Bir bardak portakal suyu 400 lira ama çiftçi portakal ağaçlarını kesiyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidarın tarım politikalarını çok sert sözlerle eleştirdi. “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” üzerine söz alan Dr. Şevkin, Türkiye tarımının tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşadığını vurguladı.

ÇİFTÇİNİN ALIN TERİ KURUMADAN İTHALAT GEMİLERİ GELİYOR

Üreticinin yalnız bırakıldığını ve yerli üretim alanlarının her geçen gün daraltılarak yapılaşmaya ve madenciliğe açıldığını belirten Dr. Müzeyyen Şevkin, hasat dönemlerinde ithalat kapılarının açılmasına tepki gösterdi. Şevkin, yerlilik ve millilik iddialarını eleştirerek şöyle konuştu:

"Kentim Adana'da ve Çukurova'da karpuz hasadı başlayacak, turfanda karpuzdan çiftçi biraz kazanç sağlayacak, hemen Mısır’dan ithalat yapıyorsunuz. Yine, buğday hasadı başlayacak, savaş hâlindeki Ukrayna'dan buğday ithal ediyorsunuz; pirinci Çin'den, Amerika'dan ithal ediyorsunuz. Çiftçinin alın teri daha kurumadan ithalat gemileri kapıya dayanıyor. Türkiye köylüsü eli böğründe beklerken siz, yerli ve millî olduğunu iddia edenler yabancı köylüye kazandırıyorsunuz. Sevsinler sizin yerliliğinizi ve millîliğinizi!"

BUĞDAYDA MALİYET VE ALIM FİYATI UÇURUMU

Üretim maliyetleri ile açıklanan alım fiyatları arasındaki uçuruma dikkat çeken Dr. Şevkin, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan rakamların üreticiyi iflasa sürüklediğini belirtti. Bir ton buğdayın üretim maliyetinin 24 bin 500 lirayı aştığını, buna karşın açıklanan alım fiyatının 16 bin 500 lirada kaldığını hatırlatan Şevkin, arpa alım fiyatının da destekler hariç ton başına 12 bin 750 lira olduğunu söyledi. CHP'li vekil, "Çiftçiye ‘Üret ama zarar et, çalış ama kazanma, ek ama borçlan’ deniliyor. Böyle bir üretim modeli sürdürülebilir değildir" dedi.

PORTAKAL SUYU 400 LİRA AMA ÜRETİCİ BAHÇEYİ SÖKÜYOR

Narenciye üreticilerinin yaşadığı krize de değinen Dr. Şevkin, fahiş piyasa fiyatlarına rağmen üreticinin eline para geçmediğini ve Çukurova'da ağaçların söküldüğünü ifade etti:

"Bugün kafelerde ve restoranlarda bir bardak portakal suyu 200 ila 400 lira arasında satılıyor. Maalesef bu duruma rağmen zarar eden, alın terinin karşılığını alamayan üretici Adana ve Çukurova’da limon, portakal, mandalina ve greyfurt bahçelerini söküyor. Narenciye üreticisi maliyetler karşısında ayakta kalamıyor. Tarımsal üretimde yaşanan gerileme Türkiye’nin gıda güvenliğini tehdit ediyor."

ÇİFTÇİNİN DEVLETTEN ALACAĞI 2 TRİLYON LİRAYI AŞTI

Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre tarımsal desteklerin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 1’inden az olamayacağının kanunla hüküm altına alındığını hatırlatan Dr. Şevkin, çiftçinin hakkının yıllardır gasp edildiğini söyledi. 2026 yılı bütçe verileri üzerinden hesaplamalarını paylaşan Şevkin, şu rakamları aktardı:

"2026 yılı için çiftçilere verilmesi gereken destek miktarı yaklaşık 722 milyar lirayken bütçeden ayrılan kaynak yalnızca 168 milyar lira seviyesinde kaldı. Çiftçinin yaklaşık 600 milyar liralık yasal alacağı ödenmedi. 2007-2026 döneminde tarıma verilmesi gereken toplam desteğin 2 trilyon 671 milyar lira olması gerekiyordu; fiilen ödenen destek 686 milyar lirada kaldı. Çiftçiler yıllardır büyük bir hak kaybına uğruyor."

MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ UNUTULMAMALI

Konuşmasının son bölümünde mevsimlik tarım işçilerinin insani olmayan yaşam koşullarına da değinen Dr. Şevkin; temiz suya, barınmaya, sağlığa ve eğitime erişim sıkıntısı yaşayan milyonlarca işçinin ve çocuklarının haklarının korunması gerektiğini belirtti. Tarım işçilerinin sigortalılık haklarının güvence altına alınması için devlete etkin adım atma çağrısında bulundu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözünü hatırlatan Dr. Şevkin, "Bugün çiftçi yalnız bırakılırsa yarın sofralarımız boş kalacaktır. İthalatı değil üretimi, yabancı çiftçiyi değil kendi çiftçimizi desteklemek zorundayız. Unutulmamalıdır ki çiftçiyi yaşatmak ülkeyi yaşatmaktır" diyerek sözlerini tamamladı.