Küçükçekmece’de düzenlenen etkinlikte erken tanı, düzenli kontrol ve hareketli yaşamın önemi anlatıldı.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Küçükçekmece Belediyesi ile Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi iş birliğinde “Meme Kanserine Karşı Kürek Çekiyoruz” etkinliği ve semineri düzenlendi.
Galatasaray Kürek Kulübü Küçükçekmece Tesisleri’nde gerçekleştirilen programda uzman doktorlar meme kanseri, erken tanı ve düzenli kontroller hakkında bilgi verdi. Televizyon programcısı Nursel Ergin ise meme kanseriyle mücadelesini ve iyileşme sürecini kadınlarla paylaştı.
Etkinliğe Nursel Ergin, milli atlet Sema Aydemir, sunucu Selda Hasret Aslan, Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Müdürü Serap Kilerci Ulusal, Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Alper Öztürk, Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu, sporcular ve çok sayıda kadın katıldı.
Program kapsamında sporcular, meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Küçükçekmece Gölü’nde kürek çekti.
KADINLARA AKTİF YAŞAM ÇAĞRISI
Sporculara ve konuşmacılara plaket takdim eden Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, erken teşhisin ve sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti.
Dikici, “Ekim ayı, tüm dünyada Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak anılıyor. Düzenlediğimiz bu seminerde uzman hekimlerimizin değerli katkılarıyla paylaşılacak her bilginin ve kazanılacak her farkındalığın daha sağlıklı bir toplum olma yolunda çok kıymetli bir adım olacağına inanıyorum. Sağlık kontrollerini ihmal etmemek ve erken teşhisin hayat kurtarıcı rolünü unutmamak büyük önem taşıyor. Elbette sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri de spor. Biz de Küçükçekmece Belediyesi olarak kadınlarımızın sporla daha fazla buluşmasını, kendilerine zaman ayırmasını ve aktif bir yaşam sürmesini istiyoruz” dedi.
Kadınları Su Sporları Merkezi’ne ve kürek sporuyla tanışmaya davet eden Dikici, etkinliğe katkı sunan kurumlara, hekimlere ve konuklara teşekkür etti.
“EN BÜYÜK İLAÇ KENDİNİZE İYİ BAKMAK”
Meme kanserini yenen Nursel Ergin, tedavi sürecindeki deneyimlerini anlatarak kadınlara kendilerine zaman ayırmaları çağrısında bulundu.
Ergin, “Ben kanserken de kendimi mutsuz etmedim. İyi ki kanser oldum dedim çünkü vücudum bana dur dedi ve ben nerede takılı kaldığımı anladım. Işın tedavisi, radyoterapi, kemoterapi bir yana en büyük ilaç kendinize çok iyi bakmak ve neşeli olmak. Kendinizden, uzuvlarımızdan utanmayın ve kendinize dokunun. Kanser olan herkes artık hayatının sonuna geldiğini düşünüyor ama bu öyle değil. Ben bu süreçte kendimi sadece doktorlara teslim ettim, onlar ne derse onu yaptım. Günlük tuttum, içime hiçbir şeyi atmadım, duygu durumumu stabil tuttum. Namaz kıldım, meditasyon yaptım, kalktım çorbamı ısıttım, kendime bir bebek gibi davrandım ve bu süreci böyle atlattım” diye konuştu.
DÜZENLİ KONTROL VE ERKEN TANI VURGUSU
Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu, kadınların düzenli olarak kendilerini muayene etmelerinin erken teşhis ve tedavi açısından taşıdığı önemi anlattı.
Emiroğlu, “Meme organı dışarıda bir organ olduğu için diğer kanserlere göre fark edilmesi daha kolay. Ancak diğer kanserler mesela yumurtalık, pankreas bunlar içerdeki organlar olduğu için fark etmek mümkün değil. Kadınların düzenli olarak kendilerini muayene etmeleri meme kanserinde erken teşhis ve tedavide hayati önem taşıyor” dedi.
“MAMOGRAFİ KANSER YAPAR DÜŞÜNCESİ DOĞRU DEĞİL”
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Alper Öztürk, meme kanseri konusunda toplumda doğru bilinen yanlışlara değindi. Mamografide alınan radyasyon miktarının kansere neden olmadığını belirten Öztürk, tetkikin erken tanıdaki önemine dikkat çekti.
Öztürk, “Mamografi çektirmek kanser yapar anlayışı maalesef toplumumuzda çok sık karşılaştığımız bir durum ancak doğru değil. Çünkü orada alınan radyasyon çok düşük bir miktar bu kansere sebep olmaz aksine erken tanıda mamografi işimize yarar. Bir başka konuda her kitle kanser değildir. Kitlelerin yüzde seksen ve doksanı kanser olmayabilir. Ayrıca kanser olsa bile sonuç korkulacak bir şey değil, tedavisi mümkün. Bazı meme kanserlerini öyle evrelerde yakalıyoruz ki iyi huylu kitle gibi. Bunlara gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra başka tedavi sürecine gerek bile kalmıyor” dedi.
“BENİM BAŞIMA GELMEZ DİYE DÜŞÜNMEYİN”
Milli atlet Sema Aydemir de kadınlara düzenli muayenelerini aksatmama çağrısında bulundu.
Aydemir, “Her sekiz kadından biri maalesef meme kanseri riski taşıyor. Benim başıma gelmez diye düşünmeyin, 40 yaşından sonra düzenli muayene çok önemli. Meme kanseri kulağa çok korkutucu gelse de erken teşhisle aslında o kadar da korkulacak bir şey olmadığını hepimiz görüyoruz” ifadelerini kullandı.