Kılıçdaroğlu yayında sıkıştı: Sorulara yanıt veremedi, topu gazetecilere attı
Kılıçdaroğlu yayında sıkıştı: Sorulara yanıt veremedi, topu gazetecilere attı
Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla geldiği CHP Genel Merkezi’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yayında İmamoğlu, kayyım benzetmesi, yargı süreçleri ve kurultay iradesi başlıklarında net yanıt veremeyen Kılıçdaroğlu, birçok soruyu “arınma” söylemiyle geçiştirdi.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, polis zoruyla girilen ve tüm CHP’lilerin hafızasında derin iz bırakan Genel Merkez binasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yayını açan gazeteci Senem Tolunay Ilgaz, “Polisin zorla girdiği, bütün CHP’lilerin içini sızlatan görüntülere sahne olan CHP Genel Merkezi’ndeyiz. Konuğumuz mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu” sözleriyle programın çerçevesini çizdi.
Yayın öncesinde soruların gazetecilerden talep edildiği iddiası da gündeme geldi. Kılıçdaroğlu, bu iddiayı “Hiçbir zaman soruları talep etmedim. Öyle bir şey yok” diyerek reddetti.
Ancak yayın boyunca verilen yanıtlar, Kılıçdaroğlu’nun CHP tabanındaki tepkiyi, seçilmiş yönetimin meşruiyetini ve İBB soruşturmalarındaki baskı iddialarını açıklamakta zorlandığını gösterdi.
“KENDİNİZİ SORGULADINIZ MI?” SORUSUNA YANIT: “BENDEN NİYE KORKUYORLAR?”
Kılıçdaroğlu’na ilk olarak, gelen tepkiler karşısında kendisini sorgulayıp sorgulamadığı soruldu. Kılıçdaroğlu ise bu soruya doğrudan bir özeleştiriyle yanıt vermek yerine, “Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim sizce ne olurdu?” diyerek başladı.
Kararla yalnızca kendisinin değil, eski yönetimin de geldiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Benden niye korkuyorlar? Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar” ifadelerini kullandı.
Böylece Kılıçdaroğlu, kendisine yönelen tepkinin kaynağını sorgulamak yerine, tepkileri “arınma korkusu” üzerinden açıklamayı tercih etti.
KARARDAN HABERİ OLUP OLMADIĞI SORULDU
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının çıkacağını önceden bilip bilmediği yönündeki soruya ise bir gün önce yayımladığı videoyu gerekçe göstererek yanıt verdi.
“Ben kararın çıkacağını bilseydim bir gün önceden böyle video yayınlar mıyım?” diyen Kılıçdaroğlu, mahkemeyle veya yargıçlarla herhangi bir teması olmadığını savundu.
Ancak aynı yanıtta yine “arınma” söylemine dönen Kılıçdaroğlu, partinin “kirlilikten arınması” gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, CHP tarihinde partinin ahlaki üstünlüğüne yönelik hiçbir dönem böyle bir tartışma yaşanmadığını belirtti.
ERDOĞAN’LA İŞBİRLİĞİ SORUSUNDA ÖZEL’E YÜKLENDİ
Kılıçdaroğlu’na Erdoğan ile işbirliği yapıp yapmadığı da soruldu. Kılıçdaroğlu bu soruya da doğrudan kendi pozisyonunu anlatmak yerine Özgür Özel’i hedef alarak yanıt verdi.
Özel’in Erdoğan’la görüşmesini gündeme getiren Kılıçdaroğlu, “Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? CHP Genel Başkanı, AKP’nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor?” dedi.
Kılıçdaroğlu, bu bölümde kendisine yönelen “iktidarla paralel görüntü” eleştirisini karşılamak yerine, topu Özel’e atmayı tercih etti.
İBB SORULARINDA NET YANIT VEREMEDİ
Yayının en kritik bölümlerinden biri İBB soruşturmaları ve tutuklu belediye başkanlarına ilişkin sorularda yaşandı.
Kılıçdaroğlu, İBB iddianamelerini tamamen okuyup okumadığı sorusuna “Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum” yanıtını verdi.
Tutuklu belediye başkanları için komisyon kurduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, komisyonun kendisine özet getirdiğini belirtti. Ancak bu yanıt, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da hedefte olduğu bir süreçte zayıf kaldı.
Gazetecilerin, İmamoğlu’nun diploma iptali ve ardından gelen yolsuzluk soruşturmalarının siyasallaşmış yargının ürünü olup olmadığına ilişkin ısrarlı soruları karşısında Kılıçdaroğlu, net bir siyasi sahiplenme ortaya koymak yerine “O zaman bütün davaları kapatalım, yolsuzluk yoktur diyelim” çizgisine çekildi.
“İMAMOĞLU YANINIZDA OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYOR MU?” SORUSUNU GEÇİŞTİRDİ
Kılıçdaroğlu’na, Ekrem İmamoğlu’nun kendisini yanında hissedip hissetmediği de soruldu.
Kılıçdaroğlu, bu soruya “Yanımda olur, karşımda olur ben onu bilmem” diyerek yanıt verdi. Bu ifade, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul seçmeninin iradesini temsil eden İmamoğlu’na yönelik mesafeli tutumun en net göstergelerinden biri oldu.
Gazetecilerin, İmamoğlu ailesine yönelik baskıları, Fatoş Pınar Türker’in tehdit edildiği ve çıplak aramaya maruz kaldığı iddialarını hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu, “Ben bu arkadaşları hapishanede ziyaret ettim” demekle yetindi.
YOLSUZLUK DAVALARINI SİYASİ DAVALARDAN AYIRDI
Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay davalarının siyasi olduğunu söyledi. Ancak belediye başkanlarına yönelik yolsuzluk dosyaları için aynı netliği göstermedi.
“Onlar siyasi dava. Bunlar siyasi dava değil. İkisinin arasında büyük fark var” diyen Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddialarının da siyasallaşmış yargı eliyle kullanılabileceği ihtimalini geri plana itti.
Bu tutum, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların siyasi karakterini görünmez kılan bir yaklaşım olarak dikkat çekti.
GAZETECİLERE “SİZ SORMUYORSUNUZ” DİYE YÜKLENDİ
Kılıçdaroğlu, kurultay ve rüşvet iddialarına ilişkin sorularda sık sık gazetecileri hedef aldı. “Siz gazeteci olarak sorgulamak zorundasınız”, “Niye sormuyorsunuz?” diyerek soruların muhatabı olmaktan çok, sorgulayan tarafı sorgulayan bir pozisyona geçti.
Rüşvet iddialarıyla ilgili “Para verdim diyorlar. Niye dava açılmıyor?” diyen Kılıçdaroğlu, kendi elinde somut belge olup olmadığı sorulduğunda ise “Ben bu davanın tarafı değilim ki” karşılığını verdi.
Bu yanıt, Kılıçdaroğlu’nun bir yandan ağır ithamları siyasi söylemin merkezine koyduğunu, diğer yandan somut kanıt sorulduğunda davanın tarafı olmadığını söyleyerek geri çekildiğini gösterdi.
DOKUNULMAZLIK SORUSUNDA DEMİRTAŞ HATIRLATILDI
Gazeteciler, Ali Mahir Başarır’a yönelik fezlekedeki ifadelerde çok sayıda “duydum”, “iddia”, “söyledi” gibi ibarelerin yer aldığını hatırlattı.
Kılıçdaroğlu’na bu fezleke Meclis’e gelirse milletvekillerine hangi yönde oy kullanmalarını söyleyeceği soruldu. Kılıçdaroğlu, “Ben böyle bir şeyle suçlansam dokunulmazlığımın kaldırılmasını ve gidip aklanmayı isterdim” dedi.
Bunun üzerine Demirtaş örneği hatırlatıldı. Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinden pişman olmadığını söyledi.
GENEL MERKEZ’E POLİS GİRMESİ SORULDU
Kılıçdaroğlu’na, CHP Genel Merkezi’ne polisin girdiği, biber gazı ve cop görüntülerinin yaşandığı gün vicdanının sızlayıp sızlamadığı soruldu.
Kılıçdaroğlu, “Sızlattı ama hayır, sorumlu tutmadım” dedi.
Polisin girmesini istemediğini savunan Kılıçdaroğlu, icra memurunun karar tebliği için girmesi gerektiğini söyledi. Ancak CHP’lilerin hafızasında yer eden polis müdahalesi karşısında sorumluluğu üstlenmek yerine, Genel Merkez kapısının kapatılmasını ve binadaki isimleri tartışmaya açtı.
“KAYYIMDAN FARKINIZ NE?” SORUSUNA NET YANIT VEREMEDİ
Yayının en kritik sorularından biri de “Kılıçdaroğlu’nun kayyımdan ne farkı var?” sorusuydu.
Kılıçdaroğlu, kayyımı kabul etmediğini, mutlak butlan kararında eski PM ve eski yönetimin döndüğünü savundu. Ancak gazeteciler, “Kayyım gelseydi ihraç kararları alabilir miydi, işten atabilir miydi?” diye sordu.
Kılıçdaroğlu, “Ben bilmem, hiç kayyımlık yapmadım. İhraç kararı verebilirdi. Kayyım isterse işten de atardı” dedi.
Bu yanıt, kayyım ile mahkeme kararıyla gelen yönetim arasındaki farkı ikna edici biçimde anlatamadı. Kılıçdaroğlu, fark olarak parti organlarının bulunduğunu ve tüzüğün işlediğini savundu. Ancak aynı yayında PM, MYK ve disiplin süreçlerinin tartışmalı olduğu sorulara net yanıt veremedi.
BUTLAN KARARININ SİYASİ OLDUĞUNU KABUL ETTİ AMA YARGIYA SAHİP ÇIKTI
Akın Gürlek ve yargı süreci sorulduğunda Kılıçdaroğlu, “Arka kapı diplomasimiz yok” dedi. Butlan kararının siyasi olup olmadığı sorulduğunda ise “Olay siyasidir ama karar farklıdır” ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın yargıya etki edip etmediğini bilmediğini söylerken, “Bütün yargıçlar Erdoğan’ın kararıyla hareket ediyor dersek bu yargıyı ve yargıcı töhmet altında bırakmaktır” dedi.
Bu tutum, yıllarca “yargı bağımsız değil” diyen bir siyasi aktör açısından çelişkili bulundu.
YSK YETKİSİ VE KURULTAY SORUSUNU DA GEÇİŞTİRDİ
Gazeteciler, çok sayıda hukukçunun mahkemenin YSK’nın yetki alanına girdiğini ve bir yetki gaspı olduğunu söylediğini hatırlattı.
Kılıçdaroğlu ise bu soruya “CHP’nin tarihi verdi” diyerek yanıt verdi. “Partiyi arındırma görevini size kim verdi?” sorusuna da yine CHP tarihi ve ahlaki kodları üzerinden karşılık verdi.
Ancak kurultay iradesinin mahkeme kararıyla yok sayılması meselesinde seçmen iradesine ilişkin net bir savunma ortaya koyamadı.
EKREM İMAMOĞLU ADAY MI SORUSUNA: “BİLMİYORUM”
Kılıçdaroğlu’na Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olup olmadığı da soruldu.
Kılıçdaroğlu, “Niye bunu tartışıyoruz? Ben bu sistemi, bu rejimi kabul etmiyorum” dedi.
Gazetecilerin “Ama önce cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmanız gerek” hatırlatması üzerine ise adayın yetkili organlarca belirleneceğini söyledi.
Milyonlarca insanın İmamoğlu için imza verdiği hatırlatıldığında “Saygı duyuyorum” demekle yetindi. İmamoğlu’nun aday adayı olup olmadığı sorulduğunda ise “Bilmiyorum ki. Siz Ekrem Bey’den görüş aldınız mı?” yanıtını verdi.
Bu sözler, Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu’nun adaylığına açık destek vermekten kaçındığını gösterdi.
GENEL BAŞKANLIĞA ADAYLIK SORUSU: NET CEVAP YOK
Kılıçdaroğlu’na yeniden genel başkanlığa aday olup olmayacağı da soruldu.
Kılıçdaroğlu, “Partiyi kirlilikten arındırdıktan sonra ben oturmak, yaşamak istiyorum eşimle çocuklarımla huzur içinde” dedi. Ancak bu cümle, aday olup olmayacağına dair kesin bir yanıt içermedi.
78 yaşında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a sorulamayan soruların kendisine sorulduğunu söyledi.
SEÇİM YENİLGİLERİ SORUSUNDA SAVUNMAYA GEÇTİ
Yayının sonunda Kılıçdaroğlu’na, eski yol arkadaşlarının kendisini “proje” olmakla, seçimleri bile isteye kaybetmekle suçladığı hatırlatıldı.
Kılıçdaroğlu, “Hiçbir zaman 13 seçim olmadı” diyerek bu eleştiriye itiraz etti. Referandumların seçim sayılamayacağını belirtti ve kendi döneminde oyların artırıldığını savundu.
Ancak seçmen nezdinde 13 yenilgi olarak yerleşmiş siyasi algıya karşı ikna edici bir özeleştiri yapmadı.
KILIÇDAROĞLU YANIT VERMEKTEN ÇOK SAVUNDU
Yayın boyunca Kılıçdaroğlu, en kritik sorularda netlik sağlamaktan uzak kaldı. İmamoğlu’na mesafeli konuştu, CHP’li belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerini siyasi dava olarak tanımlamaktan kaçındı, kayyım benzetmesine ikna edici bir yanıt veremedi, kurultay iradesi ve seçmen tepkisi karşısında ise “arınma” söylemine sığındı.
Polisin girdiği Genel Merkez’den yapılan yayında, Kılıçdaroğlu’nun verdiği cevaplar CHP tabanındaki kırılmayı onarmak yerine daha da derinleştirecek nitelikteydi.
Sorular geldi, Kılıçdaroğlu yanıtladı; ancak birçok başlıkta yanıtlar, soruların ağırlığını taşımadı.
Yeni Soluk
Yorum Yap