Umut Oran'dan ilk kez duyacağınız açıklamalar...
CHP Genel Başkan Eski Yardımcısı Umut Oran Yeni Soluk’tan Münevver Metin’le Hafıza Günleri’ne konuk oldu. Oran’ın yaptığı açıklamaları ilk kez okuyacaksınız.
YENİSOLUK-ÖZEL
Oran, “Genel başkan yardımcısı iken takım oyuncusu olarak, gerekli tüm hassasiyeti gösterdim. Ancak bazı olaylardan rahatsızlık duymaya da başlamıştım. Mesela 2010 referandumu sonrasında gereksiz bir parti içi çatışma sürecinin yaşanması ve o zamanki Genel Sekreter Sayın Önder Sav ile yolların o şekilde ayrılması, partinin yönetim biçiminin AKP’deki, sağ partilerdeki gibi sisteme benzetilerek birçok genel başkan yardımcılıkları oluşturularak, Genel Sekreterliğin ise itibarsızlaştırılması vb” ifadelerini kullandı.
TÜZÜK DEĞİŞMEDEN ÖNCEKİ 4 GENEL BAŞKAN YARDIMCISINDAN BİRİSİ BEN İDİM
Açıkçası o dönemde gerek parti içinde gerekse parti dışında Sayın Kılıçdaroğlu’na önemli bir teveccüh vardı, çünkü Sn. Kılıçdaroğlu’nun dünya görüşü, Türkiye’deki meselelere bakışı, parti içi demokrasi anlayışı ve parti içinde gerçekleştirmeyi hedeflediği reformlarla sıradan bir siyasetçi profili çizmiyordu. Benim de “Siyaset düzenini tamamen değiştirme” gibi bir hedefim vardı ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun da mevcut adaletsiz düzeni değiştirmeyi gerçekten istediğini düşünerek “Genel Başkanlık iddiamı” geri plana itmekte hiçbir beis görmedim. Açıkçası o zaman onun yönetiminde yer alarak memleketime hizmet etmekte bir sorun görmedim. Tüzük değişmeden önceki 4 genel başkan yardımcısından birisi ben idim.
- OLAĞAN KURULTAYDA EN YÜKSEK 3. OYU ALDIM
Ama genel başkan yardımcısı iken takım oyuncusu olarak, gerekli tüm hassasiyeti gösterdim. Ancak bazı olaylardan rahatsızlık duymaya da başlamıştım. Mesela 2010 referandumu sonrasında gereksiz bir parti içi çatışma sürecinin yaşanması ve o zamanki Genel Sekreter Sayın Önder Sav ile yolların o şekilde ayrılması, partinin yönetim biçiminin AKP’deki, sağ partilerdeki gibi sisteme benzetilerek birçok genel başkan yardımcılıkları oluşturularak, Genel Sekreterliğin ise itibarsızlaştırılması vb. Belki de bu nedenle bir yıl sonra yani 12 Haziran 2011 seçimlerinin hemen ardından Sn. Kılıçdaroğlu MYK’yı değiştirdi ve beni dışarıda bıraktı. Ancak dedim ya benim için önce vatan geldiği için MYK görevim olmasa da Türkiye’nin dört bir yanından parti içinden ve dışından gelen her talebe, her yardım çığlığına elimi uzattım çalışmaktan bir an bile geri durmadım. Koltuğa güç katan o siyasinin kişiliğidir, karakteridir yoksa koltuk ya da makam bir kişiye itibar sağlamaz. Nitekim Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerli kurultay delegeleri de teveccüh gösterdiler ve 17-18 Temmuz 2012 tarihinde yapılan 34. Olağan Kurultayda en yüksek 3. Oyu alarak (786 oy) bana yeniden MYK yolunu açtılar. Sn. Kılıçdaroğlu, delegenin teveccühü üzerine partinin 3. Numarası olan Genel Saymanlığı yani yeni adıyla İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı bana emanet etti.
HAZİNE YARDIMININ İL/İLÇE ÖRGÜTLERİNE “ADİL VE SAYDAM BİÇİMDE” AKTARILMASINA ÖNCÜLÜK ETTİM.
Tüm görevlerimde “ortak aklı, bilimi ve evrensel değerleri” ön planda tuttuğum için öncelikle partinin idari yapısında kurumsal değişim için çalıştım. Genel Sayman olarak görev aldığım dönemde “Mali Demokrasi” atılımı yaparak partiye yapılan Hazine yardımının %40’ının tüm il/ilçe örgütlerine “adil ve saydam biçimde” aktarılmasına öncülük ettim. Bu sayede tüm il-ilçe başkanlıklarımız daha senenin başında o sene eline ne zaman ne kadar para geçeceğini öğrendi ve planlamasını ona göre yapabildi. Yani benimle birlikte il-ilçe başkanlarımızın para alabilmek için artık durmadan Genel Merkeze gelmeleri gerekmiyordu. Yine aynı dönemde tüm örgüt binalarının kira kontratlarını Genel Merkez adına yapılmasını sağlayarak il ve ilçe başkanlıklarımızın yaşadığı çok önemli bir sorunun aşılmasını da sağladım. Benim saymanlığım döneminde “parti binası, modern ses sistemli araç ve bilgisayar” alımlarına öncelik vererek CHP örgütlerinin zamanın gereklerine uygun şartlarda hizmet vermelerinin önünü açmaya çalıştım. Devrim niteliğinde olan ve şeffaflığın gereği olarak görülmesi gereken “Parti hesaplarının bağımsız dış denetim kuruluşlarınca denetlenmesi” uygulamasını da hayata geçirerek, dünyadaki pek çok sosyal demokrat parti gibi CHP’nin bilançosunu da 3 aylık periyotlarla tüm kamuoyuna açıklayarak CHP resmi internet sitesinden yayınlatmayı başardım. Benden sonraki sayman döneminde bu uygulamadan vazgeçilmesi benim için büyük üzüntü kaynadığıdır! Ayrıca, CHP’nin ana vaatlerinden olan “taşeron işçiliğe son verme” uygulamasına CHP’den başlanmasına da öncülük ettim ve verdiğim büyük mücadele sonunda CHP Genel Merkezinde taşeron olarak çalışan 134 emekçinin tamamının kadroya alınmasını sağladım. Ayrıca bugüne kadar hiç yapılmayanı başararak hukukun üstünlüğüne olan inancımla Anayasa Mahkemesi’nin CHP aleyhine verdiği haksız para cezasına karşı partinin yasal haklarını kullanarak Türkiye’den ilk kez AİHM’de bu tür bir dava açılmasını sağladım ve bu dava sayesinde haksız olarak el konulan yaklaşık 1.085.000 Euro’nun benden sonraki sayman döneminde parti kasasına girmesini sağladım.
BENİ MAZUR GÖRÜN BU KOMİSYONDA GÖREV ALMAK İSTEMİYORUM
Partide idari dönüşümle uğraşırken Sn. Genel Başkan beni o meşhur Beşli Komisyona aldı. 2014 yerel seçimlerinde kurumlar ve kurallar işlemeli denilerek oluşturulan 5 kişilik komisyon aslında tüm önemli kararlarını 6 kişiyle alıyordu. Benim birçok kez yaptığım “İdari dönüşüm çalışmaları çok kritik noktada daha fazla mesai harcamak istiyorum, beni mazur görün bu komisyonda görev almak istemiyorum” talebim ise kabul görmedi. Birkaç kez komisyondan istifayı düşündüm, ama tam seçim öncesinde yandaş basına “CHP’de kriz” bahanesi vermemek adına sustum ve sonuçta kritik yerlerdeki adaylıkların çok büyük kısmı “komisyonun iradesi” dışında 6. Kişinin Başkanlığında yapılan toplantılarda karar haline getirildi.
Tabii bu tür kişi bazında değil de partinin yararına fedakârca çalışmalar bazen ters de tepebiliyor. Belki de dile getirdiğim görüş ve taleplerimin de etkisiyle Mart 2014 seçimlerinde CHP olarak yüzde 26,34 oy almamıza rağmen, seçimden 35 gün sonra Mayıs 2014’te yine MYK değişti ve 21 ay sonra yeniden sade milletvekili olmuştum.
Umut Oran'ınaçıklamalarının tamamını okumak için TIKLAYINIZ
Yeni Soluk
Yorum Yap