Murat Emir: Hayal gücünü zorlayan iftiralarla karşı karşıyayız
Toprak: Varlığını bildikler FETÖ’ye karşı 4,5 yıl boyunca harekete neden geçmediler?
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak'ın 13 Şubat 2022 Tarihli Haftalık Değerlendirme Raporunda çok kritik meseleleri kamuoyu ile paylaştı. Toprak, “AK Parti sözcüsü, MİT Başkanı ve o dönemde Başbakan olan CB Erdoğan’a yönelik 7 Şubat 2012 girişiminin 10’uncu yıldönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu girişimin darbenin ilk halkası olduğunu ifade ediyor. AK Parti sözcüsünün bu açıklamaları, o zaman 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsüne 4,5 yıl boyunca neden varlığını bildikleri bu örgütle iş birliğine devam ettikleri ve tasfiye için harekete geçmedikleri sorusunun yanıtlanmasını kaçınılmaz kılıyor” dedi.
Link vererek iddiasını delillendirdiği açıklamasında Toprak şunları dile getirdi, “AK Parti sözcüsü, Genel Başkan Yardımcısı ve MKYK üyesi Ömer Çelik geçen hafta 7 Şubat’ta resmi hesabından bir paylaşımda bulundu. Paylaşımında; (https://twitter.com/omerrcelik/status/1490655132643647489) ‘Bugün 7 Şubat. FETÖ’nün MİT Müsteşarı Sn. Hakan Fidan’ı hedef alarak, Sn. Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’a ve meşru Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne dönük darbe girişiminin 10. yıl dönümü. 7 Şubat’ın yıldönümünde Terör Örgütü FETÖ’yü bir kez daha lanetliyoruz’ diyen sözcü, devamında ise Türkiye’yi ve demokrasiyi hedef alan her türlü projeye, girişime ve müdahaleye karşı mücadeleye CB Erdoğan liderliğinde devam edeceklerini vurguladı”
“ERDOĞAN, HAKAN FİDAN’IN KENDİSİNİN TALİMATI VE BİLGİSİ DAHİLİNDE GÖREVLENDİRİLDİĞİNİ AÇIKLAMIŞTI”
Toprak, açıklamasının devamında şunlara değindi: “Hatırlanacağı gibi o dönemde MİT Müsteşarı ve iki yardımcısının Oslo’da PKK üst yöneticileriyle resmi müzakereler yürüttüğü, ateşkes ve silah bırakma pazarlıkları yaptıkları, PKK’nın AK Parti iktidarından bu konudaki taleplerini gündeme getirdiği vb. görüşmeler açığa çıkmıştı. Oslo’da kapalı kapılar ardında, PKK ile gizlice yürütülen görüşmelerin, ses kayıtları ve belgelerinin açığa çıkması üzerine Başbakan Erdoğan, Hakan Fidan’ın kendisinin talimatı ve bilgisi dahilinde görevlendirildiğini açıklamıştı.”
ADI GEÇEN SAVCI, TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİNDEN TUTUKLANDI
Başbakanın bu açıklamalarına karşılık İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya MİT Müsteşarı’nı terör örgütüyle devlet aleyhine gizli pazarlıklar yürütme iddiasıyla soruşturma açarak 7 Şubat 2012’de gözaltına alıp, tutuklamak istemiş, Cumhurbaşkanı Gül’ün de devreye girmesiyle savcının bu girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra adı geçen savcı, terör örgütü üyeliğinden tutuklandı ve HSK tarafından da meslekten ihraç edildi.
Şimdi sorulması ve yanıtlanması gereken önemli soru; 7 Şubat 2012’deki bu girişimin 10’uncu yıldönümünde mesaj yayınlayıp hükümeti devirmeye yönelik FETÖ’cü darbe olarak nitelendirilen bu teşebbüsten sonra, AK Parti iktidarının ve dönemin Başbakanı CB Erdoğan’ın neden 15 Temmuz 2016’daki kanlı girişime kadar, 4,5 yıl daha bu örgüt ve cemaatle beraber yol yürümeye devam ettiğidir. Neden o gün bunun darbe olduğunu tüm ülkeye ilan edip, harekete geçerek, yargıda, emniyette, orduda, MİT’te, istihbarat birimlerinde ve tüm bakanlıklardaki darbeci örgüt mensupları yakalanıp, yargı önüne çıkarılmadı?
“GÜÇLENMESİNE, ÖRGÜTLENMESİNE GÖZ YUMULDU”
Dinlemelerin, izlemelerin yapıldığı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve Bilgi Teknolojileri Kurumu’ndaki (BTK) iltisaklı-irtibatlı oldukları bilinen örgüt üyelerine 248 yurttaşımızın şehit, 2196 yurttaşımızın gazi olduğu kanlı 15 Temmuz darbesine kadar dokunulmadı? Madem daha 10 yıl öncesinde darbe tezgahladıkları biliniyordu, başta TSK ve Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantıları olmak üzere bu örgütün ordu, yargı ve devletin tüm üst kademelerinde yerleşmesine, güçlenmesine, örgütlenmesine göz yumuldu!
“İLTİSAK VE İRTİBAT İÇİN BAŞKA KRİTERLER İLAN EDİLDİ”
15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsü sonrasında OHAL ilan edilip KHK’larla tasfiye başlatılırken bile CB Erdoğan, FETÖ-Paralel Devlet Yapılanmasının (PYD) miladını 17-25 Aralık 2013’teki rüşvet yolsuzluk operasyonları, ses kayıtlarının ortalığa saçılması vb. olarak ilan etti. 2017’de FETÖ/PYD üyeliği, iltisak ve irtibat için başka kriterler ilan edildi.
Halkın nezdinde sürekli oy ve itibar kaybeden İKTİDAR, 7 Şubat darbesinin 10’uncu yıldönümü diye ortaya çıkıp yeni bir mağduriyet alanı açmaya çabalıyor. Artık bu söylemlere kimse kanmıyor ve iktidarın demokrasi uğruna mücadele ettiğine kimse inanmıyor!
Raporun tamamını okumak için TIKLAYINIZ
Yeni Soluk
Yorum Yap