Türkiye’de kadının ütopyası

"Benim bedenim, benim kararım.”

Çocuk doğurmak ya da doğurmamak kararını anayasanın değil de insanların verdiği, 

"Boşanmak istiyorum.”

Boşanmak isteyen kadının kocası tarafından bilmem kaç kurşunla öldürülmediği,

"Ölmek istemiyorum.”

Ölüm tehdidi alan kadınların sığınma evlerine kapatılmadığı,

"Tecavüze uğramak istemiyorum.”

Tecavüze uğrayıp adalet ve ailesi tarafından kadınların suçlanmadığı ve öldürülmediği,

"Yollu değilim ben.”

Küçük yerlerde "kapanmayan" kadınların yollu olarak görülmediği,

"Tahrik etmiyorum, tahrik oluyorsun.”

Açık giyinen kadınların erkeği kışkırttığı için tecavüzü hak ettiği düşünülmediği,

"Turist olabilmek istiyorum.”

Türkiye'ye turist olarak gelen kadınların gasp edilip, tecavüze edilip, öldürülmediği,

"Okula gitmek istiyorum.”

Okula gönderilmeyip, kadınların küçük yaşta evlendirilmediği,

"Rahatça yürüyebilmek istiyorum.”

Yalnız yürüyen kadınların tacizci gözlerle süzülüp rahatsız edilmediği,

" İnsan olmak istiyorum.”

"Sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin." fikrinin egemen olmadığı bir Türkiye'de kadınların yaşayabilmesinin vakti gelmedi mi ? 

Türkiye çok mu Ütopik? 

Ütopik Olmasın. Gerçek olsun. Uzatmaya, kıvırmaya, dolandırmaya gerek yok. Kadınlar “ KADINCA " Yaşayabilsin...