İş cinayetleri durmuyor: AKP iktidarında 28 binden fazla işçi hayatını kaybetti

CHP İstanbul Milletvekili ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Emine Gülizar Emecan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2022 yılı bütçesi üzerindeki görüşmeler sırasında; “2012 yılında 6331 bir sayılı bir yasa çıkarıldı, İş Sağlığı ve Güvenliği yasası ve iş kazalarıyla, iş sağlığı ve güvenliğiyle, meslek hastalıklarıyla mücadele edilmesiyle ilgili hakikaten o günlerde çok büyük bir umut dağıtıldı. 2012'de mesela, iş cinayetlerine baktığımız zaman, o yıl bir düşüş var ama ondan sonra tekrar yükseliş olduğunu görüyoruz yani AKP'nin iktidar olduğu yıllarda en az 28.380 işçinin hayatını kaybettiğini görüyoruz, bu çok yüksek bir rakam ve bu kanunla getirmiş olduğunuz iddiayla da hiçbir şekilde örtüşmüyor. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları bu konuda Bakanlığınıza birçok başvuru yapılmasına rağmen hâlâ şirketlerden maaş almaya devam ediyorlar. Hangi özerkliğinden bahsediyorsunuz? İş sağlığı ve güvenliği uzmanları o şirkete ihbar edemiyor işini kaybetme endişesiyle. Bu süreçte Soma, Davutpaşa, OSTİM, Torunlar, Isparta, Düzce, Ermenek, Esenyurt, Erzurum, Samsun, Güllük, Elbistan, Şırnak, Dursunbey, Hendek, üçüncü havaalanı, Tuzla tersaneleri gibi birçok işçi katliamı bu dönemde meydana geldi” dedi.

CHP’li Emecan’ın konuşması şöyle:

Türkiye'nin şu anda karşısında olduğu en önemli problemlerden bir tanesi tabii ki işsizlik. Şu anda Türkiye işsizlikle mücadele ediyor. Rakamlara baktığımız zaman, OECD ülkelerinde genç işsizlik oranı yüzde 10,9'ken, Türkiye'de bu oran yüzde 26'yla bu sınırın 2 katını aşmış durumda. Geniş tanımlı işsiz sayımıza baktığımız zaman Sayın Bakan, 8 milyona geldi işsiz sayımız ve nedense sizin kurumlarınız arasında da bu konuda bir tereddüt, bir karışıklık var. Mesela, kayıt dışı işsizlik sayısı İŞKUR'a göre 200 bin kişi artmış, TÜİK'e göre işsiz sayısındaki artış sadece 11 bin kişi yani TÜİK 189 bin işsizi görmemiş kayıtlarında. İşsiz sayılarını bile doğru vermiyorsunuz artık.

Bu yaşanan işsizlik maalesef ülkemizin bahsedilen büyümesiyle, büyüme rakamlarıyla da orantısız bir şekilde artmaya devam ediyor. Kayıt dışı çalışma artıyor ülkemizde maalesef; sizin iktidarınızın açıklamalarına bakıldığında bütün ekonomik göstergeler çok iyiye gidiyor ama nasıl oluyorsa ekonominin uçtuğu, ihracatın zirve yaptığı bu dönemde iş gücüne katılım oranına baktığımız zaman yüzde 51,2, istihdama katılım oranı yüzde 45 Sayın Bakan; çok düşük bir oran bu. Bunu nasıl açıklayacaksınız?

Kayıt dışı işsizliğe baktığımız zaman kayıt dışı çalışan işçi sayısı 9 milyon 194 bin kişiye yükselmiş. Türkiye'de sürekli istihdam kalitesi düşüyor ve emek sömürüsü gittikçe büyüyor. Güvencesizlik de artıyor. Sendikasızlaşma Türkiye'de çok fazla; sendikalaşabilen işçilerin oranı 12,4'le sınırlı kalmış. Ayrıca sendika üyelerinin dağılımında da büyük adaletsizlikler var ve iktidarın yandaş sendikalara üye olma konusundaki baskılarını görüyoruz. Rakamlara baktığımız zaman, 2013 ve 2020 arasında 916 binlik bir artış olmuş sendika üyeliğinde, bunun 500 bini HAK-İŞ'e kaydolmuş.

Türkiye'de maalesef geniş tanımlı kadın işsizliği Ağustos 2021 itibarıyla yüzde 29,3 olmuş, bu da yaklaşık olarak her 3 kadından 1'inin işsiz olduğunu gösteriyor; bu çok yüksek bir oran Sayın Bakan. Genç kadınların durumu hakikaten daha vahim, genç kadınlarda geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 55. Türkiye'nin adil bir toparlanma için istihdamda toplumsal cinsiyet eşitliğini önceleyen politikalar üretmesi gerekmekte, kadınların iş istihdamının kesinlikle desteklenmesi gerekmektedir. Kadınlar aynı işi yaptıkları hâlde erkeklerle aynı ücreti alamıyorlar, bu konuda da adaletsizlik var.

2020 yılı genel bütçe başlangıç ödeneğinin üstüne 96,5 milyarlık bir yedek ödenek kullanımı var, bu da yasada bir hile yapılarak gerçekleştirildi. Sizin Bakanlığınızda da yedek ödenekten 24 milyar 136 milyon lira aktarılmış. Bu 24 milyar 136 milyon liranın 19 milyar 724 milyon lirası Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından kullanılmış sosyal güvenlik, sosyal yardım başlığı altında. Sözleşmeli personel harcaması başlangıç ödeneğinin yüzde 582,93'ü harcanmış, tüketime yönelik mal ve hizmet alımlarında yüksek oranda sapmalar var. Bunlar hep yedek ödenekten harcanan şeyler. Hizmet alımları tertibinde yedek ödenekten 48 milyon 385 bin TL aktarılmış; başlangıç ödeneğine göre yüzde 113 sapma var. Bir gerekçe var burada, deniyor ki gerekçede: “Daire başkanlığı talep etmiş ama cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı ödeneğe yansıtmamış bunları.” Bu şekilde birçok tertip olduğunu görüyoruz 2020 kesin hesabını incelediğimiz zaman. Mesela geçici personel tertibinde yüzde 70 sapma var. Ben size şunu sormak istiyorum: 2022 bütçesini hazırlarken de bazı tertiplerle ilgili gelen taleplere Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı eksik ödenek mi ayırdı?