Toprak: “AB'nin ‘Afganlar için en iyi yer Türkiye’ açıklamaları onur kırıcı!”

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı, PM üyesi ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak; “Afgan mültecilerle ilgili gelen resmi açıklamalar, bu göç dalgasının Türkiye üzerine yıkılması konusunda AB ve ABD arasındaki mutabakatı açığa çıkarttı. ABD, 20 yıllık işgal sürecinde ABD ile işbirliği yapan Afganların üçüncü ülkeler üzerinden vize başvurusunda bulunmalarını gündeme getirdi. AB üyesi ülkelerin Başbakan ve Bakanlarının ise ‘Afganlar için en iyi yer Türkiye’ açıklamaları incitici olduğu kadar onur kırıcı!” dedi.

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı, PM üyesi ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak her hafta kamuoyu ile paylaştığı raporunda şunlara değindi:

“İNSAN HAKLARI İHLALLERİ VE TRAJİK BİR KRİZ BEKLİYOR”

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Afganistan özel oturumunda sunuş yapan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons, Afganistan'daki çatışmaların ölümcül ve yıkıcı bir aşamaya ulaştığını belirterek, son 1 ayda yaşanan çatışmalarda binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Özel Temsilci Lyons, BMGK’ya verdiği brifingde, Taliban’ın ilerleyişini sürdürdüğü Afganistan’ın tehlikeli bir dönüm noktasına girdiğini vurguladığı açıklamalarında; “Önümüzde bizi ya gerçek bir barış müzakeresi ya da korkunç bir insani durum, daha fazla insan hakları ihlalleri ve trajik bir kriz bekliyor” dedi.

“ABD İŞBİRLİKÇİ AFGANLARI TÜRKİYE’YE YIĞIP, KURTULMAK İSTİYOR”

Giderek daha kanlı bir hal alan gelişmeler, ülkeden göçü tetiklerken Taliban’dan kaçan Afganların Türkiye’nin üzerine yıkılmak istendiği ve iktidarın da bu konuda gereken tavrı sergilemekten uzak olduğu giderek daha da somutlaşıyor. ABD yönetimi bir yandan iktidar ile Kabil Havaalanı’nın korunması müzakerelerindeki ilerlemeden memnuniyetini ifade ederken diğer yandan 20 yıllık işgalde ABD ordusu ve yönetimiyle işbirliği yapan Afganları Türkiye’ye yığıp, kurtulmak istiyor.

Yıllarca ABD ordusuna tercümanlık yapan Afganlara ABD’ye götürme sözü verip yarı yolda bırakan ABD yönetimi uygulamaya koyduğu özel vize için başvuran çoğu Afgan tercümanın başvurusunu geri çevirerek Taliban’ın eline attı. ABD ile işbirliği yapan Afganları katletmeye başlayan Taliban, ülkenin Kabil’den sonra diğer iki büyük şehri Kandahar ve Leşker’i kuşattı.

“ABD’YE VİZE BAŞVURULARI DA REDDEDİLECEK VE TÜRKİYE’DE KALICI HALE GELECEKLER”

ABD Dışişleri Bakanlığı işgal sürecinde ABD ordusu için çalışan ya da birliklerinde görev alan 1 milyon dolayında Afgan’ı zaman yetersizliği nedeniyle ABD’ye kabul etmeyeceğini gerekçe göstererek, bu kişilere ‘dost üçüncü ülkelere giderek vize başvurusunda bulunmalarını’ bildirdi. Pakistan milyonlarca Afgan’a ev sahipliği yaptığı ve Taliban’la ilişkileri bozulacağı gerekçesiyle bunu kabul etmeyince ABD yönetimi bu kişileri Türkiye’ye yönlendiriyor. Ülkemizde görülmeye başlanan hemen hepsi genç erkek, bazıları üniformalı Afganların bu tavsiye üzerine Türkiye’ye geldikleri, iktidarın da buna göz yumduğu anlaşılıyor. Muhtemelen Türkiye’deki ABD elçiliği üzerinden yapacakları vize başvuruları da reddedilecek ve Türkiye’de kalıcı hale gelecekler.

“TÜRKİYE OLARAK ABD'NİN ÜLKEMİZE DANIŞMADAN ALDIĞI KARARI KABUL ETMİYORUZ”

Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Afganların vize başvurusu yapacakları ülke olarak Türkiye’yi işaret etmesine tepki göstererek, yazılı açıklamayla ABD’ye eleştirilerde bulundu. Bakanlık sözcüsü Tanju Bilgiç; “Öncelikle ABD'nin açıklaması bölgemizde büyük bir göç krizine neden olacak ve göç yollarında Afganların acılarını artıracaktır. Soruna bölge ülkeleri arasında çözüm bulmak yerine ülkemizin rızası olmaksızın ülkemizde çözüm aranmak istenmesi kabul edilemez. Türkiye son 7 yıldır dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkedir ve yeni bir göç krizini üçüncü bir ülke adına üstlenecek kapasitesi yoktur. Türkiye olarak ABD'nin sorumsuz ve ülkemize danışmadan aldığı kararı kabul etmiyoruz.

ABD, eğer bu kişileri ülkesine almak istiyor ise doğrudan uçaklarla ülkesine nakletmesi mümkündür. Ülkemiz, hiçbir durumda üçüncü ülkelerin uluslararası sorumluluklarını devralmayacak, kanunlarımızın üçüncü ülkeler tarafından kendi amaçları için kötüye kullanılmasına izin vermeyecektir. Bölgemizde üçüncü ülkelerin kararları neticesinde yaşanan göç krizlerinin yükünün Türk milleti tarafından üstlenilmesini kimse beklememelidir.”

TAM BİR KAOS VE KARMAŞA

Bir yandan ABD’ye yazılı tepki gösteren Dışişleri açıklamasına karşılık Cumhurbaşkanı ise mülteciler konusunu finansal olarak iyi yönettiklerini savunup, daha fazla mülteci alacaklarını söylüyor. Tam bir kaos ve karmaşa sergileniyor. ABD’ye bu yönde bir söz verildiğini de ABD yönetiminin pervasız tavrından anlamak olanaklı.

Diğer yandan AB ise parayla Afganları Türkiye’de tutma formülleri üzerinde hazırlık yapıyor. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un Afganlar için en iyi yerin Türkiye olduğunu söylemesinin ardından, Belçika İltica ve Göçten Sorumlu Devlet Bakanı Sami Mehdi, Taliban şiddeti nedeniyle hızlanan Afgan mülteci akını öncesinde AB’nin Türkiye ile mülteci anlaşmasını Afganları da kapsayacak şekilde genişletmesi çağrısında bulundu.

İKTİDARIN ACİZLİĞİ ZEMİN HAZIRLIYOR

Belçikalı Bakan, Türkiye ile Suriyeliler için yapılan anlaşmanın bir benzerinin de Afganlar için yapılmasını ya da mevcut anlaşmanın Afganları da kapsayacak şekilde genişletilmesi ve Türkiye’ye ek para ödenmesini öneriyor. İktidarın acizliği ve dağınık bir görüntü sergilemesi, ülkemizin gıyabında başka ülkelerin Türkiye adına ahkâm kesmelerine, Türkiye’yi mülteciler için güvenli ülke haline getirme projelerini tartışmaya açmalarına zemin hazırlıyor.

Ya da asıl diğer olasılık, iktidar kapalı kapılar ardında ABD ve AB ile Afganlar için bir takım gizli pazarlıklar yürütüp, parasal talepleri gündeme getirerek Afgan mültecileri de Türkiye’ye kabul etmeye hazırlanıyor.

İktidar gerçekten ABD’nin, AB’nin Türkiye’ye danışmadan Türkiye adına kararlar almasından, politikalar belirlemesinden, Türkiye’ye görevler biçmesinden rahatsız ise, Dışişlerinin yazılı açıklamasıyla tepki göstermekle yetinmeksizin derhal TSK’yı Kabil görevinden çektiğini, ABD ve NATO üyesi Avrupalı ülkelerin gençleri, askerleri gibi Mehmetçiğin de derhal ülkesine döneceğini ilan etmelidir.