'Kürt kadın' fıkrası tepki çeken Rahmi Koç hakkında soruşturma başlatıldı
Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ile ilgili yükümlülükler
Fraud Audit Corporation YMM Hizmetleri Direktörü Gül Arslan Kurnaz Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir ve Bağımsız Denetim Kuruluşlarının suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ile ilgili yükümlülüklerini hatırlatan bir yazı kaleme aldı. Kurnaz yazısında “Yasa dışı yollardan elde edilen her türlü ekonomik menfaat ve değer suç geliri olarak adlandırılmaktadır. Uyuşturucu satışı, akaryakıt kaçakçılığı, kadın ticareti, rüşvet, hileli iflas, silah kaçakçılığı, organ ticareti sonucu elde edilen gelirleri suç gelirlerine örnek olarak gösterebiliriz” dedi.
Gül Arslan Kurnaz’ın yazısının tamamı şöyle:
Yasa dışı yollardan elde edilen her türlü ekonomik menfaat ve değer suç geliri olarak adlandırılmaktadır. Uyuşturucu satışı, akaryakıt kaçakçılığı, kadın ticareti, rüşvet, hileli iflas, silah kaçakçılığı, organ ticareti sonucu elde edilen gelirleri suç gelirlerine örnek olarak gösterebiliriz.
Suç gelirlerinden elde edilen kazancı, yasal yollardan elde edilmiş gibi göstermek ve yasa dışı kazanıldığını gizlemek amacıyla yapılan her türlü işlem aklama suçunu oluşturmaktadır.
Ülkemizde suç gelirlerinin finansal sisteme sokulmak suretiyle aklanmasını önleyerek, suç gelirlerinin tespiti, takibi, yakalanması ve el konulması amacıyla 2006 yılında 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun yayımlanmıştır.
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’la finansal kuruluşlar ile bazı meslek kuruluşlarına bir kısım yükümlükler getirilmiştir.09.01.2008 tarih ve 26571 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikle,
Bir işverene bağlı olmaksızın çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler,
Finansal piyasalarda denetim yapmakla yetkili bağımsız denetim kuruluşlarına da bir kısım yükümlülükler getirilmiştir.
Buna göre, bağımsız çalışan serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavirler ve bağımsız denetim kuruluşları tam yükümlü olarak belirlenmiş olup,
– Kimlik Tespiti,
– Şüpheli İşlem Bildirimi,
– Devamlı Bilgi Verme,
– Bilgi ve Belge Verme,
– Muhafaza ve İbraz yükümlülükleri vardır.
Kimlik tespiti yükümlülüğü kapsamında, söz konusu meslek grupları ile bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılan veya aracılık edilen işlemlerde, işlem yapılmadan önce işlem yapanlar ile adlarına işlem yapılanların kimliklerinin tespit edilmesi zorunludur. Örneğin, sözleşme yapmadan önce mükellefin kimliğinin doğruluğunun teyidinin yapılması zorunludur. Başka bir örnek verirsek, mükellef kişi/kurum adına vekaleti olan bir kişini gelmesi halinde hem mükellefin, hem de vekalet verilen kişinin kimliğinin doğruluğunun teyit edilmesi kanuni olarak şarttır. Bu teyidin, işlem yapılmadan önce yapılması gerekmektedir. Bu durumda, bankalarda, noterlerde yapılan uygulamalar gibi öncelikle mükelleften kimliğinin istenmesi, bir örnek kimlik fotokopisi alınması ve ondan sonra sözleşme yapılması gerekmektedir.
Mükellef kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu hakkında şüphe olduğunda bildirimde bulunulması gerekmektedir.
Ayrıca, tutarı ne olursa olsun şüpheli işlem yükümlülüğü bulunmaktadır. Mükellef veya iş ilişkisi olan kişi/kuruluşların yasa dışı yollardan malvarlığı edindikleri veya kazançlarını yasa dışı amaçlarla kullandıkları veya terör örgütlerini finanse ettiklerine dair bilgi, şüphe veya şüphelenilmesi gereken durumlar şüpheli işlem olarak tanımlanmıştır. En az tutar söz konusu değildir, şüphenin oluşması yeterlidir.
Mali Suçları Araştırma Kurulu Şüpheli İşlem Bildirimlerin de suça ilişkin şüphe kategorilerini aşağıda yer aldığı gibi belirlemiştir.
| ŞUÇA İLİŞKİN ŞÜPHE KATEGORİLERİ | |||
| Tefecilik | POS Tefeciliği | Fuhuş | Göçmen Kaçakçılığı |
| İnsan Ticareti | Uyuşturucu Kaçakçılığı | Silah Kaçakçılığı | Tarihi Eser Kaçakçılığı |
| Gümrük Kaçakçılığı / Hayali İhracat | Kıymetli Maden Kaçakçılığı | Bilişim Suçları | Vergi Kaçırma |
| Sermaye Piyasalarına İlişkin Suçlar | Rüşvet / İrtikâp / Zimmet / Kamu Görevlisinin Haksız Mal Edinmesi | Para Ve Kıymetli Evrak Dolandırıcılığı /Sahteciliği | Resmi / Özel Evrakta Sahtecilik |
| Sigorta Dolandırıcılığı | Poliçe Sahteciliği | Dolandırıcılık (Çek, Senet, Sigorta Harici) | Organ / Doku Ticareti |
| Tehdit / Şantaj / Cebir Ve Adam Kaçırma | Mal Varlığına Karşı Suçlar (Hırsızlık, Yağma Vs.) | Hileli İflas | Kumar / Yasadışı Bahis |
| Yasadışı Fon Toplama/Sağlama | İhaleye Fesat Karıştırma | Sosyal Güvenlik Mevzuatına Aykırılık | Bankacılık Mevzuatına İlişkin Suçlar |
| Akaryakıt Kaçakçılığı | |||
Bu işlemlere teşebbüs edilmesi şüpheli işlem sayılması için yeterlidir. Gerçekleşmese de teşebbüs edildiğinden şüphelenilmesi halinde bildirimde bulunulması gerekmektedir.
Meslek mensubunun beyannamesini onayladığı mükellefin pos tefecilik yaptığından şüphelenmesi veya akaryakıt kaçakçılığı yaptığından şüphelenmesi veya ihaleye giren mükellefinin rüşvet verdiğinden şüphelenmesi halinde de Mali Suçlar Araştırma Kurulu’na bildirmesi zorunluluk kapsamındadır.
Buna göre, meslek mensupları ve bağımsız denetim kuruluşlarının, yukarıda tabloda yer alan suçların işlendiğine dair şüpheleri oluştuğunda, şüphenin oluştuğu tarihten itibaren on iş günü içinde Şüpheli İşlem Bildirim Formu doldurarak Mali Suçları Araştırma Kurulu’na bildirimde bulunmaları gerekmektedir.
Yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler hiçbir şekilde hukuki ve ceza bakımından sorumlu tutulamayacaklardır.
Kimlik tespiti yapılmaması ile şüpheli işlem bildiriminde bulunulmaması halinde 2015 takvim yılı için 9.685 TL tutarında idari para cezası uygulanacaktır. Bu tutar ihlalin yapıldığı yıl için toplamda 1.101.100 TL aşamayacaktır. Yükümlülüğün ihlal edildiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra idari para cezası verilemeyecektir.
Şüpheli işlem bildiriminde bulunan meslek mensupları, bağımsız denetim kuruluşları kanuni temsilcileri, yöneticileri ve şüpheli işlem bildirimini bilen çalışanları sadece yükümlülük denetimi ile görevlendirilen denetim elemanı ile yargılama sırasında mahkemeler tarafından istenilen bilgileri vereceklerdir. Bunlar dışında başka kurum, kuruluş ve kişilere bilgi veremezler. Başka kişilere bilgi vermeleri halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanacaktır.
Söz konusu meslek grubu ile bağımsız denetim kuruluşları Mali Şuçları Araştırma Kurulu ve denetim elemanları tarafından istenilecek her türlü bilgi, belge ve bunlara ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlar da dâhil olmak üzere her türlü ortamdaki kayıtlarını, bu kayıtlara erişimi sağlamak veya okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri tam ve doğru olarak, istenilen usul, şekil ve sürede gecikmeksizin vermek ve gerekli kolaylığı sağlamak zorundadır.
Öte yandan, her türlü ortamdaki, yükümlülüklerine ve işlemlerine ilişkin belgelerin düzenleme tarihinden, defter ve kayıtlarının ise son kayıt tarihinden; kimlik tespitine ilişkin belge ve kayıtların son işlem tarihinden itibaren sekiz yıl süre ile muhafaza edilmesi ve istenilmesi halinde yetkililere ibraz edilmesi zorunludur.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre muhafaza ve ibraz için beş yıl olan zamanaşımı süresinin, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’la kaydın yapıldığı , belgenin düzenlendiği tarihten itibaren sekiz yıl olarak belirlenmesidir.
Bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile muhafaza ve ibraz yükümlülüğüne uyulmaması halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanacaktır.
Bu nedenle, kayıtların sekiz yıl süre ile muhafaza edilmesi , muhafaza edilmeyerek ibraz edilememesi halinde ise hapis cezası ile karşı karşıya kalınacağının bilinmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesinde serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavirler ile bağımsız denetim kuruluşları tam yükümlüdürler. Yükümlülüklere uyulmaması halinde idari para cezası, hapis cezası ve adli para cezası ile karşı karşıya kalınacaktır. Bu nedenle, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinde gerekli özenin gösterilmesi gerekmektedir.
Yeni Soluk
Yorum Yap