Mardin Baro Başkanı Elik: "Değişiklikten vazgeçilmezse farklı eylemler içinde olacağız"

Savunma yürüyüşçülerinden Mardin Barosu Başkanı İsmail Elik, savunmanın susturulma ve denetim altına alınmak istendiğine dikkati çekerek, değişiklikten vazgeçilmemesi durumunda farklı eylemler içinde olacaklarını söyledi. 

AKP-MHP iktidarı, baroların yapısında değişikliğe gitme kararına karşı 60’ı aşkın kentten Ankara’ya doğru “Savunma yürüyüşü” gerçekleştiren baro başkanları, değişiklikten vazgeçilmesini istedi. Yer yer engellenen ve zorlu geçen yürüyüşe katılanlardan Mardin Barosu Başkanı İsmail Elik, iktidarın düzenlemeden vazgeçmemesi durumunda yeni eylem ve etkinlikler içinde olacaklarını dile getirdi. Düzenlemeyle baroların denetim altına alınmak istendiğini belirten Elik, “Savunmanın lehine olamayan bir değişiklik aynı zamanda halkın da lehine değildir. Buna karşı 60’ın üzerinde baro başkanı olarak yürüyüş kararı aldık. Bizlerle yürümeyen başkanlar ise Ankara’da bize katıldı” dedi. 

VATANDAŞA NELER YAPILIYOR?

Hukuk devletinin ilkelerinin ortadan kaldırılması, savunmanın zayıflatılması ve halkın savunmasız bırakılacak şekilde yapılacak değişikliklere karşı olduklarını göstermek için yürüyüşü gerçekleştirdiklerini vurgulayan Elik, “Bu yürüyüş esnasında inanılmaz derecede olumlu tepkiler aldık. Halkın alkışları, yoldan geçen insanların araçlarının kornalarıyla bize destek olmaları, yürüyüş boyunca karşılaştığımız güzel desteklerdi. Bu durum bizlerin moralini daha da yükselti. Bu destekler yaptığımız eylemin ne kadar haklı ve doğru olduğunu bizlere gösterdi” diye konuştu. Yürüyüşün 4’üncü gününde Ankara’ya ulaştıklarını hatırlatan Elik, kentin girişinde polis barikatlarıyla karşılaştıklarını ve kendilerinin kente girişinin engellendiğini ifade etti. Yapılan engellemenin kanunsuz olduğunu ve anayasal haklarının kullanmalarının engellenemeyeceğini belirtmelerine rağmen kolluk tarafından engellendiklerine vurgu yapan Elik, “Sonuç itibariyle anayasaya aykırı bir durum ile karşılaştık. Her vatandaş şiddet olmadığı müddetçe barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüş yapma hakkına sahiptir. Olaya şöyle bakmak lazım; eğer baro başkanlarının yürüyüşü ülkenin başkentinde engelleniyorsa vatandaşın hangi durumda olduğunu ve nasıl hak ihlalleriyle karşılaştığını tahmin etmek zor değil. Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerinin kullanılmasında hiç kimsenin kısıtlama yetkisi yoktur. Ama maalesef karşılaştığımız tablo ortada. Bunu yaparken belki bir amaçları da topluma mesaj vermekti. ‘Bakın biz baro başkanlarına bunu yapıyoruz sakın siz vatandaşlar yürümeyin’ demek istiyorlar” diye konuştu. 

KALKANLARIN ALTINDAN TEKMELEDİLER

Elik, Ankara şehir merkezine yürümek istediklerinde polisler tarafında kalkanlarla itildiklerini,  kalkanların altından tekmelere maruz kaldıklarını ve polislerin her fırsatta yumruk atarak baro başkanlarını engellediğini kaydetti. Bütün gece boyunca kent girişinde bekletildiklerini anımsatan Elik, gece boyunca yağan sağanak yağmur ve polisin sert müdahalesine maruz kaldıklarını belirtti.

SAVUNMA SUSARSA...

“Yargının 3 tane ayağı vardır. Bir tanesi iddia makamı diğeri karar merci ve son olarak savunma merci” diyen Elik, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yapılan düzenlemeler ile maalesef iki ayağını denetim altına aldılar. Şuan yargıda iddia makamı ve karar merciden iktidarın isteğinin dışında bir karar almak imkansız. Geriye sadece savunma ayağı kaldı. Savunma ayağı hukuka sahip çıkmak istiyor. Evrensel insan haklarına sahip çıkmak istiyor. Bu nedenle bu yasa tasarısıyla itiraz eden savunma ayağını da denetim altına almaya çalışıyorlar. Eğer savunma ayağını da denetim altına alırlarsa Türkiye’de hukuka dair itiraz edebilecek en önemli kurum da ortadan kaldırılmış olur. Bunun sadece avukatlık mesleği açısından sorun yaratılacak bir şey gibi görülmemesi gerekiyor. Eğer avukat susarsa halk nefessiz kalır. Çünkü halk ihlallerini dile getiren, hak ihlaline maruz kalmış vatandaşın yanında avukat bulunur. Bunları dile getirir ve yargıya taşır. Onları savunur. Baroları istedikleri gibi dizayn ederlerse savunmayı sustururlarsa halk tamamen savunmasız kalır. Bundan dolayı sadece avukatların ve baroların değil bütün halkın bu konuda duyarlı olmalıdır. Hep birlikte bu hukuksuzluğa karşı mücadele etmemiz gerekiyor.”  

İSTİFA ÇAĞRILARI 

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun kendilerine destek çıkmak yerine hedef gösterdiğine işaret eden Elik, şunları söyledi: “Her şeyden önce barolar birliği başkanı hukukun yanında olmak zorunda. Temel hak ve özgürlükler noktasında bu hakkı kullananların yanında olması gerekiyor. Fakat birlik başkanı tam tersine biz yürüyüşe başladığımız zaman birlik başkanı katıldığı televizyon kanallarında bizi kriminalize eden hedef gösteren cümleler kullandı. Az olduğumuzu söylemeye çalıştı. Oysaki baro başkanlarının çoğunluğu oradaydı ve arkamızda on binlerce meslektaşımızın desteği vardı. Barolar birliği başkanının yaptıkları, söyledikleri, beyanları ve Ankara’da yaşananlara karşı tavrı kabul edilemez. Bir birlik başkanı bunu yapamaz. Buna hakkı yok ve haddi de değil.” Fezyzioğlu’na yapılan istifa çağrılarının haklı olduğunu sözlerine ekleyen Elik, “Bu aşamadan sonra baroların birlik başkanıyla ilişkileri sadece protokol düzeyinde olur. Hiçbir avukatın ve baronun gönlünde ve düşüncesinde artık barolar birliği başkanı bulunmamaktadır. Çünkü kendisi hukukun ve meslektaşların tam karşısında durdu” dedi.

YÜRÜYÜŞ DAHA BAŞLANGIÇ

Yürüyüşlerinin, 19 Mayıs ve 1 Haziran’da sunulan yasa tasarısının geri çekilmesi için yaptıklarını ve bunun demokratik hak kullanımlarının başlangıcı olduğunu dile getiren Elik, bu değişiklik planından vazgeçilmemesi durumunda bundan sonra da bütün barolar olarak daha farklı eylemlerin olacağını söyledi. MA /  Ömer Akın