Yerel seçimde beka var mı?

İktidar partisi kurulduğundan bu yana mağduriyet ve gerginlik politikası uyguluyor. İlk seçimde şiir meselesinden verilen mahkumluk hukuka uygun değildi mağdur etti. Bu durum kullanıldı.

Devam eden seçimlerde de hemen her parti kendi programını anlatmak yerine sataşmalar, aşağılamalar, tamamlanamayan işler, yatırım bekleyen konular, yarım kalan projelerden bahisle bir hengâme içerisinde sürüp gitti ve tabidir ki biat esasını yerleştirip yayan parti iktidarını sürdürdü.

Daha sonra gerginlikler sürüp gitti ya da sürdürüldü. E Muhtıra geldi. Bu muhtırayı verenle verilen karşı karşıya gelip konuştular ve sırlarını mahşere taşımak üzere anlaşma sağlandı ve mesele bitti.

Ergenekon örgütü çıktı ya da çıkartıldı. Kamu görevlisi olan birçok, asker, polis, memur STK yöneticileri, gazeteci ve politikacı Genel Kurmay Başkanları, Kuvvet komutanları, parti Başkanları gözaltına alındı.

Hemen hepsi ne ile suçlandığını tam olarak anlayamadıkları için, süre giden mahkemelerde kendilerini savunamadılar.

Suçlarının ne olduğunu sorduklarında, “Sen bilirsin savunmanı yap” denildi.

Yıllarca hapiste kaldılar ve sonrasında Ergenekon adlı bir örgütün olmadığına karar verildi. Hapis yatanların yattığı yanına kar kaldı.

O zaman, ‘Büyük örgüt’ diye adlandırılan örgütün dosyaları kapatıldı.

Bu sırada yine, Sarıkız, Kafes operasyonları yapıldı onlarında Ergenekon örgütü gibi olmadıkları ve hepsinin uydurmaca ve kumpaslardan ibaret olduğu anlaşıldı.

 Sonra ve en önemlisi tüm bunları yaptığı ve yaptırdığı sanılan FETÖ örgütü çıktı. Yapılan ve halen süren inceleme ve soruşturmalardan anlaşıldığı kadarıyla devletin tüm birimlerine, tabiri caizse kılcal damarlarına kadar girmiş olan bu örgüt ortaya çıkartıldı.17-25 Aralık harekâtını yapan bu örgüt, savcı, polis, hakim ve diğer kamu kuruluşu elemanları ile herkese saldırmayı planladılar ve çok sayıda insanı da hedef aldılar. Bunlar yakalanıp götürüldükleri adliyelerde şov yapıp dışarıda kalan yandaşlarına mesajı vermeyi de ihmal etmediler. O günlerde hangi savcı ve hakimin örgütün adamı hangisi değil uzun süre belli olmadığından herkes birbirine şüpheli gözüyle baktı.

Bu hain örgüt tam anlamıyla devletin bütünlüğünü yok etmeye ve yeni bir düzen oluşturmak için 15 Temmuz kanlı darbe girişimini yaptı. Kan döktü bir çok masum insanın canına kıyıldı ve 250’nin üzerinde şehidimiz oldu.

Bunların çoğu yurt dışına kaçıp faaliyetlerini orada sürdürmeye devam ediyorlar. Kaçamayanlar ise yakalanıp adalete teslim ediliyor. Saklanan ya da kendini gizleyenlerin olduğu sanılıyor.

Bu konunun da üstesinden gelinirken, Suriye Irak operasyonları sürüyor. PKK ve uzantılarıyla mücadele için içerde ve dışarda operasyonlar sürüp gidiyor.

Şimdi önümüzdeki pazar günü mahalli seçimler yapılacak. Hani halk kendini yönetecek ya da beraber olacakları yöneticilerden, Muhtar, İhtiyar Heyeti, İl Genel meclisi Üyelerini, Belediye Meclisi üyelerini ve Belediye Başkanlarını seçecek.

Güzel olmasına güzel de halkı kendine bırakan yok ki! Biraz önce sıralanan tüm olaylar beka olarak gösterilip vatandaşın beynine sokuluyor. Tarım ülkesi olan ve en çok ürettiğimiz geçtiğimiz yıllarda elde kalan ve çürüyen soğan ve patatese muhtaç olmuşken, tencereler boşken, çarşı Pazar yangını varken hep beka meselesi ortaya çıkıyor.

Bu nedenle de adı Mahalli İdareler Seçimi olan seçim, Genel Seçim havasına sokuldu. Meydanlarda Belediye Başkanı Adaylarından çok parti Genel Başkanlarını görüyoruz ve hitap şekilleri de hiç hoş değil.

Vatandaş tamamen bıkmış ama kararını da vermiş. Parti liderlerinin sözlerine bakılmaksızın, “Kardeşim, ben mahallemde beni dinleyecek muhtarı, ilçem ve ilimde derdime çare olacak, menfaatimize uygun yatırımlar yapacak, rant peşinde olmayıp hizmet yapacak olan Belediye Başkanını seçeceğim. Genel seçim olunca da ülke koşullarına hangi parti daha uygunsa o zaman oyumu ona veririm. Şimdi A Partisinin adayına oy verir, genelde ise B veya C partilerinden birine oy veririm” derken, bizimkiler birbirine hakaretler, ithamlar, iftira ve çamur atmaya devam edip gidiyorlar.

BEKA HALKTA VAR

Şimdilerde bu beka meselesini her parti kullanıyor.  Halk geleceğini bilmiyor. Bu onun için beka meselesi. İşsiz için iş bulup bulamayacağı, Atama bekleyen öğretmenler için atanıp atanamayacağı, 3 bin 6 yüz ek gösterge bekleyenler ve durumunun iyileşmesini isteyen tüm devlet memurları, çarşı-Pazar fiyatlarının düşüp düşmeyeceği, mutfaktaki yangının sönüp sönmeyeceği, tencerenin kaynayıp kaynamayacağı velhasıl aklınıza ne gelirse ve yarınlarda ne olacağını bilmediğimiz her şey için ve herkes için BEKA meselesi vardır.

Yoksa, evvel Allah’ın izniyle, Ezanımızı susturacak, bayrağımızı indirecek, vatanımızı bölecek, milletimizi parçalayacak iç ve dış güçler tarihin derinliklerinden bu yana olmamıştır ve olmaz da.

Bunları düşünenlere, dünlerde olduğu gibi, bugün de yarınlarda da gereken dersleri verilmiş verilecektir de. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Dolayısıyla bu konuların beka diye abartılıp vatandaşın kafasının karıştırılmasına da gerek olmadığı kanaatindeyim…

 

Önceki Haber

Mahcup etme Ekrem Başkan