Karabat: Vatandaş borçta, hükümet faizde, sıra köprülerde
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, artan faiz giderleri, bütçe açığı ve yasal takibe düşen bireysel borçlar üzerinden iktidarın ekonomi politikasını eleştirdi. Köprü ve otoyolların 30 yıllık işletme hakkının devredilmesine tepki gösteren Karabat, “Kimseyi kandıramazsınız, bunun adı satıştır” dedi.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı 11 maddelik açıklamada devletin faiz yükü ve vatandaşın borçluluğu artarken gelir getiren kamu varlıklarının özelleştirilmek istendiğini belirtti.
Türkiye’de uygulanan ekonomi politikasının geldiği noktaya dikkat çeken Karabat, “Vatandaş borcunu ödeyemiyor. Devletin faiz faturası trilyonları aşıyor. Şimdi de gelir üreten köprü ve otoyollar özelleştirme programında” ifadelerini kullandı.
BORÇ-FAİZ-AÇIK DÖNGÜSÜ AĞIRLAŞIYOR
Karabat’ın paylaştığı verilere göre, 2026’nın ilk yedi ayında merkezi yönetimin faiz gideri yaklaşık 1,79 trilyon liraya ulaştı. Yalnızca temmuz ayında 326,8 milyar lira faiz ödemesi yapıldı.
Bütçenin giderek daha büyük bir bölümünün geçmiş borçlanmaların faizine ayrıldığını belirten Karabat, yüksek faiz ödemelerine rağmen bütçenin toparlanamadığını vurguladı. Ocak-temmuz dönemindeki bütçe açığının 1,32 trilyon lira, temmuz ayındaki açığın ise 378,1 milyar lira olduğunu aktaran Karabat, “Devlet bir taraftan yüksek faiz ödüyor, diğer taraftan açık vermeye devam ediyor. Borç-faiz-açık döngüsü giderek ağırlaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
KREDİ GEÇİM FİNANSMANINA DÖNÜŞTÜ
Vatandaşın içinde bulunduğu tabloya da değinen Karabat, bireysel kredi ve kredi kartlarında yasal takibe düşen borçların haziran ayında 379 milyar liraya ulaştığını, yıllık artışın yüzde 79 olduğunu kaydetti.
Kredinin birçok hane için yatırım veya tüketim aracı olmaktan çıkarak geçim finansmanına dönüştüğünü belirten Karabat, yalnızca haziran ayında kredi ya da kredi kartı borcu nedeniyle 297 bin kişinin yasal takibe girdiğini açıkladı.
Karabat, 2026’nın ilk altı ayında bireysel kredi veya kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe giren mükerrerlikten arındırılmış kişi sayısının yaklaşık 1 milyon 117 bine ulaştığını bildirdi. Bireysel kredi kullananların sayısının 38 milyondan 43 milyona çıktığını aktaran Karabat, takibe düşen kişi sayısındaki artışın yüzde 168, takip tutarındaki artışın ise yüzde 320 olduğunu belirtti.
“İŞLETME HAKKININ DEVRİ SATIŞTIR”
Bu ekonomik tablo içinde gelir üreten köprü ve otoyollar için özelleştirme sürecinin başlatılmasına tepki gösteren Karabat, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve otoyolların 30 yıllık işletme haklarının devredilmek istendiğini ifade etti.
Yapılacak işlemin “satış” yerine “işletme hakkı devri” olarak tanımlanmasını eleştiren Karabat, “Kelime oyunu yapılarak köprü ve otoyolların satılmayacağı, 30 yıl işletme haklarının devredileceği söyleniyor. Kimseyi kandıramazsınız, bunun adı satıştır” dedi.
“YARININ GELİRİNDEN VAZGEÇİLİYOR”
Vatandaşın borçlandığını, borcunu ödeyemeyenlerin sayısının arttığını, devletin ise trilyonlarca lira faiz ödeyerek bütçe açığı verdiğini belirten Karabat, çözümün gelir getiren kamu altyapılarının devrinde aranmasına karşı çıktı.
Karabat, “Bugünün bütçe ihtiyacı için yarının gelirinden vazgeçmenin hesabını kim yaptı?” diye sorarak ekonomi politikalarındaki başarının enflasyondaki birkaç puanlık düşüş üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi. Vatandaşın ve devletin bilançosuna, faiz ödemelerine, icraya düşenlerin sayısına ve özelleştirme listesine birlikte bakılması gerektiğini vurguladı.
“AKP SATMALARA DOYAMADI”
Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan yaklaşık 75 milyar dolarlık özelleştirmenin 65 milyar dolardan fazlasının AKP döneminde gerçekleştirildiğini belirten Karabat, özelleştirmelerin vatandaşa fayda sağlamadığını savundu.
Bu süreçte yoksulluğun ve gelir adaletsizliğinin derinleştiğini söyleyen Karabat, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Vatandaş borç batağına sürüklenirken devlet faiz yükünün altında eziliyor. Hükümet ise umudu gelir üreten kamu varlıklarını özelleştirmekte arıyor. Bu tablo başarı değil, uygulanan ekonomi politikasının duvara tosladığının göstergesidir.”
Yeni Soluk
Yorum Yap