Özgür Özel Diyarbakır’da net konuştu, Kılıçdaroğlu’na “CHP’ye atanan kayyım” dedi
Toprak: "İktidar, iki ay sonra faturasını ödeyemeyip yeniden icraya düşecek vatandaşı 2 bin TL ile kandırıyor”
Bugüne kadar yoksulluğu önlemeyi değil yönetmeyi ve kitleleri muhtaç kılarak siyasi kontrolünde oy deposu olarak tutmayı tercih eden iktidar, 30 milyarlık bütçe kaynağıyla icra silme desteğini siyasi nema ve oy alma amacıyla uygulamaya hazırlanıyor. İki ay sonra yine faturasını ödeyemeyip icraya düşeceği aşikâr olan vatandaşı 2 bin TL icra parasıyla kandırıyor.”
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Merkez Bankası serbest piyasa ilkeleriyle örtüşmeyen bir tebliğle bankalara kredi faizi limiti getirdi. Bankalar belirlenen limit üzerinden kredi vermeye, diğer yandan limit aşımında hazine kâğıdı almaya zorlanarak hem faizlerin düşürülmesi hem de hazinenin kaynak sağlaması hedefleniyor. Çok ciddi riskler içeren bu düzenleme yeni Demirbank örneğine benzer banka krizlerini tetikleyebilir” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak her hafta kamuoyu ile paylaştığı “Haftalık Değerlendirme Raporu”nu yayımladı.
Politika faizini bir puan daha düşürerek yüzde 13’e indiren MB, şimdi de kredi faizlerine tavan limiti getiren, serbest piyasa ilkelerini ortadan kaldıran tebliğiyle banka-finans sektörünü ve kredileri kilitledi. MB, bankaları adeta tehdit ederek, ‘dediğimi yapmazsanız piyasayı size zindan ederim’ diyor. Sanayicilerin, reel sektörün yüzde 40-50 faizle bile krediye erişememekten yakınmalarına ‘Alma abi alma’ karşılığı veren MB Başkanı, şimdi bankaları baskılamaya çalışıyor. Ticari kredilerde yüzde 22,85 ve 29,38 arasında alt ve üst limitler belirleniyor. MB, yüzde 22,85’i aşan faizle verilen kredilerde kredi tutarının yüzde 20’si, 29,38’i aşan faizle verilen verilecek kredilerde ise kredi tutarının yüzde 90’ı kadar menkul kıymet satın alma (hazine borçlanma senedi) koşulunu bankalara dayatıyor.
BANKALAR AÇISINDAN ÇOK CİDDİ VADE RİSKİNE NEDEN OLACAKTIR
Bankacılık ve finans kesimini kilitleyen, kredilerin durmasına yol açan bu emirkumandalı faiz tebliği, ‘finansal istikrar ve kredi aktarım mekanizmasının güçlendirilmesi’ iddiasının aksine ekonomide durgunluğa, daralmaya ve istihdamda gerilemeye neden olacaktır. 1994 krizinde bankaları hazine kâğıdı almaya ve düşük faizle hazineye borç vermeye zorlayan kararları ağır bankacılık krizine yol açtı. Bankaların verdiği kredi miktarının yüzde 20’si ya da ya da yüzde 90’ı kadar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) almaya zorlanması bankalar açısından çok ciddi vade riskine neden olacaktır. Bankaları ağırlıkla en fazla 3 ay vadeli mevduat toplayabilirken, bu mevduatları 5-19 yıl vadeli DİBS’lere yatırmaya ve hazineyi finanse etmeye mecbur kılınmaları bankaları ağır kur, faiz ve vade riski altına sokacaktır. Kaldı ki bu zorlama tebliği bankalar yasasına da aykırıdır. Bankalar yasası bankaların tasarrufların güvenliği ve garantisi için kur ve vade riski konusunda azami dikkat göstermelerini şart koşuyor.
ÜRETİMDE GERİLEME OLACAKTIR.
MB ve ekonomi yönetimi, yayınladıkları tebliğle, bankalardan kredi hacimlerini arttırmamalarını, kredi faizlerini düşük tutmalarını, belirtilen faiz sınırlarını aşmayarak politika faizinin azami 6-9 puan üzerinde faizle kredi vermelerini istiyor. Bunu yaparken de limitleri aşan bankaları hazine borçlanmasına destek vermeye, hazine kağıdı almaya mecbur ediyor. Bu adımların varacağı nokta finans sektörünün kredi hacminin daha da daralması kâğıt üzerinde faiz sınırlarıyla mümkün olan en düşük kredi hacminde kalınmasına yol açacaktır. Dolayısıyla varılacak nokta ekonomik durgunluk ve daralma, istihdam düşüşü, üretimde gerileme olacaktır.
CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, iktidarın hacze düşen yurttaşların borcunu kısmen ödeme vaadini, “Bugüne kadar yoksulluğu önlemeyi değil yönetmeyi ve kitleleri muhtaç kılarak siyasi kontrolünde oy deposu olarak tutmayı tercih eden iktidar, 30 milyarlık bütçe kaynağıyla icra silme desteğini siyasi nema ve oy alma amacıyla uygulamaya hazırlanıyor. İki ay sonra yine faturasını ödeyemeyip icraya düşeceği aşikâr olan vatandaşı 2 bin TL icra parasıyla kandırıyor” diye değerlendirdi.
CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, haftalık değerlendirme raporunu yayınladı. Toprak, iktidarın icralık olan yurttaşların 2 bin liraya kadar olan borcunu kapatma vaadine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ağustos ayı itibarıyla icra-iflas dairelerindeki dosya sayısı 25 milyonu aştı. Ortalama her üç kişiden birisi icralık. İki yıllık salgın süresince sadece bir kez, sosyal yardım alan kayıtlı 3 milyon haneye bin TL, toplamda 3 milyar TL nakdi destek verildi. Vergi ve SGK borç yapılandırma yasalarında gecikme ve ceza faizlerinin silinmesi önerimiz TBMM’de reddedildi. Milyonlarca kişi ve kuruluş e-haciz uygulamasıyla karşı karşıya kaldı. Banka hesapları bloke edildi. Bu sürecin ağır bir icra-haciz fırtınasına zemin hazırlayacağı çok önceden belli olmasına karşılık, iktidar bunu da görmezlikten gelmeyi tercih etti. Bütçe kaynaklarını, kur korumalı mevduat (KKM) sahiplerine tahsis ederek elde ettikleri milyarlarca liralık kur farkı ve faiz gelirini de vergiden muaf tuttu.
“SEÇİM YAKLAŞINCA İKTİDAR DAR GELİRLİYİ HATIRLADI”
İktidar seçime 9 ay kala milyonlarca dar gelirliyi hatırlama lütfunda bulundu. Elektrik, doğalgaz, telefon, internet faturalarını ödeyemedikleri için icraya verilen, gecikme ve ceza faizi işletilen milyonlarca vatandaşın bu dosyaları aynı zamanda modern görünümlü çek-senet mafyası, tefeci konumundaki Varlık Yönetim Şirketlerine devredilmiş durumda. İktidar, icra dosyalarını kapatmayı, dosya başına 2 bin TL’ye kadar olan icra ödemelerini üstlenmeyi, Varlık Yönetim Şirketlerine ödemeyi bütçeden yaparak icrayı silmeyi vaat ediyor. Bunun için bütçeden 30 milyar TL kaynak ayrılacak.
Öncelikle vatandaşın vergilerinden oluşan bütçeden ayrılacak parayla icra dosyalarının kapatılması, yükün yine vatandaşın sırtından karşılanması demek. Bunun da ötesinde iktidarın seçim rüşvetiyle oy kapmak üzere vatandaşa 9 milyon icralık vatandaşa lütuf gibi sunduğu bu destek paketine ayrılan 30 milyar TL’nin iki katı tutarındaki 60,6 milyar TL, 1 milyon kur korumalı mevduat sahibine 5 ayda ödendi.
30 MİLYARLIK BÜTÇE KAYNAĞIYLA İCRA SİLMEK OY ALMA AMAÇLIDIR
Bugüne kadar yoksulluğu önlemeyi değil yönetmeyi ve kitleleri muhtaç kılarak siyasi kontrolünde oy deposu olarak tutmayı tercih eden iktidar, 30 milyarlık bütçe kaynağıyla icra silme desteğini siyasi nema ve oy alma amacıyla uygulamaya hazırlanıyor. İki ay sonra yine faturasını ödeyemeyip icraya düşeceği aşikâr olan vatandaşı 2 bin TL icra parasıyla kandırıyor.”
Yeni Soluk
Yorum Yap