Toprak: “Eğitim sistemi, 1 milyonu aşkın çocuğun okul dışı kaldığı bir noktaya getirildi”

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak'ın 7 Şubat 2022 Tarihli Haftalık Değerlendirme Raporunda çok kritik meseleleri kamuoyu ile paylaştı.

Toprak, “İktidar ittifakının TBMM’den geçirdiği Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenlerin beklenti ve ihtiyaçlarına yanıt vermekten uzak, düzmece cezalar ve siyasi amaçlarla öğretmen tasfiyesini öngören bir düzenlemedir. Eğitim sistemi, eğitim çağındaki 1 milyonu aşkın çocuk ve gencin okul dışı kaldığı bir noktaya getirildi. Şimdi bu yasayla, yüksek lisans-doktora diploması ticareti ve sahteciliğin yolu açılarak, tümüyle çöküşe zemin hazırlanıyor!” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Geçen yıl yapılan 20. Millî Eğitim Şûrasında Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılması kabul edilerek, tüm meslek örgütleri, öğretmen sendikalarıyla, uluslararası uygulama örneklerinden de yararlanılarak hazırlanacak yasanın, aralık ayında TBMM’ye sunulması kararlaştırılmıştı. Şûra kararlarında; yasanın öğretmen politikalarında ihtiyaç duyulan bütüncül yaklaşıma yanıt verecek nitelikte ve başta AB ülkeleri olmak üzere öğretmenlik mesleğine ilişkin yasal düzenlemelerin içeriklerinden de yararlanılarak hazırlanması, öğretmenlerin eğitim, psikolojik ve pedagojik formasyon, mesleki yükselme, çalışma koşulları, tayin-atama-terfi, ekonomik ve sosyal destekler vb. sorunlarını çözmesi, öğretmenlerin özlük hakları, mesleki ve etik standartlar gibi tüm temel sorunların yine tüm bileşenlerin katkısı ve katılımıyla, bu meslek kanunuyla düzenlenerek, çözümlenmesi benimsendi” ifadelerini kullandı.

Toprak’ın açıklamalarında şunlara değindi:

İKTİDAR SENDİKALARA VE YÜZLERCE ÖĞRETMENE GÜVENLİK GÜÇLERİYLE MÜDAHALE ETTİ.

Oysa iktidarın TBMM’ye getirdiği 13 maddelik teklifin; 20. Şûra’da kararlaştırılan kriterleri kapsamadığı gibi öğretmenlere rütbe dağıtımını içeren, yangından mal kaçırırcasına kabul edilen düzenlemeler için kimseden görüş ya da öneri alınmadığı, tamamıyla keyfi şekilde kaleme alındığı görülmektedir. İktidara yakın olanlar da dahil öğretmen sendikaları ve meslek örgütleri yasaya karşı olduklarını, eksik ve yanlış düzenlemeler yapıldığını, siyasi amaçla kullanılmaya müsait ve muğlak ifadelerle mesleki mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden olacak düzenlemeler olduğunu belirterek tepki gösterdi. İktidar, taleplerini dile getirmek isteyen sendikalara ve yüzlerce öğretmene güvenlik güçleriyle müdahale etti.

Getirilen düzenlemelerle mesleğe girişte ‘aday öğretmenlik’ döneminden sonra öğretmenlerin kariyer basamakları ‘öğretmen’, ‘uzman öğretmen’ ve

‘Başöğretmen’ olarak sınıflandırılıyor. Uzman ve başöğretmenlik için meslek içi sınav öngörülürken, yüksek lisans eğitimi alanlar uzman öğretmenlik, doktorasını tamamlayanlar başöğretmenlik sınavından muaf tutulup, doğrudan bu unvana sahip oluyor. Hangi branşlarda yüksek lisans ya da doktora yapılması gerektiği belirsiz. Sadece bu bile yüksek lisans ve doktora diplomalarının ticari meta ve torpil unsuru haline geleceğini gösteriyor. Zaten pek çok üniversitede adrese teslim öğretim üyesi alımı, aile boyu unvan ve akademik kadro dağıtıldığına tanık oluyoruz!

Uzman öğretmen olabilmek için ceza almamış olmak ve 10 yıl öğretmenlik yapma koşulu getiriliyor. Bu tamamıyla sübjektif kriter, terfi ve unvanı engellemeye yönelik her türlü değerlendirme ve istismarın söz konusu olabileceğini gösteriyor. Öğretmenlerin çalışma koşullarına, kendilerini geliştirmelerine, mesleki araç-gereç teminine, yabancı dil eğitimi, yurt dışı kurslar, sosyal yaşam desteği vb. hiçbir düzenlemeye yer verilmeyen bu yasa, öğretmenlik mesleğinin tüm sorunlarını yok sayarak çözümü sadece rütbe, derece-kademe-gösterge artışına indirgiyor. Unvanlara birer derece verilmesini, rütbe alan öğretmenlerden uzmanlara ödenen eğitim öğretim tazminatının yüzde 20'den yüzde 60'a, başöğretmenlere yüzde 40'tan yüzde 120'ye yükseltilmesini öngörüyor. Ayrıca, birinci derece kadro alan öğretmenlerin ek göstergeleri 3600'e çıkarılıyor. Halen MEB okullarında görevli toplam öğretmen sayısı 1,2 milyon. 114 bin sözleşmeli, 81 bin ücretli öğretmen istihdam ediliyor. Norm kadro öğretmen açığı 139 bin. 2021’de yapılan öğretmen ataması ise toplam 21 bin 407 ve son 16 yılın en düşük öğretmen ataması!

Öğretmen açığı olmasına karşın atama bekleyenler atanmıyor. On binlerce sözleşmeli güvencesiz öğretmen asgari ücretin altında istihdam ediliyor. Saat ücreti 28 liradan sosyal güvencesiz olarak çalıştırılıyor. Kesintisiz 30 saat derse girse bile aldığı ücret 3.360 TL. Sadece bu tablo bile iktidarın öğretmene, eğitime-öğretime bakışını ve zihniyetini yansıtıyor!

3600 EK GÖSTERGEYİ İKTİDAR SİYASİ EMELLERİNE ALET EDİYOR

TBMM’den geçirilen Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öğretmenler ve toplum nezdinde kabul görmediği somutlaştı. Öğretmenlere vaat edilen 3600 ek göstergenin iktidarın siyasi emellerine alet edildiği ve bir seçim yatırımı olarak kullanılmak istendiği ortaya çıktı. Ayrıca Türk Eğitim Derneği’nin yayınlandığı 2020-2021 Eğitim Raporu hem eğitimin içler acısı halini hem de iktidarın eğitime bakış açısını, yeni düzenlemelerin ihtiyaçlara yönelik olmadığını gösteriyor!

Türk Eğitim Derneği’nin (TEDMEM) yayınlandığı 2020-2021 Eğitim Raporu’na göre, 5 yaş okul öncesi ve ilkokul okullaşma oranı 16,75 puan düşüşle yüzde 58,53’e geriledi. Bu yaş grubundaki her 10 çocuktan 4’ü eğitime başlamadı. Eğitim sistemi dışında kalan çocuk sayısı 553 bin oldu. Bu tablo sadece pandemiyle izah edilemez. Salgın öncesinde de bu yaş grubunda okullaşma oranı azami yüzde 75 idi. Yüzbinlerce çocuk sistem dışındaydı. 

Diğer yandan zorunlu eğitim çağındaki (14-17 yaş grubu) çocuklarda da durum farklı değil. 676 bin genç-çocuk eğitim dışı. Lise düzeyinde okul terkleri pik yapmış durumda. Zorunlu eğitim sürecinde okul terkine yol açan nedenlerin ivedilikle belirlenmesi, bu sorunlara karşın yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi ve gençlerin kötü mecralara yönelmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir.

ÖĞRETMEN İSTİHDAMI 12 BİN 535 AZALDI.

MEB okullarındaki bu durumun yanı sıra özel okullarda da durum farklı değil. Geçen yıl 938 özel okul kapanırken, öğrenci sayısı 157 bin 593, öğretmen istihdamı 12 bin 535 azaldı. Kaynak: (https://l24.im/EIVhNdM)

İktidar ittifakının TBMM’den geçirdiği Öğretmenlik Meslek Yasası’nın uygulamaya giriş tarihinin 2023 olarak belirlenmesi, öğretmenlere vaat edilen 3600 ek göstergenin bir seçim yatırımı olarak kullanılmak istendiğini ortaya koyduğu gibi, seçime kadar iktidarın siyasi amaçlarla yasada başka değişikliklere gitme niyetini sergilemektedir.

Bu göstermelik yasa; öğretmenlerin, eğitim sisteminin ve öğrencilerin içinde bulunduğu ağır sorunları çözmediği gibi öğretmenlik mesleğinin siyasallaşmasına, torpile, kayırmacılık ve engellemelere, siyasi tercihler doğrultusunda öğretmen tasfiyesine zemin hazırlıyor!

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak'ın raporunun tamamını okumak için TIKLAYINIZ.