Türkiye ekonomisini ayakta tutuyor denilen Suriyeliler köle gibi 16 saat çalıştırılıyor

Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyelilerden 1 milyona yakını kayıt dışı olarak 16 saate kadar çalıştırılıyor, gecikmeli maaş alıyor, dil bilmediği için de iş kazalarına maruz kalıyor.

Gaziantep’te fason iş yapan bir tekstilci. Adını vermek istemiyor. Tıpkı AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin söylediği gibi “Suriyeliler olmazsa çalıştıracak işçi bulamam” diyor. Çünkü kayıt dışı çalıştırdığı Suriyeli işçi, yaşamak için her türlü koşula uymak zorunda... 

Türkiye dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke. Yaklaşık 3.6 milyon kayıtlı Suriyeli mültecinin yanı sıra 320 bin kadar diğer uyruklardan sığınmacı var. Aslında uluslararası literatüre göre “mülteci” statüsünde değiller. 2011’den beri onlara Geçici Koruma Statüsü verilmiş. 

Son günlerde Türkiye’de gündemin en yakıcı sorunlarından biri olan Suriyelilere ilişkin Özhaseki’nin yaptığı açıklama, kayıt dışı çalışan Suriyelilerin yaşadıklarını da ortaya sermiş oluyor. Neler yaşanıyor?  Bu soruyu önce reel sektörün içinden iş insanlarına soralım diyoruz. Genç işsizlik oranı yüzde 25’leri bulan Gaziantep’te “Suriyeliler olmazsa işçi bulamayacağını” söyleyen tekstilcinin derdi, aslında ucuz işgücü. Suriyeli işçiye o derece bağımlı olmuş ki, “Bayram dönüşlerini endişeyle bekliyoruz” diyor.

Tekstilciye göre kayıt dışı çalışmayı isteyen ise Suriyeliler. “Sigortalı olmayı istemiyor. Sigorta yapan işverenler giderinin yarısını işçiden kesiyor” diyor.

ÜCRETLERİ DÜŞÜK, KİMİ ZAMAN ÜÇ DÖRT AY ÖDENMİYOR!

Kayıt dışı çalışan Suriyeli işçiler kayıtlı ve örgütlü çalışan işçilerin de rakibi oluyor. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel-İş Sendikası yetkililerine soruyoruz. Saha çalışmalarına göre şartları şöyle sıralıyorlar:

- İşçiler 16 saate kadar çalışıyorlar, ücretleri düşük, kimi zaman üç dört ay ödenmiyor.

- Irkçı yaklaşımlara maruz kalıyor, haklarını nerede arayacaklarını bilmiyorlar. 

- Dil sorunu nedeniyle iş kazalarına maruz kalıyorlar. 

Tekstil İş Sendikası Proje Koordinatörü Erhan Keleşoğlu ise mülteci işçilerin Türkiye işçi sınıfının bir parçası olduğunu belirtiyor. Kayıt dışı çalıştırılanların sigorta müfettişlerinden kaçırıldığını söyleyen Keleş-oğlu, “Devletin politikası adeta göz yummak olmuş. Asgari ücretin altında işçi çalıştırmaktan işverenler memnun” diyor. 

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Nihal Eminoğlu ise “Suriyeliler Türkiye’nin kendileriyle ilgili politikasının ne olacağını bilmiyor. Bu nedenle her ay aldıkları 155 TL para ve yardımlardan olmamak için sigortalı çalışmak istemeyenler var” diyor.

CHP Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan ise, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin  “Şimdi bazı şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyorlar. Gaziantep sanayisine gidin yüzbinlerce insan en ağır ve en zor işlerde çalışıyorlar" sert bir dille eleştirdi.

Milletvekili Kaplan, “Özhaseki talihsiz bir söylemde bulunmuş. Sanki bu zamana kadar mülteciler Gaziantep sanayisini kalkındırıyorlar. Memleketten ve ülkeden uzak bir siyaset dili. Gaziantep’imizin sanayisini vatandaşlarımız tüm zorluk ve sıkıntılara rağmen kalkındırmaya çalışıyor. Kimseye mal olmayacak bir çalışma örneği gösteriyorlar. Sanayinin bu denli iyi olması  Gaziantepli vatandaşlarımızın çalışkanlığı ve iş bilirliğiyle gelmiştir. Onlarca yıllık emek yok sayılıyor Özhaseki’nin söylemi oldukça talihsiz.

Özhaseki'nin açıklaması aynı zamanda AKP'nin gerek Suriye politikasını gerekse ekonomik sistemini gözler önüne seriyor. Ucuz iş gücünü, sigortasız işçiliği, kayıt dışılığını yücelten, ülkedeki yüzbinlerce genci işsiz bırakan bu zihniyettir. Bununla birlikte Gaziantep'in sanayisini ayakta tutuyorlar demek de had bilmezliktir. Gaziantep Ortadoğu’nun üretim yapan iller arasında en büyük illerden biridir. Özhaseki tüccar olduğu için en iyi de kendisi bilir. Bu söylemleri büyük bir çarpıtma ve talihsizlik. Bu şehir, yıllarca ülkeye kaynak yaratmıştır. Halıda, tekstilde, ayakkabıda, mobilyada marka olmuştur. Her sofrada tatlı şekilde yer almış, ağızlarda tat bırakmıştır. Özhaseki bu tadı zehre çevirmek istiyorsa kendi şirketini tercih edebilir. Ama Gaziantep'ten dilemesi gereken bir özür borcu vardır” dedi.