AB'den Gazeteci Alican Uludağ’ın Tutuklanmasına Tepki: "Basın Özgürlüğüne Saygı Gösterin"
İnsan ve hile
Türkiye bu yıl şirketlerde meydana gelen hile vakaları ile Asya ülkeleri arasında 6. sıraya yerleşti. Türkiye’nin ilk aktif hile denetim firması olan Fraud Audit Corporation-FAC Ankara İl Temsilcisi Nedime ÖZDAMAR,Türkiye’deki vaka sayısının görünenden daha fazla olduğunu raporlar söylüyor ifadelerine yer verdi.
Yapılan küresel araştırmalar, şirketlerde çalışanlar tarafından gerçekleştirilen hilelerin, işletmelerin kârlarından her yıl ortalama yüzde 4 ila yüzde 8 oranında kayba yol açtığını gösteriyor. Hileyle mücadele için, başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerde gerçekleştirilen hile ve suistimal denetiminde Fraud Audit Corporation-FAC olarak aktif rol aldıklarını ifade eden Özdamar, ‘hile vakaları açısından kıtalar bazında yapılan sıralamada Türkiye Asya ülkeleri arasında ACFE’ye bildirilen 20 hile vakası ile listenin 6’ncı sırasında yer alıyor’ dedi.
Fraud Audit Corporation-FAC Ankara İl Temsilcisi Nedime ÖZDAMAR, “Etik olmayan her davranış HİLE değildir”, HİLE ise etik bir davranış değildir.” diyen Özdamar, iş hayatının büyüyen karmaşıklığı ve yeni iş alanlarının artan sayısı ile birlikte, finans ve iş dünyası ile ilgili konulardaki araştırmalarda görülen odur ki, Adli Muhasebe Uzmanlarına ve İç Denetim Uzmanlığına duyulan ihtiyaç da artmıştır. Bu gereksinime cevap vermek, uzmanlık alanı içinde bulunan muhasebe, denetim ve araştırma bilgilerinin birleşmesiyle oluşmaktadır. Adli Araştırma ve İç Denetim, muhasebe, mühendislik, tıp, ya da diğer alanlarda bir temel oluşturabilmesine katkı sunmaktır. İç denetim, öngörülmüş işletim prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığını belirlemek üzere işletme belgelerini inceleyen, bir çalışan tarafından yürütülen denetim şekline katkıda bulunabilmek için rakamlardan ötesine bakmak gerekmektedir. Her türlü ekonomik yapı ve aktiviteyi geliştiren, kavrayan,
güvenilir, etkin, şeffaf ve küresel boyutta öncü, temel değerlere bağlıdır.
Fraud Audit Corporation-FAC Ankara İl Temsilcisi Nedime ÖZDAMAR, Adli Muhasebecilik Batı ülkelerinde 1980’li yıllardan sonra aşağıda sıralayacağımız nedenlerden dolayı doğmuştur olup iş dünyasında yerini almıştır.
Ticari işlemler giderek karmaşıklaşmaktadır,
Toplumda, bireyler ve kurumlarla devletin ilişkileri giderek sorun doğurmaya başlamıştır,
İşletmelerde çalışanların yaptıkları yolsuzluklar giderek artmakta ve ortaya çıkartılması ve de önlenmesi zorlaşmaktadır,
Artan sayıda ve büyük tutarlarda işletme başarısızlıkları yaşanmaktadır,
Avukatlar ve mahkemeler karşılaştıkları olaylarda daha fazla uzman desteğine gerek duymaktadırlar.
Toplumda bireyler ve kurumlar artan oranda mahkemelere başvurmaya başlamıştır,
Yukarıda sayılan özet nedenlerden dolayı, işletmeler, avukatlar, mahkemeler ve diğer kamu kurumları sorunların çözümünde destek hizmeti verecek bir mesleğe gereksinim duymaktadırlar
Adli Muhasebe Uzmanı ve İç Denetim araştırması yürütülürken muhasebe, denetim ve araştırma bilgilerinden faydalanmak durumundadır.
Son yıllarda işletme çalışanlarınca veya farklı alanlarda ve biçimlerde yapılan hileler toplumun önemli sorunlarından biri durumuna gelmiştir. Çok farklı türlerde yapılan hileler sayı ve tutar olarak giderek artmaktadır. Yapılan hilelerin nedenleri ve yapanların özellikleri önemli istatistikler olarak ortaya çıkmaktadır. Çeşitli ülkelerde yapılan araştırmalar işletmelerin yıllık gelirlerinin %6’sını bu gibi yolsuzluklar nedeniyle kaybettiklerini göstermektedir.
Ekonomilerde ve iş hayatında kişilerin neden oldukları suç oranları giderek artmaktadır. Kişiler ve kurumlar arasındaki ekonomik ve ticari anlaşmazlıklar, çalışanların ait oldukları işletmelere verdikleri zararların önemli boyutlara gelmesi, işletme tepe yönetimlerinin diğer işletme ilgililerini önemli oranlarda yanıltmaları böyle bir mesleğin doğmasını kaçınılmaz bir duruma getirmiştir.
Ülkemiz herkesin açıkça bildiği gibi bu ortamdan soyutlanamaz. Gelişmiş ülkelerle bir benzer bir de benzemez yönümüz bulunmaktadır.
ADLİ MUHASEBECİLİK ŞART
Aile şirketlerinin yanı sıra, kamu kuruluşlarına da danışmanlık hizmeti veren Fraud Audit Corporation-FAC Ankara İl Temsilcisi Nedime ÖZDAMAR, adli muhasebecilik Türkiye’de yeni yer bulan bir iş tanımı olduğu için, Türkiye için bu rakam hile oranını çok net yansıtmıyor. Özdamar, “Yaptığımız hile ve suistimal denetimleriyle birebir tanık olduğumuzda, şirketler prestij kaybetmeme adına kendilerini deşifre etmiyorlar. Birçok konu adli vaka olarak intikal etmeden, üstüne sünger çekiliyor” diyor.
Şirketlerde hilenin üzerine gidilmesi gerektiğine dikkat çeken Nedime ÖZDAMAR, şirket içi hile incelemesi yapıldığında, olayların en tepe yöneticilere kadar gittiği vakalara da sık rastlandığını vurguluyor. Hile oranı ile ilgili genel bir anket çalışması gerçekleştirdiklerini de belirten Özdamar, Türkiye’deki şirketlerin yaklaşık yüzde 8’inde hile vakası yaşandığı bilgisini veriyor. Adli muhasebe uzmanlarının tespit ettiği hileler arasında, finansal verilerde tutarsızlık, mali tablolarda manipülasyon, gizli formüllerin çalınması, rakiplere bilgi sızdırma, zimmet ve şantaj gibi vakalar bulunuyor.
EĞİTİM ARTINCA HİLENİN YIKICI ETKİSİ DE ARTIYOR
Düşük eğitim düzeyinde daha fazla hile yapıldığına da dikkat çeken Özdamar, bunların yıkıcı hile boyutuna erişmediğini söylüyor. Öte yandan, araştırmalar eğitim düzeyi arttıkça hilenin sayı olarak azaldığını, ancak boyutu arttığı için daha yıkıcı olabileceğini gösteriyor.
Özdamar, şirketlerin hileden korunarak, etkin bir denetim sağlayabilmesi için alınacak önlemleri de şöyle sıralıyor: “İş ve finans dünyasında konuya vakıf uzmanlar gözetiminde, bağımsız denetimin yapılabilmesi, kurumsallaşmak, iç kontrol sistemlerinin kurulması ve uygulanması gerekiyor. Yöneticilerin hileden korunmak için eğitim alması, etik kuralların geliştirilmesi, ihbar hattının ve çalışanlara destek programlarının oluşturulması şart. Ani denetimler de, hileye karşı firmaları daha dirençli hale getirecektir.”
Yeni Soluk
Yorum Yap