Toprak: “MB’nin yüzde 5’lik tek haneli enflasyon hedefine kimse inanmıyor”

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı, PM üyesi ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak; “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağustostan itibaren enflasyonun düşüşe geçeceği, faizlerin indirileceği yönündeki açıklamaları, Merkez Bankası’nın ağustos ayı anketinde tekzip edildi. Yılsonu enflasyon beklentisi temmuz ayındaki yüzde 15,64 seviyesinden yüzde 16,30 düzeyine yükseldi. 24 ay sonrasına dönük enflasyon beklentisi de yüzde 10,52’ye yükseldi. Bunun anlamı iktidarın ve MB’nin 2023’te yüzde 5’lik tek haneli enflasyon hedefine kimse inanmıyor” dedi.

Toprak konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunlar değindi:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, youtube tarafından da ‘İktidar yandaşı’ olarak tescillenen A Haber’de katıldığı programda ağustos ayında enflasyonun en yüksek düzeye çıktığını, bundan sonra enflasyonda artış beklemediklerini, düşüşe geçileceğini belirterek, faizlerinde indirileceğini söylemişti.

Ancak Cumhurbaşkanının bu açıklamalarının hemen ertesi günü 6 Ağustos’ta açıklanan MB ağustos 2021 Piyasa Katılımcıları Anketi (PİKA) sonuçlarına göre, yılsonu Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) enflasyon beklentisi temmuz ayındaki yüzde 15,64 seviyesinden yüzde 16,30 düzeyine yükseldi.

MB’nin her ay reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyoneller ve akademisyenlerden oluşan katılımcılarla gerçekleştirdiği anketi bu ay 55 profesyonel yanıtladı.

Anket sonuçlarına göre, geçen ay yüzde 0,85 olan ağustos ayı TÜFE beklentisi, bu anket döneminde yüzde 0,99'a yükseldi. Bu da temmuz verileriyle yüzde 18,95 olarak açıklanan yıllık TÜFE’nin, Cumhurbaşkanının söylediklerinin tersine, eylül ayında açıklanacak ağustos verileriyle birlikte, yüzde 19’un üzerine çıkmasının beklendiğini ve MB’nin yüzde 19’luk politika faizinin enflasyonun altında kalacağı görüşünün öne çıktığını gösteriyor.

“5’LİK ‘TEK HANELİ ENFLASYON’ HEDEFİ PİYASA TARAFINDAN İNANDIRICI BULUNMUYOR”

PİKA sonuçları, 12 ay sonrası TÜFE beklentisinin yüzde 12,62'den 12,48'e düşmesine karşın, 24 ay sonrası TÜFE beklentisinin yüzde 10,43'ten yüzde 10,52'ye yükseldiğini gösteriyor. Diğer deyişle 2023 ağustosunda enflasyonun çift hanede kalmaya devam edeceği kanısı ağırlıkta. İktidarın ve MB’nin son enflasyon raporunda açıkladığı 2023 yılı için yüzde 5’lik ‘tek haneli enflasyon’ hedefinin piyasa profesyonelleri tarafından inandırıcı bulunmadığı gibi bunun en az iki katı bir enflasyonun 24 ay sonrası için öngörüldüğü anlaşılıyor.

Diğer yandan PİKA katılımcılarının yılsonu dolar/TL beklentisi 8,99'dan 8,94'e gerilerken, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi ise 9,37'ye çıktı. Dolayısıyla kurlardaki yükselişin gelecek yılda da devam edeceği, doların TL karşılığının 10 TL’ye yaklaşacağını düşünenler ağırlıkta.

“TURİZMDE ŞİMDİLİK GÖRÜLEN KISMİ CANLANMA KESİNTİYE UĞRAYABİLİR”

Bir önceki anket döneminde 24,7 milyar dolar olan yılsonu cari işlemler açığı beklentisi, ağustos ayında 23,5 milyar dolara indi. Gelecek yıl cari işlemler açığı beklentisi de 21,3 milyar dolardan 21,2 milyar dolara geriledi. Bunda temmuz ayında başlatılan normalleşme ve dış turizme açılmayla birlikte turizm dövizi gelirlerinin artacağı kanısının öne çıkmasının etkili olduğunu söyleyebiliriz. Normalleşme ve uzun bayram tatili sonrasında hızla artışa geçen vaka ve vefat sayıları yeni bir kapanmayı, yurtdışı seyahat kısıtlamalarını beraberinde getirebilir ve turizmde şimdilik görülen kısmi canlanma kesintiye uğrayabilir. Bu da cari açıkta gözlenen iyimserliği tekrar tersine çevirebilir.

GSYH 2021 yılı büyüme beklentisi de bir önceki anket döneminde yüzde 5,8 iken bu anket döneminde yüzde 6 olarak gerçekleşti. GSYH 2022 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 4’te aynı kaldı.

‘PİYASA KATILIMCILARI ANKETİ’ PİYASA PROFESYONELLERİ AÇISINDAN ÖNEMLİ

MB’nin daha önce beklenti anketi olarak yayınladığı haziran ayından bu yana adını Piyasa Katılımcıları Anketi olarak değiştirdiği anketteki sonuçlar her ne kadar resmi görüşleri yansıtmasa da piyasa profesyonellerinin değerlendirme ve öngörülerini yansıtması açısından önemli.

İktidarın hazırladığı Orta Vadeli Program (OVP) ve MB’nin enflasyon raporlarındaki hedefler çok ciddi sapmalara uğrarken, piyasa ve ekonomi gerçeklerinden uzak şekilde masa başı hesaplamalarla hedef belirlendiğini gösteriyor. MB son enflasyon raporunda yılsonu enflasyon hedefini üçüncü kez değiştirmek zorunda kalarak, yüzde 9’dan 12’ye, 12’den 15’e yükseltmek zorunda kaldı. Oysa piyasa profesyonelleri içinde yaşadıkları reel ekonominin gerçeklerinden yola çıkarak çok önceden yılsonu enflasyon beklentilerini asgari yüzde 15 olarak ifade etmişlerdi. Şimdi ise Cumhurbaşkanının ağustostan itibaren enflasyonun düşüşe geçeceği tezine karşılık, PİKA katılımcıları tam tersine enflasyonun yüksek kalmaya devam edeceğini bugünkü seviyesinin altına inse de yüzde 16,30 olacağını öngörüyor

Muhtemelen sonbahar aylarında bu beklentiler daha da yüksek seviyelere çıkacaktır. PİKA sonuçları iktidarın, ekonomi yönetiminin ve MB’nin beklenti, tahmin ve hedeflerinin pek çoğunun piyasa profesyonelleri, reel ve finans sektörü yöneticileri için bir anlam ifade etmediğini apaçık gösteriyor.

FAİZ İNDİRİMİ KARARI, TL’NİN İNTİHARI OLACAKTIR!

TÜİK’in resmi enflasyonunun yüzde 18,95’e yükselmesi bu ayki PPK toplantısında asgari 50-100 baz puanlık bir faiz artışına gidilmesi gerektiğini gösteriyor. Faiz indirimi baskısı MB yönetimini zafiyete sürüklüyor. MB, enflasyon-MB faizi arasındaki 0,05’lik farkı gerekçe göstererek bu ay da faizi yüzde 19’da sabit tutma yoluna gidebilir. Buna karşılık siyasi baskıyla alınacak bir faiz indirimi kararı, TL’nin intiharı olacaktır!

3 Ağustos’ta açıklanan Temmuz ayı enflasyon verileriyle Tüketici enflasyonunun (TÜFE) geçtiğimiz ay aylık yüzde 1,80 artışla yıllık yüzde 18,95’e yükseldiği duyuruldu. Üretici enflasyonu (Yİ-ÜFE) ise aylık yüzde 2,46 arttı ve yıllık bazda yüzde 44,92’ye çıktı. TÜFE-ÜFE makası 26 puana ulaşırken, önümüzdeki aylarda ÜFE’deki yükselişin TÜFE'ye yansıması gerçekleşen enflasyonu yukarıya çekmeye devam edecek.

- Asıl dikkat çeken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yüzde 18,95 olarak açıkladığı resmi enflasyon ile Merkez Bankası’nın (MB) mart ayından beri yüzde 19’da sabit tuttuğu politika faizi arasındaki farkın 0,05 puana inmesi.

BİR AY DAHA FAİZİ YÜZDE 19’DA TUTABİLİR

MB’nin 6 Ağustos’ta açıkladığı Ağustos 2021 PİKA beklenti anketinde, temmuzda yüzde 15,64 olan yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 16,30’a yükseldi. Yine temmuz anketinde yüzde 0,85 olan ağustos ayı aylık TÜFE artış beklentisi, ağustos anketinde yüzde 0,99’a çıktı. Bu bile eylül ayında yıllık TÜFE’nin yüzde 18,95’ten 19,25-19,50 arasına yükseleceğini ve MB faizinin enflasyonun altında kalacağını gösteriyor. MB politika faizini artırmasa bile en azından Cumhurbaşkanının tepkisini çekmemek, durumu idare etmek üzere yüzde faizi 19’da sabit tutmayı bir-iki ay daha sürdürebilir. MB Para Politikası Kurulu (PPK) 12 Ağustos’taki toplantısında en azından enflasyon ile politika faizi arasında 0,05 puanlık farkın arkasına sığınarak, halen enflasyonun üzerinde faiz vermeye devam ettiğini savunup, bir ay daha faizi yüzde 19’da tutabilir.

Ancak bu kez de gerçekleşen enflasyonun altında kalacak bir politika faizinin TL ve döviz kurları üzerinde ağır maliyeti olur.

TL’DEN KAÇIŞ ARTARKEN DOLARİZASYON YENİDEN ALEVLENECEKTİR

Cumhurbaşkanı ağustostan itibaren enflasyonun düşeceğinde ısrarlı ve buna bağlı olarak da faizlerin indirilmesini istiyor. Ancak yüzde 45’e varan ÜFE ile TÜFE arasındaki fark 26 puana ulaşmış iken, ÜFE’den TÜFE’ye daha yüksek oranlı yansımaların olması önümüzdeki aylarda enflasyonda artışın sürmesi olasılığı yüksek görünüyor. Ayrıca her yıl olduğu gibi Eylül ayında şayet olağanüstü bir gelişme olmaz ve artan vaka-vefat sayıları nedeniyle yeni bir kapanmaya gidilmez ise okulların açılması, ilköğretim ve ortaöğretimde yaklaşık 11-12 milyon, yükseköğrenimde 8 milyon öğrencinin uzun bir aradan sonra eğitim-öğretime başlaması söz konusu. Dolayısıyla eğitim-öğretim harcamalarının fiyatları yukarı yönlü etkilemesi, enflasyonu da yukarı çekmesi beklenen bir gelişme.

MB, Cumhurbaşkanının ısrarı ve baskısıyla enflasyon artmaya devam ederken bir faiz indirimi kararı alırsa, şimdiden hareketlenmeye başlayan döviz kurları daha da hızlı yükselecektir. Buna paralel olarak TL’nin değer kaybı da hızlanacak, TL’den kaçış artarken dolarizasyon yeniden alevlenecektir.