Erdoğan, kent uzlaşını hedef aldı: Kimin eli kimin cebinde belli değil

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Mardin mitingine katıldı.

Erdoğan, "Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular, kimin eli kimin cebinde belli değil. Belediyeleri, DEM ile beraber yönetilecekler ve DEM'siz yönetilecekler diye ikiye ayırmışlar. Bununla kalmamış, DEM'lilerin kapısında girecekleri ve giremeyecekleri belediyeler diye paylaşmayı ihmal etmemişler. Biri çıkıyor, 'DEM'lileri kaldırımda görsem yolumu değiştiririm' diyor, bir başkası çıkıyor, 'DEM'e oy verenleri belediyeye almam' diyor. Ötekisi çıkıyor, 'Size ne oluyor, biz anlaştık, belediyeleri beraberce yöneteceğiz' diyerek, tutmayın küçük enişteyi edasıyla posta koyuyor. Tüm bu skandallar yaşanırken genel başkanlık koltuğunda oturan şahsı ya kimse takmıyor ya da mikrofonu ele geçiren, kendisine had bildiriyor" dedi. Daha önceki açıklamalarında merkezi ile yerel yönetim iş birliğine vurgu yapan Erdoğan, oy tercihi sebebiyle vatandaşlara ayrımcılık yapılmayacağını ve vatandaşların hizmetten yoksun bırakılmayacağını söyledi.

Erdoğan'ın Mardin'deki açıklamalarından öne çıkan kısımlar şöyle:

Tüm vatandaşlarımın sadece siyaseten değil, vicdanen de doğru karar vereceğine inanıyorum, Mardin'den örnek bir duruş bekliyorum. Dış politikada nasılsa iç siyasette de duruşumuz, tavrımız bellidir. Kırmızı çizgimiz ve hassasiyetlerimiz bellidir. Buraya gelirken Emniyet'ten şu rakamı alayım, katılım nedir öğrenin bakalım dedim. Verilen 50 rakam bin. 21 yıldır emanetini taşıdığımız milletimize asla yalan söylemedik. Vatandaşlarımızdan gizli saklı iş çevirmedik. İnsanımıza karşı daima dürüst olduk. 15 Temmuz gecesi Fetö'cü darbecilere karşı Cumhur İttifakı'nda da bu ilkemiz değişmedi. Nerede ittifak olarak hareket ettiğimizi, nerede kendi adaylarımızla seçime girdiğimizi herkes biliyor, görüyor. Yani vatandaşın gözünden kaçırmaya çalıştığımız hiçbir gizli saklı işimiz yok. Adeta cam gibi şeffafız. Bir de karşı tarafa bakıyorsunuz, aman Allah'ım... Ortada ne ne dürüstlük ne şeffaflık ne de milli iradeye saygı var...

Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular, kimin eli kimin cebinde belli değil. Belediyeleri, DEM ile beraber yönetilecekler ve DEM'siz yönetilecekler diye ikiye ayırmışlar. Bununla kalmamış, DEM'lilerin kapısında girecekleri ve giremeyecekleri belediyeler diye paylaşmayı ihmal etmemişler. Biri çıkıyor, 'DEM'lileri kaldırımda görsem yolumu değiştiririm' diyor, bir başkası çıkıyor, 'DEM'e oy verenleri belediyeye almam' diyor. Ötekisi çıkıyor, 'Size ne oluyor, biz anlaştık, belediyeleri beraberce yöneteceğiz' diyerek, tutmayın küçük enişteyi edasıyla posta koyuyor. Tüm bu skandallar yaşanırken genel başkanlık koltuğunda oturan şahsı ya kimse takmıyor ya da mikrofonu ele geçiren, kendisine had bildiriyor. Yani ortada siyasi ahlak, dürüstlük, şeffaflık namına hiçbir şey yok. İnsanların aklına bunları görünce nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça diyen o meşhur şarkının sözleri geliyor. İlkesizlik ve siyasi ahlaksızlık bunların adeta paçalarından akıyor.