Kılıçdaroğlu’ndan seçilmiş yönetime “paralel yapı” suçlaması
Kılıçdaroğlu’ndan seçilmiş yönetime “paralel yapı” suçlaması
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, seçilmiş yönetimi partiyi bölmek ve “paralel yapı” kurmakla suçladı. Mahkeme kararıyla koltuğa oturan Kılıçdaroğlu’nun, “Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan’a hizmet ediyor” demesi siyasette neden ile sonucu tersine çevirdi.
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, TV100 canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, CHP’deki meşruiyet tartışmasını gidermek bir yana, siyasi çelişkiyi daha da görünür hâle getirdi.
“CHP’nin bölünmesi Erdoğan’ın işine yarar” tespiti kuşkusuz doğru. Ancak bu sözlerin, delegelerin seçtiği yönetimin mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından koltuğa oturan Kılıçdaroğlu tarafından dile getirilmesi açıklamayı şaka gibi bir noktaya taşıdı.
Ortada seçilmiş yönetimin partiyi terk etmesi değil, seçilmiş yönetimin yargı kararıyla tasfiye edilmesi bulunuyor. Buna rağmen CHP lideri Özgür Özel ile delege iradesini ve parti örgütünün onurunu savunan yol arkadaşlarını “bölücü” ilan etmek, mahkeme eliyle yapılan müdahaleyi yok sayıp sonuçlarından mağdurları sorumlu tutmaktan başka bir anlam taşımıyor.
Bir partide bölünmeyi yalnızca ayrılanlar değil, üyelerin ve delegelerin seçimini tanımayanlar da yaratır. Mahkeme kararıyla göreve gelip seçilmiş yönetimin siyasi mücadelesini “paralel yapı” diye nitelemek ise birlik çağrısından çok, kayıtsız şartsız teslimiyet talebine benziyor.
“CHP’NİN BÖLÜNMESİ ERDOĞAN’IN İŞİNE YARAR”
Kılıçdaroğlu, yeni parti tartışmalarına ilişkin şunları söyledi:
“CHP’nin temel özelliği iç tartışmaların yoğun yaşandığı bir parti olmasıdır. Zaman zaman ayrılmalar, tartışmalar olmuştur. Partinin kendi içindeki tartışmalarını doğal karşılamak lazım. Yaşanan tartışmalar partinin Türkiye için vazgeçilmezliğini de gösterir. Bizim kurultaylarımız şenlik havasında olur. Bir partinin delegeleri oylarını tesir altında kalmadan kullanmalıdır.”
Kurultay delegelerinin iradesine vurgu yapan Kılıçdaroğlu’nun, aynı delegelerin seçtiği Özgür Özel yönetiminin mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılması konusunda aynı hassasiyeti göstermemesi dikkat çekti.
Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP’nin bölünmesi kimin işine yarar? Erdoğan’ın işine yarar. İktidar partisi CHP’nin bölünmesini ister mi? İster. CHP’nin güçlü olmasını ister mi? İstemez. Kim partiyi bölüyor, ayrıştırıyorsa Erdoğan’a hizmet ediyor.”
Partinin seçilmiş yönetimini tasfiye eden bir mahkeme kararıyla göreve gelen Kılıçdaroğlu’nun, bu karara direnenleri Erdoğan’a hizmet etmekle suçlaması yayının en absürt bölümlerinden biri oldu.
ÖZEL YÖNETİMİNE “PARALEL YAPI” SUÇLAMASI
Kılıçdaroğlu, CHP lideri Özgür Özel’in yeni parti kuracağı yönündeki iddialar hakkında şu ifadeleri kullandı:
“‘Ayrı parti kuracağız’ niçin? Hem parti içindesiniz, hem partinin grup başkanısınız, hem de ‘Ayrı parti kurmak için çalışıyorum’ diyeceksiniz. Bu olmaz. Biz konuşuruz, kavga etmedik, yumruklaşmadık. En son bir buçuk ay önce konuştuk. Özel’in partiden ayrılmasına gerek yok. Ama parti içinde paralel yapı olmaz. Şu anki hâli paralel yapı. Paralel yapı nerede olurdu? Buna şimdilik bir şey demiyorum.”
Delegelerin oyuyla seçilen ve parti örgütünün önemli bölümünün desteğiyle mücadelesini sürdüren Özel yönetiminin “paralel yapı” ilan edilmesi, Kılıçdaroğlu’nun meşruiyet tartışmasına verdiği en çarpıcı yanıtlardan biri oldu.
BİRLİK ÇAĞRISININ ARDINDAN İHRAÇ AÇIKLAMASI
Kılıçdaroğlu, kimsenin partiden ayrılmaması gerektiğini savunurken dokuz milletvekilinin ihraç edildiğini de açıkladı:
“Kimsenin partiden ayrılma lüksü yoktur. Ülkeyi bu hâle getirenle mücadele etmemiz lazım. Ayrıldınız partiden, ne diyeceksiniz? Benim dediğimi diyecekseniz niye ayrılıyorsunuz? AKP’ye katılacaksanız ona bir şey diyemem. Mutlak butlan davasında adı geçiyor diye dokuz milletvekilini ihraç ettik.”
Kılıçdaroğlu böylece bir yandan “Kimse ayrılamaz” derken diğer yandan dokuz milletvekiline yönelik tasfiye hamlesini savundu. Daha önce kamuoyuna “tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk” şeklinde yansıyan süreci Kılıçdaroğlu’nun “ihraç ettik” sözleriyle anlatması da ayrıca dikkat çekti.
Seçilmiş yönetimin yanında duran milletvekillerini tasfiye edip ardından birlik çağrısı yapmak, Kılıçdaroğlu’nun “Partiyi kim bölüyor?” sorusuna kendi açıklamalarıyla yanıt vermesine yetti.
Yeni Soluk
Yorum Yap