Karabat: Korsan atamalara ve örgüt iradesi gaspına geçit vermeyeceğiz
Toprak: “İktidar ittifakı çözüm üretmek yerine yeni suçlu arıyor!”
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak yaptığı açıklamada, "İktidar ittifakı; ağırlaşan ekonomik tabloda çözüm üretmek yerine yeni suçlu arayışına girerken, dış politikada da tavizlerle zafiyetler sergiliyor. İş dünyasından yükselen uyarıları ‘işbirlikçiler’ ithamıyla baskılamak istiyor. Ülkenin içine düşürüldüğü sıkıntılı durumu fırsat olarak gören bazı ülkelerin taleplerine boyun eğiyor. İçeride sesini yükseltenlere ‘şahin’ kesilen iktidar ittifakı, dışarıda mazlum ve avuç açan konumunda!" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak Haftalık yayımladığı raporunda ülke ve dünya gündemine dair değerelendirmelerden bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın raporunda öne çıkan başlıklar şöyle:
“ÇİN MAKYAJLI TÜRKİYE EKONOMİ MODELİ!”
2018’de ilan edilen Yeni Ekonomi Modeli (YEM) ve Yeni Ekonomi Programı’na (YEP) tam desteğini ilan eden iktidar ittifakının küçük ortağı, o dönemde bu model ve politikaların ‘yerli ve milli’ olduğunu savunarak istifa eden eski Hazine ve Maliye Bakanı’nın sonuna kadar arkasında olduğunu ilan etmişti. ABD’li danışman McKinsey aklıyla hazırlandığı açığa çıkan model iki yılda iflas etti. İktidar ittifakı ortağı şimdi de terk edilen önceki modelin yerine ikame edilen Çin makyajlı Türkiye Ekonomi Modeli’nin ülkeyi düzlüğe çıkartacağını sonuna kadar arkasında olduğunu ilan ediyor. TL’nin pula dönüştürülüp, doların tahta oturtulmasını eleştirenleri, yeni modelin sakatlıklarını dile getirenleri itham ediyor. Siyasette ve ekonomide bir başkasının gölgesine girmenin ve tüm geleceğini buna endeksleyerek her söyleneni kayıtsız koşulsuz savunmak zorunda kalmanın ortaya çıkarttığı bu keskin U dönüşleriyle gelinen nokta apaçık ortada.
“İŞ DÜNYASININ TAHAMMÜLÜ KALMADI!”
Başta TÜSİAD olmak üzere Türkiye’nin en büyük iş insanları çatı örgütü TOBB ve ülkenin en büyük sanayi odası İSO başkanlarının ‘istikrar, akıl, bilimsel ekonomiye dönüş’ çağrılarını, ülkenin daha fazla deneme tahtasına dönüştürülmesine tahammüllerinin kalmadığını dile getirmelerini ‘işbirlikçilik’ olarak nitelendirmek aslında ülkenin felakete sürüklenmesine ortaklık etmektir.
Diğer yandan Türkiye’nin içine düşürüldüğü ağır ve zorlu ekonomik tablonun iktidarı dış politikada da tavizlere, suskunluğa, geri adımlara mecbur ettiğinin somut işaretleri gözlenmeye başladı. ABD medyasında Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın (MBS) Cumhurbaşkanı (CB) Erdoğan’ın normalleşme ve ekonomik destek taleplerine karşılık Kaşıkçı cinayetinde sessiz kalması koşulunu öne sürdüğü Katar Emiri’nin de ‘aracı’ olduğu dile getirilmesine rağmen iktidardan bir yalanlama gelmedi.
40 ADET YENİ F-16 SAVAŞ UÇAĞININ AKIBETİ BELİRSİZ.
İsrail’in de normalleşme için Hamas’ın Türkiye’den çıkarılması, desteğin kesilmesi Türkiye’deki Hamas liderlerinin sınır dışı edilmesi koşulunu öne sürdüğü uluslararası medyada ve önde gelen ajanslarda dile getiriliyor. İktidar cephesinden ses-seda yok. Eylül ayında ABD’den talep edilen 40 adet yeni F-16 savaş uçağının akıbeti belirsiz.
Eylül’de mevcut F-16’ların modernizasyonu ve 40 yeni uçakla birlikte toplam maliyeti 10 milyar dolar olan bu girişimin TL karşılığı 86 milyar lira iken şu anda 170 milyar liraya çıktı. İktidarın bu tablo karşısında artık F-16’ları anmaması, CB Erdoğan’ın Joe Biden hakkında tek kelime etmemesi dikkat çekici!
“ABD MEDYASI, ABD YÖNETİMİNİN İKTİDARDAN YENİ TAVİZLER BEKLEDİĞİNİ VURGULUYOR”
ABD’nin önde gelen saygın medya kuruluşları Beyaz Saray kaynaklarına atfen ABD yönetiminin iktidardan yeni tavizler beklediğini vurguluyor. Ermenistan ile normalleşmenin bu çerçevede gündeme geldiği, yakında Türkiye’nin İsrail’in talebi doğrultusunda Hamas’ı göndereceği, Suudi Veliahtı MBS ile CB Erdoğan’ın bir araya geleceği yazılıyor. Doğu Akdeniz ve Ege’de yaşanan gelişmeler karşısında sergilenen sessizliğin, ağır ekonomik kriz tablosu sürerken bir de AB ve ABD’den yeni yaptırımlarla karşılaşmama, ABD’de devam eden Halkbank davasında çıkabilecek ağır para cezası, uluslararası kuruluşlardan borçlanma ve kredi temininin zorlaşması endişelerinden kaynaklandığını öngörebiliriz. Saatler içinde değişen kur-faiz-döviz-TL krizleri nedeniyle UBS, JP Morgan gibi uluslararası bankalar, yatırım-finansman kuruluşları TL işlemlerini durdurduklarını ilan etti.
“İKTİDAR EKONOMİK ÇARESİZLİK İÇİNDE HER TÜRLÜ TAVİZE AÇIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha iki hafta önce ziyaret ettiği Katar Emiri’ni tekrar telefonla arayıp görüşmesi, Katar ile uzatılan swap anlaşmasında (15 milyar dolar karşılığı Türk lirası ve Katar Riyali) dolar/TL kurunun 22 lira olarak belirlendiğinin ortaya çıkması iktidarın ekonomik çaresizlik içinde her türlü tavize açık hale geldiğini gösteriyor!
Raporunun tamamı için TIKLAYINIZ
Yeni Soluk
Yorum Yap