TTB’den RTÜK’e Yazı: Aşı karşıtlığını artıran programlar denetlenip gereği yapılmalıdır

Türk Tabipleri Birliği (TTB), toplumda aşı karşıtlığını ve tereddüdünü artırmaya dönük programlar ile ilgili olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) 10 Ağustos 2021 günü bir yazı yazdı.

Mehmet Rebii Özdemir / Yeni Soluk

TTB tarafından RTÜK'e aşı karşıtlığıyla ilgili yapılan programların denetlenmesi yolundaki yazısı haberimiz ekindedir. TTB, RTÜK'e yazılan yazıyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verildi. "COVID-19 salgınıyla mücadelede aşının en etkili araçlardan biri olduğu vurgusuyla başlayan yazıda aşıya erişim sorunu yaşanmayan ülkelerde yüksek aşılama oranlarına ulaşılmasının önündeki en önemli engelin, aşı karşıtları eliyle yaratılan aşı tereddüdü olduğu belirtildi. Ulusal ve yerel kanallarda aşı karşıtlarının katıldığı ve toplumda tereddüt yaratmaya yönelik söylemlerin bulunduğu programlardan örneklerin sıralandığı yazıda şu ifadelere yer verildi: “Aşı karşıtları, herhangi bir rasyonel dayanakları olmadığı ve herhangi bir bilimsel temele de oturtmadıkları halde, kendilerinden mülhem iddiaları öyle kesin bir dille ifade etmektedirler ki kullanılan dil ve üslup toplumun azımsanmayacak bir kesimi üzerinde büyük bir etki yaratmaktadırlar.”

Basın-yayın organlarındaki sunucu ve gazetecilerin, iddia sahibine bu bilgilere nasıl ulaştığı, kaynaklarının ve araştırma yöntemlerinin ne olduğu gibi sorular sormasının büyük önem taşıdığı ifade edilen yazıda, “Topluma doğru bilginin ulaştırılması temel hedefi bir yana bırakılıp aşı karşıtlarınca ortaya atılan görüşlerin bu yaklaşımla sorgulanmaması, sansasyon ve polemiklerle reyting artışlarının öncelenmesi doğru ve ilkeli bir yayıncılık olarak görülemez” denildi.

TTB, yazının son bölümünde ise gerek Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nda, gerekse de Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te toplumun ruh ve beden sağlığına zarar verecek hususlara yer verilemeyeceğine atıf yaptı ve yayınların denetlenerek gereğinin yapılmasını istedi.

TTB'nin RTÜK'e yazdığı yazının tamamı şöyle:

Konu: Aşı karşıtı programlar hakkında.

Diğer tüm dünya ülkeleri ile birlikte uzun süredir Covid-19 Pandemisinin sadece fiziksel ve psikolojik sağlık sorunları ile sınırlı kalmayan, eğitiminden ekonomiye uzanan yıkıcı etkileri ile karşı karşıyayız. Salgınla mücadelenin bir an ünce kazanılması, insanlığın uğradığı geri dönüşsüz zararların giderilmesi ve yenilerinin önlenebilmesi için şarttır. Bunun en etkili araçlarından birisi aşıdır.

Aşılar, yüzyıllardır sayısız yaşam kurtarmış, tüm canlıların sağlık ve refahın sağlamış olan en başarılı ve uygun maliyetli müdahale yöntemidir. Aşı ile önlenebilir hastalıklara bağlı hastalanma ve ölümleri ortadan kaldırmak, bu tür hastalıkları en iyi şekilde kontrol altına almak için yüksek aşılanma oranlarına ulaşılabilmesi gerekmektedir.

Bugün, aşıya erişim problemi yaşanmayan ülkelerde yüksek aşılama oranlarına ulaşılmasının önündeki en önemli engel, aşı tereddüdüdür. Toplumda aşı tereddüdü yaratanlar ise aşı karşıtlarıdır. Aşı karşıtları, herhangi bir rasyonel dayanakları olmadığı ve herhangi bir bilimsel temel e de oturtmadıkları halde, kendilerinden mülhem iddiaları öyle kesin bir dille ifade etmektedirler ki kullanılan dil ve üslup toplumun azımsanmayacak bir kesimi üzerinde büyük bir etki yaratmaktadırlar. Bu kişiler, kültürel, felsefi, dini inanç veya komplo teorisi temelli ya da bilimsel çalışmaların özgün bağlamından koparılmış yorumlarıyla sundukları iddiaları ile toplumda aşıların güvenli ve yararlı olduğu bilgisine duyulan inancı ortadan kaldırmakta, bireyleri esasında risk altında olmadıklarına veya “kısırlık yapıyor” örneğinde olduğu gibi başka sağlık sorunlarını yol açtığına inandırmaktadırlar.

Son yıllarda televizyon ve sosyal medyanın da etkisi ile aşı tereddüdü yaratan kişiler daha görünür olmakta ve toplum sağlığına riske atan açıklamalarını geniş kitlelere duyurmaktadırlar. Örnek olarak;

  • Abdurrahman Dilipak; TV 100 adlı televizyon kanalında I 2.03.2021 tarihinde “Kayıt Dışı” adlı programda yayınlanan https://www voutube.com/watch?v =3eH6YFNoei4 internet adı esinden erişilebilen röportajda ve Akit TV adlı televizyon kanalında 28.06.2021 tarihinde “Derin Gerçekler” adlı programda yayınlananhttps://www.voutııbe.com/ watch?v=z S5nmfpZWo internet adresinden erişilebilen röportajda
  • Dr. Ümit Aktaş; Beyaz TV adlı televizyon kanalında 19.05.2021 tarihinde “Her açıdan” adlı programda yayınlanan https://www.Youtube.com/watclı?v=aSY-A4npKJc internet adresinden erişilebilen röportajda,
  • Dr. Serfıat Fındık; Ülke TV adlı televizyon kanalında 05.06.2021 tarihinde “5. Gün” adlı programda yayınlanan https://www voutube.com/watch?v=E7H9WxnBl k internet adresinden erişilebilen röportajda,

Bu türden açıklamalar yapmışlardır.

Bu tür yayınlardan etkilenen kişilerin aşıyı reddetmeleri, sadece kendileri ile sınırlı değil, toplumsal sonuçları olan katarlardır. 4 “Toplumda belli bir hastalığa karşı bağışıklığı olan kişilerin oranı arttıkça salgın olasılığı düşer, aşılı kişi sayısı belli bir eşiği geçtiğinde ise salgın tamamen ortadan kalktığı gibi vaka sayıları da çok çok azalır. Covid-19 Pandemisi için de durum böyledir. Bu nedenle, toplumun gerçek ve güvenilir bilgi ile buluşturulması, siyasi otoritenin, eğitim kurumlarının, meslek kuruluşlarının yanı sıra yazılı ve görsel basının da sorumluluğundadır.

Basın ve yayın organlarında yer verilen yazı ve programlarda gazetecinin/sunucunun, iddia sahibinin bilgiye nasıl ulaştığını, kaynaklarının ve araştırma yönteminin ne olduğunu açıklanmasında ısrarcı olmasının, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önemi vardır. Topluma doğru bilginin ulaştırılması temel hedefi bir yana bırakılıp aşı karşıtlarınca ortaya atılan görüşlerin bu yaklaşımla sorgulanmaması, sansasyon ve polemiklerle reyting artışlarının öncelenmesi doğru ve ilkeli bir yayıncılık olarak görülemez. Bilimsel temelden yoksun bir şekilde aşı tereddüdü yaratmak, insanlık yararına değildir ve yaşadığımız olumsuz sonuçların ağırlaşmasına katkı sunmaktadır. Gerek Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda ve gerekse Yayın Hizmeti Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelikte yayın ilkeleri belirlenirken, toplumun beden ve ruh sağlığına zarar verecek hususlara yer verilemeyeceği, bunların teşvik edilemeyeceği, haberlerde gerçeklik ve doğruluk ilkelerinin esas alınacağı düzenlenmektedir.

Bu nedenle radyo ve televizyonlarda yapılan yayınların tarafınızdan denetlenerek gereğinin yapılması beklentimizi bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla,

Prof.Dr. Vedat Bulut

TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri