Kılıçdaroğlu’nun soyunun dayandığı Düzgün Baba Ziyaretgahına tehdit mesajı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyunun dayandığı Dersim Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Dergahı’na, Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde “üç hilal ve MHP” yazılaması yapıldı. 

Bir hafta önce yapıldığı belirtilen yazılamanın üstü ziyaretgah görevlilerince çizildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü de provokatif olayı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

Konuya ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yazılı yanıtlanması istemiyle önerge veren Önlü, “Basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Dersim’in Nazımiye ilçesi sınırları içerisinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgâhı’nda bulunan kayalığa kimliği belirsiz kişilerce ‘Üç Hilal yapılarak, MHP’ yazıldı. Kureyşan Ocağı pirlerinden Cemal Can, basına verdiği demeçte, “58 plakalı bir araçtan inen ve Düzgün Baba’ya çıkmak istediğini belirten kimliği belirsiz 3 kişinin davranışlarında farklılık olduğunu ve Dersim Alevi inancına yönelik bu saldırıyı onların gerçekleştirme ihtimallerinin olduğunu” belirtti. Malatyalı olduklarını söyleyen 3 kişinin dağa çıktıktan sonra aşağıya bilerek kaya yuvarladıklarını dile getiren Cemal Can, ertesi günü niyaz almak için Düzgün Baba türbesine çıktığını söyledi. Düzgün Baba yatağı olan kayalığa üç hilal ve MHP yazıldığını gördüğünü ifade eden Can, “Durumu arkadaşlara anlattım. Hal böyleyken kim olabilir, kim olmayabilir, olsa olsa o adamlar olur. Sadece adamların hal ve hareketleri kuşkuluydu. Neden mesela sen kayayı oradan yuvarlıyorsun. Kayalıklardan geçerken bas bas bağırıyorlardı. Arabanın resmini çekmiştik. Bizde 58 plakası olan aracın fotoğrafı var. Yetkili yerlere başvuru yapılacak.’ açıklamasını yaptı.

2 Temmuz Sivas Katliamının yıl dönümünde Dersim Alevi inancına yönelik gerçekleştirilen bu ırkçı saldırılar ilk olmadığı gibi ne yazık ki hesap sorulmadığı ve soruşturulmadığı için son da olmayacaktır. Yıllardır sistematik olarak Alevilerin evleri işaretlenir, ibadet yerlerine saldırılar olur. Bugüne kadar bu saldırıyı gerçekleştiren tek bir kişi ya da grup tutuklanmamıştır. Saldırıları gerçekleştiren kişi ve gruplar hakkında etkin soruşturmalar yürütülmemiştir.  Bugün bu saldırıları yapanlar Sivas’tan, Maraş’tan, Çorum’dan cesaret almaktadır. Bugün bu saldırıyı gerçekleştirenler Koçgiri ve Dersim katliamlarından, asimilasyon, inkâr ve yok sayma politikalarından cesaret ve güç bulmaktadırlar” ifadelerini kullandı.

Saldırıyı yapanların bir an önce yakalanıp yargı karşısına çıkarılması gerektiğini dile getiren Önlü, konuya ilişkin Bakan Soylu’dan şu sorularına yanıt istedi:  

Dersim’in Nazmiye ilçesindeki Düzgün Baba Ziyaretgâhına yönelik gerçekleştirilen bu ırkçı saldırı hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamış ise gerekçesi nedir?

Olayın yaşandığı gün Dersim’in Nazmiye ilçesinde veya Düzgün Baba Ziyaretgâhı çevresinde 58 plakalı bir araç görülmüş müdür?

Sivas Katliamının yıl dönümü haftasında gerçekleştirilen bu ırkçı saldırıyla ne amaçlanmaktadır? Sivas Katliamı yıl dönümünde bu saldırın gerçekleşmesi saldırının planlı ve organize gerçekleştiğinin bir göstergesi değil midir?

Saldırı öncesi ya da sonrasında Bakanlığınıza veya Bakanlığınıza bağlı kurumlara herhangi bir ihbar gelmiş midir?

İçişleri Bakanlığı yaptığınız süre içerisinde Alevi inancı ve öğretisine yönelik kaç saldırı gerçekleşmiştir? Bu saldırılara ilişkin kaç soruşturma başlatılmış ve sonuçlandırılmıştır?

İçişleri Bakanı olduğunuz süre zarfında Alevilerin evlerine, ibadethanelerine ve inançlarına yönelik yapılan saldırılar nedeniyle kaç kişi gözaltına alınmıştır? Gözaltına alınanlar hakkında ne tür işlemler yapılmıştır?

Son 10 yıl içerisinde kaç Alevi yurttaş evinin duvarına ya da kapısına yazı yazıldığı veya işaret konduğu için şikâyette bulunmuştur? Bu şikâyetlerden kaçı hakkında soruşturma başlatılmıştır?

KILIÇDAROĞLU’NUN SOYU DA DERGAHA UZANIYOR

Gazeteci yazar Soner Yalçın 2010 yılında Hürriyet’teki köşesinde, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi, Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensuptu” diye yazmıştı.

Seyyid Kureyş’in Oğlu Şah Haydar’ın (Düzgün Baba) bağlı olduğu Kureyşan Ocağı, Anadolu'da ki ocaklar arasında en eski ve en köklü olanıdır.

Soner Yalçın Kureyşan Ocağı ile ilgili o yazısında özetle şunları yazmıştı:

Kemal Kılıçdaroğlu, tarihsel olaylara meraklı bir politikacı.

Sürekli okuyup, araştırmalar yapıyor. Kitaplarda okuduğu ilginç bilgileri, bulduğu belgeleri, fotoğrafları benimle paylaşmasından hep keyif aldım. Bir gün sohbet ederken söz Dersim’den, Zazalar’dan açıldı. “Size bir zarf göndereceğim; içindeki bilgiler ilginizi çekebilir” dedi. Bir gün sonra zarfı aldım. Okudum. Ne mi yazıyordu?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği zarftan 15 sayfa çıktı.

Bunlar TRT Avrasya televizyonunda yayınlanan bir programın kağıda dökülmüş (tape edilmiş) haliydi.

Programın sunucusu Prof. Dr. Alemdar Yalçın’dı.

Kamuoyu Prof. Yalçın’ı; Rahşan Ecevit’in onu DSP genel başkanlığına aday çıkarmasıyla tanıdı. Oysa kendisi; yıllardır Osmanlı tahrir ve mühümme defterleri üzerine çalışmış; yurt dışı üniversitelerde bulunmuş; Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi Müdürlüğü’ne başkanlık etmiş; üniversitelerde dekanlık, rektörlük yapmış bir akademisyendi.

Halen Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Başkanı’ydı.

TRT Avrasya televizyonunda Türk kültürü üzerine konuklarıyla sohbet ediyordu.

Bana gönderilen program çözümüne göre konu; Kureyşan (Kureyş) Ocağı idi.

Yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyunun geldiği Kureyşan Ocağı.

Kılıçdaroğlu ailesi Tunceli Nazımiye, Ballıca Köyü’ndendi.

TV programında; Tunceli’deki Kureyşan Ocağı’nın son temsilcilerinden Dede Zabit Güler; Kureyşan Ocağı’nın Gaziantep ve Adıyaman koluna bağlı Zülfikar Dedeoğlu ve Kureyşan Ocağı’nın Gaziler kolunun temsilcisi Zeynel Ertekin vardı.

Bakalım ne demişlerdi…

Kökeni neresi?

Prof. Alemdar Yalçın TV programını şu sözleriyle açıyor:

“Kureyşan Ocağı’yla Anadolu’da bir geziye çıkalım. Ama öncelikle sizden istediğim bir şey var; lütfen geçmişin bir takım tanımlamalarıyla günümüzü yorumlamayalım. Çağımızın getirdiği bilimsel verilere dayanarak, önyargılardan arınmış olarak dikkatli dinleyelim.”

İlk sözü Tuncelili Kureyşan Ocağı’ndan Dede Zabit Güler alıyor:

“Kureyşan Ocağı demek Horasan demektir. Kureyşan, Horasanlı demektir. Horasan’ın Seydi şehrinden çıkıp Erzurum üzerinden -eski ismi Kızıl Kilise- yeni ismi Nazimiye’nin Zeyrek Köyü’ne yerleşmişlerdir. Selçuklu Hükümdarı I’inci Alaeddin Keykubad döneminde geliyorlar. Keykubad Paşaköy’de oturuyor ve Horasan’dan gelenleri huzuruna çağırıyor.”

Prof. Yalçın devreye girip masa üstündeki bir belgeyi göstererek şöyle konuşuyor:

“Alaeddin Keykubad ve daha sonra bazı Osmanlı Padişahları Kureyşan Ocağı’na Diyarbakır, Erzincan, Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Tunceli yöresinde besicilik yapması için izin belgesi veriyor. Ceylan derisi üzerine yazılmış bu belge işte elimizde mevcuttur.”

Elindeki 6 metre uzunluğundaki soyağacını gösteren Prof. Yalçın, bu belgenin renkli fotokopisinin Kemal Kılıçdaroğlu’nda da bulunduğunu söylüyor.

Bu belgeye göre, merkezi Tunceli olan Kureyşan Ocağı’na bağlı 12 kol vardı.

1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer;

2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur;

3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin;

4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed;

5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah;

6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali;

7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa;

8) Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim;

9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut;

10)Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed;

11)Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf;

12)Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi, Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensuptu.