CHP’li Toprak, AKP iktidarını yerden yere vurdu…

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı, PM üyesi ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Ülkemizin en temel sorunlarından birisi olan Güneydoğu sorunu, Kürt meselesi ya da adına ne derseniz deyin en geniş toplumsal-siyasal katılımla, ortak akıl ve uzlaşıyla, milletin meclisinde çözüme kavuşturulmalıdır. Hazırlanan çözüm raporlarımız, kitapçıklar, programlarla sorunun varlığını kabul ve tespit edip, çözümlerimizi ortaya koyduk. Hiçbir sorun, iktidar ittifakının yaptığı gibi ‘yoktur’ denilerek, inkâr edilerek çözülemez” dedi.

İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Cumhuriyetin kuruluşunda ilk olarak ‘Şark meselesi’ adıyla gündeme alınarak raporlaştırılan ve çözüm aranan Güneydoğu sorunu, Kürt meselesi ülkemizin yıllardır süregelen ve kronikleşmiş toplumsal bir gerçeğidir. Çözümü milletin meclisinde, meşru düzlemde, meşru muhataplarla, en geniş siyasal, toplumsal katılımla, ortak akıl, diyalog ve uzlaşıyla mümkündür” ifadelerini kullandı.

AKP iktidarına çok sert yüklenen CHP’li Erdoğan Toprak şunları söyledi:

‘ÇÖZÜM VE AÇILIM’ DİYEREK YILLARCA FARKLI TOPLUMSAL KESİMLERİ İSTİSMAR ETTİLER

CHP olarak bu sorunun gerçekliğini yıllardan bu yana tespit edip, çözüm önerilerimizi ve yöntemlerimizi açıkladık, kamuoyuyla paylaştık. 1989’da SHP tarafından hazırlanan ‘Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri Raporu’ daha sonra 1991 seçimlerinde güncellenerek kamuoyuyla paylaşıldı. İki partinin birleşmesi sonrasında da CHP tarafından aynı yönde çalışmalar sürdürüldü. Şimdi böyle bir sorun olmadığını söyleyip, ‘o iş çözülmüş bitmiştir’ diyen CB Erdoğan, hamaset siyaseti ve ittifak ortağıyla ilişkilerinin bozulmaması için gerçekleri görmezlikten gelmeyi tercih ediyor. Oysa ‘çözüm ve açılım’ diyerek yıllarca farklı toplumsal kesimleri siyaseten istismar ettiler.

- Açılım diyerek, Romanların elinden Sulukule’yi alıp ranta dönüştüren,

- Alevilere Cemevleri için ibadethane statüsü vaat edip yıllardır aldatma politikasını sürdüren,

- Ermeni açılımında 1915 olaylarının 99. Yıldönümünde Ermeni Patriği’ne ve Ermeni Diaspora’sına mektup yayınlayan,

- Türkiye-Ermenistan milli maçında statları Ermenistan bayraklarıyla donatıp, Azerbaycan bayrağını yasaklayan,

- Çözüm süreci deyip, Oslo’da, Kandil’de, İmralı’da PKK ile yıllarca masaya oturan,

- Akiller heyetleri oluşturup illere yollayan,

- Dolmabahçe’de mutabakat zaptı imzalayan da Erdoğan başkanlığındaki bu iktidardı.

Şimdi tamamıyla inkâr ve yok sayma politikasına sarıldılar. Tüm açılımların siyasi çıkar, oy hesabı istismar amaçlı olduğunu herkes gördü. İnandırıcılıkları kalmadı.

Çözümü şeffaf şekilde ve meşru siyaset zemininde aramadılar. TBMM’yi dışlayıp, PKK’yı ve yöneticilerini muhatap alarak pazarlıkları kapalı kapılar arkasında sürdürdüler.

- Hatta Öcalan’ın isteği üzerine bu müzakerelere katılan, mektupları getirip götüren, pazarlıklarda yer alan devlet görevlileri ve siyasilerin yargılanamayacağı güvencesini öngören yasa bile çıkarttılar.

ÖCALAN’DAN MEKTUP GETİRTEREK BASIN TOPLANTISINDA OKUTUYORLAR

Gelinen noktada kendi çıkarttıkları yasayı yok sayıp yüzlerce kişilik davalar açıyorlar, kitlesel yargılamalar için Kürt siyasetçiler aleyhine iddianameler yazdırıyorlar. İşlerine gelince de 2019 yerel seçimlerinde olduğu gibi yine İmralı’ya akademisyen gönderip Öcalan’dan mektup getirterek basın toplantısında okutuyorlar.

Öcalan’ın kırmızı bültenle aranan kardeşini TRT ekranlarına çıkartıp röportaj yaptırarak Kürt seçmenlere, İstanbul’da, Ankara’da ve diğer büyükşehirlerde ‘AK Parti adaylarına oy verin’ çağrısı yaptırıyorlar. Biz o dönemde de terör örgütüyle masaya oturulmayacağını, terör örgütünün meşrulaştırılmasının söz konusu olamayacağını, çözümün meşru, yasal, anayasal adresinin meclis olduğunu söyledik.

Hatırlanacaktır, o dönemde HDP de mecliste çözüm çağrılarımıza yanıt vermedi. İktidarın yanında tavır aldı. 2010 anayasa referandumunda referandumu boykot kararı alarak, ülkenin bu noktaya gelmesine zemin hazırlayan değişikliklere dolaylı destek verdiler.

İMRALI VE KANDİL’İ MUHATAP ALMAYACAĞIMIZI SÖYLÜYORUZ

Biz bugün de aynı çizgimizdeyiz. İmralı ve Kandil’i muhatap almayacağımızı söylüyoruz. Kürt yurttaşlarımızın seçerek TBMM’ye gönderdiği siyasi temsilcilerinin yanı sıra diğer tüm siyasi partilerin de katılımıyla, bu sorunun çözümüne öncülük etmeye, her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Ülkenin önünde 40 yıla varan süreden bu yana duran, toplumsal barışın, diyalogun önünü tıkayan, derin acılara, ekonomik kayıplara neden olan bu sorunun kalıcı şekilde TBMM çatısı altında çözülmesi.

Türkiye’nin yıllardır süregelen, bugün içinde güncel bir sorun olan ve çözüm bekleyen kronikleşmiş Kürt meselesi vardır! Meşru muhataplarla, diyalog ve uzlaşıyla, tüm toplumun gözü önünde şeffaf bir süreçle, anayasa ve hukuk zemininde, temel hak ve özgürlüklerin, eşit yurttaşlığın teminat altına alınarak güvenceye kavuşturulacağı, demokratik meşru çözüm yeri Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir!

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın 27 Eylül 2021 tarihli haftalık değerlendirme raporun tamamını okumak için TIKLAYINIZ