TMO silosundaki patlamaya dair sorular

DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve İSİG Daire Başkanı Seyit Aslan birbiri ardına yaşanan işyerlerindeki patlamalarla ilgili açıklama yaptı. Dün sabah saatlerinde Adana’da bir geri dönüşüm fabrikasında başlayan ve 18 fabrikayı etkileyen yangından sonra 14.55 saatlerinde Derince limanında TMO'nun silosunda tahıl tozu patlaması yaşandı. Ardından Çerkezköy’de bir kimya fabrikasında yangın çıktı. DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve İSİG Daire Başkanı Seyit Aslan fabrikalardaki yangınlara ve patlamalara dair yazılı açıklama yaptı.

Her üç vakanın da büyük endüstriyel kaza kategorisinde yer aldığını ifade eden Aslan, 2 Mart 2019’da yayımlanan yönetmeliği hatırlattı. Yönetmeliğin amaç maddesinde büyük kazaların önlenmesine dair usul ve esasları belirlerken, işletmecilerin genel yükümlülüklerini belirleyen 6. Maddesinde "...mevzuatta belirtilen yükümlülüklere ilişkin gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlüdür" denildiğini vurgulayan Aslan, "Buradan hareketle, başta TMO patlaması olmak üzere diğer yangınların bu yaklaşımlar çerçevesinde ele alınması bir gereklilik olmaktadır" dedi.

TMO SİLOSUNDAKİ PATLAMAYA DAİR SORULAR

Yetkililerin dün Derince Limanındaki TMO’nun tahıl silolarında gerçekleşen patlamanın nedenini tahıl tozu patlaması olarak açıkladığını hatırlatan Seyit Aslan açıklamasında şu soruları yöneltti:

  • "Büyük kazaların önlenmesine ilişkin büyük kaza senaryo dokümanı hazırlanmış mıdır?
  • Büyük kaza önleme politika belgesi ile ilgili, güvenlik yönetim sistemini dikkate alarak büyük kaza önleme politika belgesini hazırlanmış veya hazırlatılmış mıdır?
  • Yine, yönetmeliğin işaret ettiği çerçevede bir güvenlik raporu hazırlamış ya da hazırlatılmış mıdır ve kuruluşta buna dair muhafaza edilme işlemi yapılmış mıdır?
  • Acil durum planları hazırlanmış, güncel ve muhafaza edilmiş midir?
  • İşletme yaptığı işin yarattığı tehlike ve risklere uygun, alınması gereken ana önlemlerin içinde “Patlamadan Korunma Dökümanı”nı hazırlanmış mıdır, ya da o işyerinin/çalışma alanının gereklerine uygun olarak yapmış mıdır?
  • Bu önemli dökümana uygun tehlike ve risk değerlendirmelerini yapmış, çalışanlarını bu patlayıcı üretimine uygun eğitimden geçirmiş ve onlara patlayıcı ortamlarda alınması gereken önlemleri anlatmış ve özel kişisel koruyucu donanımı sağlamış mıdır?
  • Her kazadan sonra bu hayati dokümanlar değiştirilmiş ve geliştirilmiş buna uygun tedbirler alınmış mıdır?

"İŞVEREN ÖNLEMLERİ NOKSANSIZ ALMAK DURUMUNDADIR"

Nisan 2013 tarihli “Çalışanarın patlayıcı ortamların tehlikelerinden korunması hakkında yönetmelik", "Patlamadan Korunma dökümanı" hazırlama görevinin işverende olduğunu belirttiğini vurgulayan Aslan, "Bu çerçevede ele alındığında ATEX (Patlamadan Korunma Dökümanı) direktifleriyle bağlantısı ele alınmak durumundadır. Çünkü işyerinde patlayıcı ortam oluşma ihtimali, kalıcılığı, statik elektrik, diğer tutuşturucu kaynaklar ve bunların aktif hale gelme olasılıkları gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Yine, tesisin durumu, kullanılan maddeler, bunların karşılıklı etkileşimleri, olası patlamanın büyüklüğü ve bunun yaratacağı etki, patlama riski her şey değerlendirilmek zorundadır. Çalışanlar, çevresel durum ve üretim alanı bir bütün olarak ele alınmak durumundadır. Yani bu tür işletmelerde işverenler 'Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik' çerçevesinde önlemleri noksansız almak durumundadırlar." dedi.

Tahıl tozu patlamasına dönük gerekli özen, dikkat ve yenilenme de eksikliklerin olduğunun ortada olduğunu kaydeden Aslan, "Aksi takdirde, zaten bu patlama olmaz bu büyük şaşkınlık yaşanmaz bu yaralanmalar gerçekleşmezdi... Sonuçta, her yerde, her sektörde, 2012 yılından günümüze, yapılan değişikliklere bakıldığında İSİG alanında düzenleme ya gevşetilmiş ya belirsiz hale getirilmiş ya da sürekli ötelenmiştir. 8 yılda 6331 sayılı yasada yapılan küçük büyük değişiklik 40’ı bulmuştur. Başta tahıl tozu patlaması yaşanan Derince limanı kazası olmak üzere son dönem ve bugün yaygın fabrika yangınları göz önünde bulundurularak, büyük endüstriyel kazaların önlenmesine ilişkin hızla düzenlemelerin yapılması, denetimlerin kamusal bir anlayış içinde yaygınlaştırılması, önlem almayanların insana, doğaya ve çevreye vereceği potansiyel zararları da hesaba katan, gerek işletmeler düzeyinde, o işletmeler özgün tehlike ve risklerine göre, gerekse de genel olarak, kamusal bir işçi sağlığı iş güvenliği anlayışı hızla yaşama geçirilmek durumundadır." dedi.

"SENDİKALAR VE MESLEK ODA VE BİRLİKLERİ SÜRECE DAHİL EDİLMELİ"

Bunun için sendikaların, meslek oda ve birliklerinin bu politikalarda etkin rol almasının önemine değinen Aslan, "Toplumsal bir denetim mekanizması olarak işlev görmeleri için katılım, politika üretme müdahil olma araçlarının geliştirilmesi zorunluluktur. Ve son olarak, ülkemizde bir İSİG sisteminin kurulması için sendikalar, meslek oda ve birlikleri ve üniversitelerin içinde olduğu özerk-demokratik bir kurumsal yapı oluşturulması konusunda etkili bir mücadele verilmesi kaçınılmazdır." diye belirtti.