Karabat: Korsan atamalara ve örgüt iradesi gaspına geçit vermeyeceğiz
Toprak: "İktidar, 5 market zincirini ‘fahiş fiyat suçlusu’ ilan etti"
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak yaptığı açıklamada, “İktidar, üretici ve market zincirlerinden sonra stokçulara da ülkeyi mezar edeceğini söylüyor. Ağır para cezaları için yasa çıkartıyor. Resmi üretici enflasyonunun TÜİK verisiyle yüzde 55’e dayandığı bir ekonomide; üreticiyi, toptancıyı, perakendeciyi fiyat belirleyemez konuma sürükleyen, ürününü kaçtan satacağını, yenisini hangi fiyattan yerine koyacağını öngöremez hale getiren, gerçek sorumlu iktidarın kendisidir!” dedi.
Toprak’ın açıklaması şöyle:
İŞLETMELERE’ VERİLEN PARA CEZALARININ ARTIRILMASI ÖNGÖRÜLÜYOR.
İktidar aylardır dile getirdiğimiz tüm uyarılara rağmen düşük faiz-yüksek kur-ucuz emeğe dayalı yeni ekonomi politikasında ısrar ederken, piyasada oluşan fiyat dalgalanmalarından, olağanüstü maliyet artışlarının fiyatlara yansımasından hep başkalarını sorumlu tutuyor. Sürekli yeni suçlular, sorumlular icat ediyor. Önce üreticiyi, hal esnafını ‘gıda teröristi’ ilan edip soğan-patates depolarını basan iktidar, ardından 5 market zincirini ‘fahiş fiyat suçlusu’ ilan etti ve Rekabet Kurulu’na ağır para cezaları kestirdi. Şimdi yeni suçlu olarak ‘stokçular’ çıkarıldı. 6585 sayılı Perakende Yasası’nda değişiklik yaparak stokçuluk yapanlara en üst sınırdan para cezası uygulanacağını ilan eden CB Erdoğan’ın direktifiyle AK Parti grubu değişiklik teklifini meclise getirdi. Değişiklik teklifinde ‘piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunan üretici, tedarikçi ve perakende işletmelere’ verilen para cezalarının artırılması öngörülüyor.
GETİRİLEN DEĞİŞİKLİK TEKLİFİNDE ‘STOKÇU’ TANIMI BİLE YOK!
Halen bu konularda uygulanan para cezaları 50-500 bin TL arasında. İktidar bu cezaları en az iki-üç katına çıkarılmasını, caydırıcı şekilde artırılmasını hedefliyor. Ancak sorunların temeline inmekten kaçıp gerçekte sorunun nereden kaynaklandığını görmezlikten gelerek sürekli şekilde polisiye tedbirler, baskınlar, suçlamalar ve cezalarla kendisini sorumluluktan kurtarmaya çalışan iktidar, yaşanan kaos ve kargaşanın, zamların, enflasyon ve fiyat artışlarının asıl sorumlusudur. İktidarın stokçuluk ve karaborsa konusunda da kafasının karışık olduğu, ne yapacağını bilmez durumda olduğu görülüyor. Getirilen değişiklik teklifinde ‘stokçu’ tanımı bile yok!
ÜRÜN BULANAMIYORSA, KARABORSAYA DÜŞMÜŞSE O ZAMAN STOKÇULUKTAN SÖZ EDİLEBİLİR
Öncelikle ekonomide stok deyimi her üreticinin, esnafın, işletmenin, sanayicinin toptancı ya da perakendecinin deposunda belirli miktarda tutması gereken, sattığı ürünün yerine yenisini sipariş edene kadar müşterisine ‘yok’ dememek için deposundan çıkartıp satışa sunmak üzere beklettiği mal ya da üründür. Mahalle bakkalının deposunda bile bir miktar stok malı olmak zorundadır. Dolayısıyla iktidar kimi hedef alacağını bilmez halde! Asıl üzerinde durulması gereken bir işletme mal ya da ürünü stoklayıp deposunda tutuyor da satmadan bekletiyorsa, alıcılara ‘yok’ diyorsa ya da el altından deposundaki malı piyasa fiyatının üzerinde satmaya çabalıyorsa, bu yüzden piyasada mal ya da ürün bulanamıyorsa, karaborsaya düşmüşse o zaman stokçuluktan söz edilebilir. Şu andaki durum bu değil. İktidarın tutarsız politikaları, her gün değiştirdiği ekonomik modellerinin yarattığı ekonomik kaos ve kargaşadan ötürü olağanüstü yükselen maliyetler, fiyatlar, döviz kurları vb. nedenlerle kimsenin önünü görememesi. Üretici, toptancı, perakendeci ‘mal vermiyorum’ demiyor ki. Malının fiyatını artırıyor, zam yapıyor ya da fiyatlama yapamıyor. İktidarın politikalarıyla kurlar her saat başı değişirken, akaryakıt zamlarının süresi 24 saate inmişken, çek-senet-vadeli satış ortadan kalkmış haldeyken ve TL hızla ekonomik değişim aracı olmaktan çıkmış ve her şey dövize endekslenmişken, insanları sattığı malı hangi fiyattan yerine koyacağını bilemez duruma getirip sonra da stokçulukla suçlayamazsınız. Kurun sürekli sert iniş-çıkışlar sergilediği, her gece yarısı yeni bir zammın yürürlüğe girdiği bir ekonomik ortamı kendi ellerinizle yaratıp sonra da etikete, stoktaki mala, tarladaki, depodaki ürüne ceza keserek sorunu çözmezsiniz. İktidarın en büyük açmazı sorunların farkında olmadığının da farkında olmaması! Sanki her şey normal işliyor, TL’nin değeri ve kurlar stabil, ithal girdiler aynı fiyattan gelmeye devam ediyor, enflasyon aylardır yatay seyrediyor, faizlerde yaprak kıpırdamıyor, ama insanlar çıkmış stokçuluk yapıyor! Böyle bir durum var mı Türkiye’de? İktidar şimdi polisi, zabıtayı, Ticaret Bakanlığı denetçilerini ortaya salıp göstermelik baskınlarla stokçu avına çıkacak, ceza kesip algı yaratacak ve yine birilerini ‘hain, terörist, dış güçlerin maşası vb.’ ilan edecek. O yüzden getirdikleri değişiklik teklifinde stokçu tanımını yapamayıp, ucu açık bir suçlamaya zemin hazırlayabilmek için konuyu muğlak bırakıyorlar.
GEÇİŞ ÜCRETLERİ DÖVİZE GÖRE YİNE ARTACAK!
Taşımacılık şirketlerinin hesaplamalarına göre İstanbul-İzmir arası mal-ürün taşımacılığında tır ve kamyonların tek yönlü gidişte paralı köprü-otoyol geçiş ücreti 1.650 TL. Gidiş-dönüş 3.300 TL. Tüketilen mazot 420 litre ve 10 TL’yi bulan mazot fiyatıyla 4.200 TL! Dövize endeksli geçiş ücretleri ve mazot harcamasının toplamı 7.500 TL. Akaryakıt her hafta zamlanıyor. Geçiş ücretleri dövize göre yine artacak!
Şimdi taşımacıları fahiş fiyatla mı itham edeceksiniz? Ne geçiş ücretini ne mazot fiyatını kamyon şoförü, taşımacı, üretici, sanayici belirlemiyor. Hepsini iktidar belirliyor. Bu maliyet fiyata yansıtılmayacak ve herkes topyekûn batacak mı? Market zincirlerine ağır para cezaları kesildi. Ne oldu, fiyatlar mı düştü, enflasyon mu düştü? İktidar, bunlara gözlerini kapatarak suçlu ilan etme telaşında!
Yeni Soluk
Yorum Yap