Zeynel Emre: Disiplin kararının amacı PM’de dengeyi değiştirmek
Konteyner kentlerde tahliye krizi: 'Kanuna uyan cezalandırılır' noktasına gelindi
CHP Hatay Milletvekili Yıldırım Kara, deprem bölgesindeki rezerv alan uygulamaları, konut teslimlerindeki eksiklikler ve konteyner kentlerin tahliye sürecinde yaşanan mağduriyetleri sert sözlerle eleştirdi. Özellikle dubleks evi olan vatandaşların uğradığı hak kayıplarına dikkat çeken Kara, "Yurttaşlar arasında 'kanuna uyan cezalandırılır' gibi bir kanaat oluşuyor" dedi. Bölgeden gelen saha raporları ve uzman görüşleri de barınma krizinin derinleştiğini ortaya koyuyor.
REZERV ALAN UYGULAMASINDA BİRÖRNEK EV DAYATMASI: DUBLEKSLER 95 METREKAREYE DÜŞTÜ
Konutlardaki sorunların bakanlığın kurumsal imajını koruma kaygısı nedeniyle yeterince konuşulamadığını vurgulayan Yıldırım Kara, en büyük şikayetlerden birinin metrekare cinsinden hak kayıpları olduğunu belirtti.
Depremden önce 180 metrekarelik dubleks dairesi olan vatandaşlara rezerv alan uygulaması sonrasında 95-100 metrekarelik standart daireler verildiğini ifade eden Kara, şunları söyledi:
"Burada rezerv alan uygulamasının olumsuz bir sonucu görülmektedir: Yerleşim alanları adeta bir yığın olarak düşünülmüş, dubleks gibi farklı konut tipleri gözetilmeksizin, birörnek evler inşa edilmiştir. Özellikle rezerv alanlarda tapulu, bölünmemiş dubleks evi olan yurttaşlar hak mağduriyeti yaşıyor çünkü tek bir daire alabiliyorlar. Oysa İmar Affı’ndan faydalanarak dublekslerini bölen hane sahipleri, iki daire sahibi olabiliyor. Dolayısıyla yurttaşlar arasında ‘Kanuna uyan cezalandırılır’ gibi bir kanaat oluşmasına sebeiyet veriliyor."
Nisan ayında meclise sundukları çözüm önerisinin reddedildiğini hatırlatan Kara, aradaki metrekare farkının nakdi olarak ödenmesi ya da hak sahiplerine 1+1 konut desteği verilmesi yönündeki taleplerini yineleyerek Kentsel Dönüşüm Başkanlığına inisiyatif alma çağrısında bulundu.
KONTEYNER KENTLERDEKİ KİRACILAR UNUTULMAMALI: 'SABAH UYANIP TEBLİGAT GÖRMEK İSTEMİYORLAR'
Deprem bölgesinde konteyner kentlerin kademeli olarak kapatılması süreci, binlerce dar gelirli ve kiracı vatandaşı evsiz kalma korkusuyla karşı karşıya bıraktı. Tahliye süreçlerinin bir "keşmekeşe" döndüğünü ifade eden Milletvekili Kara, planlamanın insani şartlarda yapılması gerektiğini savundu.
Bölgedeki emlak piyasasında kira fiyatlarının fahiş oranlarda artması, konteynerlerden çıkarılan dezavantajlı grupları çaresizliğe sürüklüyor. Kara, bu süreçte yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:
Vatandaşlar sabah uyandıklarında kapılarında tahliye tebligatı görmemeli; ne zaman, nereye taşınacaklarına dair net bir takvim sunulmalıdır.
Taşınma sürecinde özellikle yaşlı, engelli ve dezavantajlı gruplara lojistik ve maddi destek eksiksiz sağlanmalıdır.
Maddi durumu yetersiz olan, yerinde dönüşüme başvurmasına rağmen inşaatı bitmeyen, asgari ücretli, emekli, dul ve yetim kiracıların konteynerlerde bir süre daha kalmalarına düzenli biçimde müsaade edilmelidir.
'KONUT' ADI ALTINDA KABA İNŞAAT TESLİM EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ
Haber merkezlerine ve hak savunucusu derneklere ulaşan bilgilere göre, teslim edilen bazı kalıcı konutlarda altyapı ve çevre düzenlemesi eksiklikleri yaşanıyor. Konutların sadece "dört duvardan" ibaret olamayacağını belirten Yıldırım Kara, "Yaptık, kurtulduk" mantığından vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.
"Bir konut; altyapısıyla, çevre düzenlemesiyle, mahallesiyle, yollarıyla şehrin dokusuna katılmalı, insan yaşamına uygun olmalıdır" diyen Kara, Anayasa'nın herkese sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanıdığını hatırlattı. Vatandaşların taşındıkları an elektrik, su ve doğal gaz bağlantıları tamamlanmış evlerle karşılaşması gerektiğini, şantiye görünümlü kaba inşaat teslimlerinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Yeni Soluk
Yorum Yap