidildi.
Mevlüt Uysal ve ekibinin Tatarcık adıyla bilinen bölgede başlattığı gizli inşaat çalışmaları, hafriyat sirkülasyonları hukuki hamlelerle fren yedi.
Konuya muhatap şirketler para cezasına çarptırılırken, Başakşehir Belediyesi, görev, yetki ve sorumluluk çiğneyen belediye ünvanıyla mahkeme dosyalarına işlendi.
***Bahçeşehir’e İmam Hatip Okulu sokma hayalleri Cumhuriyet Halk Partisi ve Atatürkçü kitlelerin samimi dayanışmasıyla geri itildi.
***Kültür ve sanata tamamen karşı olan, halkın aydınlanmasına asla fırsat tanımayan, eğitim odaklı yenilikçi yaklaşımlara itinayla uzak duran AKP’li Başakşehir Belediye yönetimi, Bahçeşehir Kültür Merkezi’ni bilinmezliğe sürükledi. Uyduruk sebeplerle işletmeyi tadilata alan, sözde yenileme uygulamaları sırasında çıkan yangını kamuoyundan ısrarla saklayan ve parayla bilet sattığı Bahçeşehir halkını kültür-sanat hizmetinden yoksun bırakan Uysal, Cumhuriyet Halk Partisi Başakşehir Belediye Meclisi üyelerinin yaptığı ciddi araştırmalarla ve yönelttiği sorularla hesap veremez duruma geldi. Bahçeşehir’in marka pazarı olan Pazartürk’ü pazarlamaya çalışan Belediye’ye bir dava daha açarak protestomuzu yaptık.
***Ve Gölet.
Mevlüt Uysal’ın harama bulaşmış rüyalarını süsleyen yeryüzü hazinesi, cennet köşesi, gelir makinesi Gölet.
Satmıyoruz, dokunmuyoruz, yapılaştırmıyoruz, yoğunluğunu artırmıyoruz diye üzerine yeminler edilen Gölet.
Başakşehir Belediye meclisinde, kanun, kararname, yönetmelik, mevzuat, içtihat ve demokrasi çiğnenerek oylanan, saldırılar, tehditler, yumruklar arasında kabulü sağlanan ve AKP caniliğinden nasibini alan meclis üyelerimizin şerefli muhalefet tavrına karşın ilkelliğe vuran naralarla onaylanan imar kurbanı Gölet.
Film şeridini biraz geri saralım. 2013 yılının Nisan-Mayıs aylarını anımsayalım.
Gölet’in içinde, Tanıtım Ofisi olarak bilinen bölüm ve Golf Alanı olarak tanımlanan alan.
Her ikisi de Mesa Nurol’a ait. Yıllardır yalın haliyle bekliyor.
Başakşehir Belediyesi Mesa Nurol’a gidip ortak iş teklifinde bulunuyor.
Uysal, belediye paydaşlığındaki imar plan tadilatının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan rahatlıkla onay alacağını vurguluyor. Mesa-Nurol teklifi kabul etmiyor.
Şirketsel inisiyatifle Gölet mevkiindeki arsalarının plan durumu için kendi adına müracaat yapıyor.
Bakanlığa ayrı, Türgev’e ayrı para yatırıyor.
2013 Haziran ayında başlayan şanlı Gezi Direnişi halk ayaklanmasına dönüşünce, toplumsal dengelerin dinamiğiyle Gölet imar planları bakanlıktan dönüyor.
Bakanlık kararı henüz tahtaya bile asılmadan Başakşehir Belediye Başkanı Uysal imzalı durum mesajı binlerce Başakşehir’liye servis ediliyor. Mesaj içeriğinde Gölet dokusunun halk adına, halk yararına korunması adına belediyenin fedakarca mücadele verdiğinin ve imar plan tadilatına ilişkin kararları iptal ettirdiğinin altı çiziliyor. Müjdeler olsun ey halkım nidasıyla Bahçeşehir kitlesine şirinlikler sunuluyor.
Şeytan girdabında neye uğradığını şaşıran Mesa-Nurol, bakanlığa verdiği parayı geri alsa da Türgev’e bağış ettiği milyoncuklara bir daha ulaşamıyor.
Türgev’in kurucu yönetim kurulu takımının as isimlerinden Mevlüt Uysal, köşeye çekilmiş cin gülücükler eşliğinde ellerini ovuşturuyor.
Denklemler aklı zorlarken, Gölet dosyası farklı bir üslupla yeniden tazeleniyor.
İmar planları hazırlanıyor ve ihaleye çıkılıyor. Önce iki kat, sonra da beş kat büyütüleceği anons edilen halkın toprakları Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve ilerici aydınların gayretiyle korunmaya alınıyor.
Halk vicdanı, kamunun öz değeri olan park alanlarının tecavüze uğramasına sessiz kalmıyor.
Avukatlarımız nezdinde hazırladığımız dava dosyaları kent katillerini asla affetmeyecek tarihin gerçekliğine duyduğu güvenle ilahi adaletin tecellisini bekliyor.
Aklındaki hainlikleri sığdıracak valiz bulamayan Mevlüt Uysal, Cumhuriyet Halk Partisi’nin inancı besleyen, bilinçleri büyüten, ümitleri yeşerten, direnişi simgeleyen ve halk zaferini yükselten emek mücadelesi karşısında tir tir titriyor.
Şu anda Muharrem Ayı’nın matemi yası içerisindeyiz.
Sözümü Hz. Ali’nin bir sözü ile bitirmek istiyorum.
“Haksızlık karşısında sessiz kalan, dilsiz şeytandır”
Yaşasın Barış, kardeşlik ve demokrasi.
Konuşmasını Hasan Ferit Gedik, Pir Sultan Abdal ve Hacı Bektaşi Veli’den yapılan alıntılarla destekleyen ilçe başkanı, Bahçeşehir halkından beraberlik ve dayanışma sözü istedi.
Özeren’in sunumunun sonrasında söz alan CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Oğuz Soydan ise, yaşadıkları şehri korumak duygusuyla bir araya gelen insanların Bahçeşehir’i AKP zulmüne teslim etmeyecek duruşu sergilediklerinin altını çizdi. Konuşmaların tamamlanmasının ardından bayraklarla, pankartlarla, döviz ve flamalarla yürüyüş korteji oluşturan kitle, Gölet park alanına doğru yürüyüşe geçti.
Çevre binaların balkonlarından yükselen alkış sesleri eşliğinde ilerleyen grup, Gölet kararlarına verdiği tepkiyi ağaç dibine koyduğu siyah çelenkle sembolize etti.
Toplantıya katılanlara yapılan teşekkür konuşmasının ardından etkinlik sona erdirildi.
Yeni Soluk
Yorum Yap