Lider sultasından nasıl kurtulunur? Parti içi demokrasi nasıl sağlanır?

Siyasi partiler, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için milletvekili adaylarını belirledi. Türkiye’de aday belirleme süreci ise tartışma konusu. Denge ve Denetleme Ağı, (DDA) hazırladığı politika belgesi ile aday belirleme süreçlerinde parti içi demokrasi sorununu ele alırken, aday belirlemede uygulanabilecek yöntemlere ilişkin somut öneriler sundu.

DDA “Türkiye’de Aday Belirleme Süreçlerinde Parti İçi Demokrasi Sorunu ve Somut Öneriler” başlıklı bir politika belgesi yayınladı. Türkiye’de aday belirleme sürecinde demokratik mekanizmaların işletilmemesinin ortaya çıkardığı sonuçlar ve atılması gereken somut adımlara yer verilen politika belgesinde şu önemli tespitler yer aldı:

“Türkiye’deki tüm siyasi partilerin aday belirleme süreçlerine, merkez teşkilatı ve örgüt üzerindeki kuvveti parti içi demokrasi ile bağdaşmayacak ölçüde fazla olan parti liderleri hakim durumda.”

“Parti liderlerinin aday belirleme süreçlerinde hakim pozisyonda olması liderin tüm parti örgütü üzerindeki kontrol ve etkisini son derece arttırıyor. Bunun sonucunda siyasi partilerin kendi içlerinde işlerlik kazanması gereken hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleri ortadan kalkmış oluyor.”

“Liderlerin parti içi demokratik yollarla seçilmediği bir siyasi partide aday belirleme süreci de katılımcı ve demokratik yollarla sağlanamıyor.”

“Aday adayı seçilmek için herhangi bir kısıtlamanın olmadığı ve adayların tüm seçmenlerin katılabildiği ön seçimle belirlendiği aday belirleme yöntemi en kapsayıcı (demokratik) yöntem iken aday adaylığının çeşitli kısıtlamalara tabi olduğu ve adayların siyasi parti liderleri tarafından merkezi şekilde belirlendiği yöntem dışlayıcı (otoriter) olarak nitelendirilebilir.”  

Kadınlar İlk Sıralarda Yer Alamıyor, Gençler Meclis’e Giremiyor

DDA’nın politika belgesine göre aday belirleme sürecinin çok merkezi ve siyasi parti liderlerinin tekelinde oluşu, toplumdaki dezavantajlı grupların aday olma şansını da ortadan kaldırıyor. Türkiye’de 2018 yılında yapılan genel seçimlerde partilerin kadın vekil aday oranı en fazla yüzde 38’di. Geçtiğimiz genel seçimlerde gösterilen kadın adayların büyük çoğunluğu listelerde 1. sırada yer almadı. Benzer şekilde 18- 29 yaş arasındaki genç vekil aday oranı geçtiğimiz seçimlerde diğer yaş gruplarına göre oldukça düşük seviyede kaldı.

14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimlerde milletvekili aday listeleri incelendiğinde yine kadın aday oranındaki düşüklük dikkat çekici nitelikte. AK Parti, CHP ve MHP tarafından aday gösterilen toplam 1,782 kişiden sadece 359’u kadın adaylardan oluşuyor. Kadın adayların yarısından azı aday listelerinde ilk üç sıra içerisinde yer alabildi. 

Somut Öneriler: Aktif Üye, Şeffaf Parti Finansmanı, Delege Sistemi Reformu, Ön Seçim

Aday belirleme süreçleri ve ortak liste pazarlıklarının ötesinde Türkiye’de parti içi demokrasiyi kurgulayacak reformlar üzerinde düşünülmesi gerektiğini savunan DDA’nın ortaya koyduğu somut öneriler ise şöyle:

“Türkiye’de aday belirleme süreçlerinin demokratikleşmesi siyasi parti üyeliğinin yeniden ele alınmasıyla mümkündür.”

“Aktif siyasi parti üyeliğini sağlamak için siyasi partilerin finansmanının zorunlu bir kısmının parti üyelerinden gelmesi kuralı getirilebilir ve bu üyeler etkin üye olarak parti içi aday belirleme gibi faaliyetlere katılım hakkı kazanabilir.”

“Siyasi partilerdeki delege sistemi yeniden düzenlenmelidir.”

“Aday belirleme süreçlerinde parti içi demokratik mekanizmalar için gerekli görülen çerçeve Siyasi Partiler Kanunu’na somut şekilde dahil edilmelidir.”

“Siyasi partilerin kendi iç bütünselliğini ve istikrarlarını korumak ve aynı zamanda seçmen-temsilci ilişkisini kuvvetlendirmek için adayların %30’u parti tarafından belirlenebileceği gibi %70’i ön seçim yoluyla belirlenebilir.

“Ön seçimlerin adil ve özgür koşullarda yapılmasını denetleyecek tarafsız birimlerin bulunması gerekmektedir.” 

Aday belirlemede cinsiyet kotası ve fermuar sistemi siyasette kadın temsilini arttıracak bir uygulama olarak düşünülmelidir. Benzer kotalar gençler ve diğer dezavantajlı gruplar için de düşünülmelidir.”

“Siyasi partilerin bu kurallara uymadığı durumlarda Hazine yardımının kesilmesi gibi yaptırımlar getirilmelidir.

“Siyasi partilerin finansmanı Seçim Kanunu’nda ayrıntılı düzenlenmelidir.”