Özgür Özel: 30 yıl muhalefet lideri olacağıma üç gün bile orayı meşgul etmem
Okuyan, anketteki verilerin Türkiye'deki genel siyasi atmosferi ve solun mevcut durumunu da özetlediğini belirterek, "Sermayeyle, emperyalizmle uzlaşı olmaz. Buralarda dik ve sert durmak zorundayız" çağrısı yaptı.
Anket sonuçları üzerinden sistem eleştirisinde bulunan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'ın açıklamalarının detayları şöyle:
DÜZEN PARTİLERİNİN SONUCU VE UTANCIDIR
Ank-Ar’ın gerçekleştirdiği araştırmada, yurttaşların yüzde 60’ından fazlasının NATO hakkında net bir fikri olmadığının, ittifakı "zararlı" bulanların oranının ise yalnızca yüzde 11 civarında kaldığının altını çizen Okuyan, anketin güvenilirliğinin bir yere kadar tartışılabileceğini ancak gerçeği yansıttığını ifade etti.
Ortaya çıkan bu tablonun sorumlusunun egemen siyaset anlayışı olduğunu belirten Okuyan, şu ifadeleri kullandı:
"Sağdan sola tüm düzen partilerinin 'Atatürk', 'bayrak', 'vatan' deyip sonra NATO’yu kabullenmelerinin sonucu ve utancıdır bu. Yoksulluktan adaletsizliğe, memleketin 'şikayet' edilen tüm sorun başlıklarına ilişkin de net bir fotoğraf sunuyor bu rakamlar."
SOLUN LİBERALİZMİ TERCİH ETMESİNİN BEDELİ
Türkiye'de NATO'culuk, Amerikancılık ve Avrupa Birlikçiliğin (AB) hiç olmadığı kadar meşrulaştığını savunan Okuyan, bu durumun sol siyasetin eksen kaymasından kaynaklandığını ileri sürdü. Durumu tarihsel bir kıyaslama ile ele alan TKP Lideri, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:
"Yenikapı ruhunun 68 ruhunu sindirmesi olarak da görebiliriz; solun Milli Mücadele ve Cumhuriyet’e sırtını dönmesinin sonucu olarak da. Milli Mücadele’nin mirasını bugün tutarlı bir anti-emperyalizme ve sistem eleştirisine bağlayabilecek tek güç olan solun kimlik siyaseti, liberalizm ve sınıf uzlaşmacılığını tercih etmesiyle birlikte, başka hiçbir ülkede olmadığı kadar güçlü yurtsever kaynaklara sahip olan Türkiye’de NATO’culuk alabildiğine meşrulaştı."
BAZI KONULARDA UZLAŞMA OLMAZ
Mevcut ideolojik gidişata karşı acil mücadele çağrısı yapan Kemal Okuyan, Türkiye'de anti-emperyalist hattın yeniden güçlü bir şekilde inşa edilmesi gerektiğini belirterek açıklamasını şu net mesajla noktaladı:
"Bu gidişat derhal ve şimdi tersine çevrilmelidir. Bazı konularda 'uzlaşma' olmaz. Sermayeyle, emperyalizmle uzlaşı olmaz. Buralarda dik ve sert durmak zorundayız."
TÜRKİYE'NİN NATO GEÇMİŞİ VE ANKETİN ANLAMI
Kamusal tartışmaları hareketlendiren bu anket ve peşinden gelen tepkiler, Türkiye'nin yetmeksiz yılı aşkın NATO üyeliği ve toplumun bu üyeliğe bakışı açısından şu kritik arka plan bilgilerini barındırıyor:
Türkiye, Kore Savaşı'na asker göndermesinin ardından 1952 yılında Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'ne (NATO) resmi olarak üye oldu. O günden bu yana ittifak, Türkiye askeri ve dış politikasının en önemli sacayaklarından biri konumunda.
Sol ve anti-emperyalist hareketler, Türkiye'nin egemenlik haklarının sınırlandığı gerekçesiyle 1960'lı yıllardan (özellikle 68 kuşağı hareketleriyle birlikte) bu yana "NATO'dan Çıkılsın" kampanyaları yürütüyor. Yapılan son anketler ise geniş halk kitlelerinde uluslararası güvenlik örgütlerine dair bilgi düzeyinin gri alanda kaldığını ya da güvenlik algısının NATO çerçevesinde kanıksandığını gösteriyor.