Karabat: Korsan atamalara ve örgüt iradesi gaspına geçit vermeyeceğiz
Murat Ongun: İddianame bağıra bağıra siyaset yapıyorum diyor
İBB’ye yönelik davanın Silivri’de görülen duruşmasında savunmasını tamamlayan Murat Ongun, iddianamedeki suçlamaların delillerden çok çelişkili beyanlara dayandığını söyledi. Ekrem İmamoğlu ise dört aya yaklaşan yargılama boyunca ekrana tek bir somut delilin yansıtılmadığını belirterek, “Bu memleketi Allah bu hukuk cinayetinden korusun” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik davanın tutuklu sanıklarının savunmaları, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam etti.
Duruşmada, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun savunmasını tamamladı. Ongun’un ardından avukatları, iddianamede yer alan suçlamalar, tanık ifadeleri ve ihale dosyaları üzerinden ayrıntılı bir savunma yaptı.
Savunmasına bir önceki duruşmada başlayan Ongun, iddianamenin hukuki olmaktan çok siyasi bir metin niteliği taşıdığını savunarak, “İddianame ülkemizde seçkin ve özel insanların, biz fanilerle kanun önünde eşit olmadığını kanıtlıyor. İddianame bağıra bağıra ‘siyaset yapıyorum’ diyor” ifadelerini kullandı.
Ongun, eşinin tahliye edilmesi karşılığında Beliz Özkan isimli bir avukat tarafından kendisinden 1 milyon dolar istendiğini de öne sürdü.
“CEZAEVİNDE OLDUĞUMUZ DÖNEM İÇİN KAMU ZARARI YAZILDI”
Ongun, iddianamede kamu zararına neden olduğu ileri sürülen iki ihalenin sözleşmelerinin Şubat ve Mart 2025’te imzalandığını hatırlattı. Alt yüklenici çalışmalarının ancak mart ayının ikinci yarısında başlayabileceğine dikkat çeken Ongun, kendisinin 19 Mart 2025’te gözaltına alındığını ve ardından tutuklandığını söyledi.
Söz konusu işlerin yapılıp yapılmadığını cezaevinde bulunduğu için bilmesinin mümkün olmadığını belirten Ongun, buna rağmen iki işlem nedeniyle toplam 334 milyon liralık kamu zararından sorumlu tutulduğunu ifade etti.
“Cezaevinde olduğumuz dönemde bize kamu zararı yazmışlar” diyen Ongun, zarar hesaplarının hangi inceleme ve rapora dayanılarak yapıldığının açıklanmasını istedi.
TARİHLER VE SUÇLAMALAR ARASINDAKİ ÇELİŞKİLERE DİKKAT ÇEKTİ
Ongun, “İstanbul Senin” uygulamasına ilişkin suçlamalarda da tarihler arasında uyumsuzluk bulunduğunu söyledi. İddianamede dayanak gösterilen bir ses kaydında eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın yer aldığının öne sürüldüğünü hatırlatan Ongun, Taşkın’ın Kasım 2020’de görevden ayrıldığını ancak suç tarihinin 2022 olarak gösterildiğini belirtti.
Dosyadaki ifadelerin kendisinin sürece yalnızca 2024 yılında ve uygulamanın tanıtımı amacıyla dahil olduğunu gösterdiğini savunan Ongun, buna rağmen suç tarihinin 2022’den başlatılarak sanık haline getirildiğini söyledi.
Ongun, aynı dönemle ilgili sorumluluğun Ertan Yıldız’a ait olduğunu ileri sürerek, “O sanık değil, ben sanığım. Bu çelişkiyi anlamak mümkün değil” dedi.
“ADAMINA GÖRE SUÇ ÜRETİMİ”
Savunmasında, soruşturma kapsamında bazı kişi ve şirketlere farklı muamele yapıldığını öne süren Ongun, Ertan Yıldız’a ait olduğu belirtilen telefonların teslim edilme sürecini gündeme getirdi.
Delil niteliğindeki bir telefonu kırarak kanalizasyona attığını söylediği belirtilen bir kişinin serbest bırakıldığını, buna karşılık İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun uzun süre tutuklu kaldığını hatırlatan Ongun, benzer durumların farklı kişiler açısından farklı sonuçlar doğurduğunu savundu.
Ongun, Mehmet ve Fatih Türk’e ait şirketlerin İBB iştiraklerinden yüksek tutarlı ihaleler aldığı yönündeki iddiaların basına yansıdığını ancak bu kişilerin soruşturmada sanık olarak yer almadığını söyledi.
İktidara yakınlığı bulunan kişi ve şirketlerin dosyadan çıkarıldığını ileri süren Ongun, bu tabloyu “adamına göre suç üretimi” olarak nitelendirdi.
“Bu ülkeye bir kast sistemi mi geldi?” diye soran Ongun, iktidarla yakın ilişkisi bulunanların dokunulmazlık kazandığı yönünde ciddi bir şüphe oluştuğunu ifade etti.
“MİLYARLIK İŞİN RÜŞVETİ 400 BİN LİRA MI OLUR?”
Ongun, Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün yeğeni Muhittin Palazoğlu’nun hakkındaki iddialarına da yanıt verdi.
Palazoğlu’nun Tuzla’daki milyarlarca liralık inşaat projesinin iskân sorununun kendisi tarafından çözüldüğünün ve bunun karşılığında eşinin ürettiği tespihlerin satın alındığının iddia edildiğini aktaran Ongun, suçlamanın ekonomik büyüklükler açısından dahi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.
Eşinin hazırladığı 200 tespihin 500 bin liraya satıldığını belirten Ongun, “Milyar milyarlık işin rüşveti 400 bin lira mı olur? İddianamede örgüt komisyonu yüzde 10-15 olarak yazılıyor. Benimki on binde bir olmuş” dedi.
EMRAH BAĞDATLI İDDİALARINI REDDETTİ
Ongun, dosyada firari olarak yer alan iş insanı Emrah Bağdatlı’yla yaklaşık 20 yıllık arkadaşlığı bulunduğunu söyledi. Bağdatlı’nın prodüksiyon ve etkinlik alanında tecrübeli olduğunu, İBB etkinlikleri konusunda zaman zaman fikrine başvurduğunu ifade etti.
Bağdatlı’nın Medya AŞ’de odasının bulunduğu ve düzenli olarak iş aldığı yönündeki iddiaları reddeden Ongun, Bağdatlı ve ortağının iki buçuk yılda aldığı toplam işin 7,5 milyon lira olduğunu söyledi.
AKP döneminde çok daha kısa sürede yüz milyonlarca liralık ihale alan şirketlerin soruşturulmadığını belirten Ongun, “O insanlar geziyor, Emrah’ı şeytan yaptılar” ifadelerini kullandı.
Bağdatlı’nın yurt dışına çıkması için talimat verdiği yönündeki suçlamaları da kabul etmeyen Ongun, Bağdatlı’nın pasaport kontrolünden geçerek yasal yollarla Türkiye’den ayrıldığını hatırlattı.
“KİRACI OLMAKTAN SUÇLANAN TEK KİŞİYİM”
Çapraz sorguda Ongun’a aylık geliri ve Beykoz’da yaşadığı evle ilgili de sorular yöneltildi.
Gelirinin İBB Başkan Danışmanlığı maaşı, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı huzur hakkı ve banka faizlerinden oluştuğunu söyleyen Ongun, Beykoz’daki evin kendisine ait olmadığını, kiracı olarak oturduğunu belirtti.
Kira bedelinin dosyadaki suçlamalarla ilgisi bulunmadığını söyleyen Ongun, “Kiracıyım, keşke benim olsa. Kiracı olmaktan dolayı suçlanan tek kişi benim herhalde” dedi.
İMAMOĞLU: “MURAT ONGUN BENİM KARDEŞİMDİR”
Ongun’un savunmasının ardından söz alan tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun’la yaklaşık 12 yıldır birlikte çalıştıklarını belirterek, çalışma arkadaşına sahip çıktı.
“Murat Ongun benim kardeşimdir” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:
“Çok kıymetli bir mesaimiz olmuştur. Yoğun emekle iyi işler çıkarmaya, insanlara hizmet etmeye çalıştık. Onun becerisi ve deneyimiyle uzun yıllar birlikte çalıştık. Bu kardeşlik ve minnet duygusunu burada herkesin huzurunda ifade etmek isterim.”
İmamoğlu, yargılamanın dört ayı tamamlamak üzere olmasına rağmen duruşma salonundaki ekrana tek bir somut delilin yansıtılmadığını söyledi.
İddia makamının deliller üzerinden soru soramadığını savunan İmamoğlu, davanın büyük ölçüde tanık ve etkin pişmanlık beyanlarıyla yürütüldüğünü belirtti.
“Bir yargılama açısından çok acı bir durum. İş tamamen beyanlarla yürüyor” diyen İmamoğlu, hakkındaki suçlamaların siyasi amaçlarla üretildiğini söyledi.
“HİÇBİR ZAMAN İHALE TALİMATI VERMEDİ”
İmamoğlu, Ongun’a birlikte çalıştıkları dönem boyunca herhangi bir şirket veya kişiye ihale verilmesi yönünde talimat verip vermediğini sordu.
Ongun, görev alanının medya ilişkileri olduğunu belirterek, İmamoğlu’yla hiçbir zaman ihale konuşmadığını söyledi.
İmamoğlu’nun aile bireyleri, akrabaları, arkadaşları veya yakın çevresi adına herhangi bir şirkete iş verilmesi yönünde talimatı olup olmadığı sorusuna da Ongun, “Olmadı” yanıtını verdi.
Ongun, katıldığı toplantılarda İmamoğlu’nun herhangi bir kişi veya şirket lehine yönlendirme yaptığına tanık olmadığını ifade etti.
İmamoğlu ise iddianameyi “hukuk cinayeti” ve “iftiraname” olarak nitelendirerek, “Bu memleketi Allah bu hukuk cinayetinden korusun” dedi.
MUHİTTİN BÖCEK’İN İFADELERİNİ GÜNDEME GETİRDİ
İmamoğlu, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in kendisi hakkında verdiği ifadelerle ilgili de konuştu.
Böcek’in ailesi üzerinden baskı altında bırakıldığını öne süren İmamoğlu, cezaevindeki insanların özgür iradeleriyle ifade verip vermediğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
İmamoğlu, uzun süredir sağlık sorunları yaşayan Böcek’in çok sayıda ilaç kullandığını hatırlatarak, tutukluluk koşullarında verilen beyanların adil bir yargılamanın temel dayanağı haline getirilemeyeceğini savundu.
Davanın başından itibaren İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in sürecin merkezinde olduğunu öne süren İmamoğlu, yargılamanın siyasi bir iradeyle yürütüldüğünü söyledi.
SAVUNMA SÜRESİ TARTIŞMASI
Murat Ongun’un avukatı Rahşan Daniş Sertkaya, savunmasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının iddianame hazırlanmadan önce Ongun’u kamuoyuna “örgüt yöneticisi” olarak ilan ettiğini söyledi.
Başsavcılığın 19 Mart 2025 tarihli açıklamasında “örgüt yöneticisi olduğu düşünülen” ya da “iddia edilen” ifadeleri yerine doğrudan hüküm bildiren bir dil kullandığını belirten Daniş, masumiyet karinesinin daha soruşturmanın ilk gününde ihlal edildiğini savundu.
Daniş, suçlama konusu yapılan 14 ihalenin 11’inde ihale komisyonu çoğunluğunun AKP’li, üçünde ise CHP’li üyelerden oluştuğunu ancak komisyon üyelerinden hiçbirine suç isnadında bulunulmadığını söyledi.
Duruşmanın sonunda mahkeme başkanının avukat savunmalarının kısa tutulmasını istemesi tartışmaya neden oldu. Daniş, Ongun’un 64 ayrı eylemden suçlandığını hatırlatarak, “Bir eylemden yargılanan kişiler saatlerce dinlendi. Biz 64 eylemden yargılanıyoruz, lütfen savunmamızı kısıtlamayın” dedi.
Avukatların yanı sıra İmamoğlu da savunma süresinin sınırlandırılmasına tepki gösterdi. Mahkeme heyeti tartışmalar sürerken duruşmayı sonlandırdı.
Heyet salondan ayrılırken İmamoğlu, davanın hızla bitirilmek istendiği izlenimi oluştuğunu belirterek, “Dava İmamoğlu davası, 9 Temmuz’da bitecek ha?” diye seslendi.
Duruşmanın, Ongun’un avukatlarının savunmalarının ardından İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın savunmasıyla devam etmesi bekleniyor. Davada daha sonra Fatih Keleş, İnan Güney ve Ekrem İmamoğlu’nun savunmaları alınacak.
Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkemenin, 20 Temmuz’da başlayacak adli tatil öncesinde tutukluluk durumları hakkında ara karar vermesi bekleniyor.
Yeni Soluk
Yorum Yap