‘Herkes ihtiyacı olanı alır!’

*Birinci ‘Müthiş!’

‘Nadide’ arkadaşlarımdan biri ‘müthiş’ başlığıyla, daha doğrusu dikkatimi çekmek için şu yazıyı göndermiş:

‘Mahatma Gandi Londra'da hukuk okurken Peters soyadlı, kötü niyetli ve kibirli bir hocası vardı.

Gandhi onunla her karşılaştığında hiç boyun eğmedi, hep dik durdu ona yanıt verirken.

Bir gün Peters üniversite kantininde bir şeyler atıştırırken Gandi tepsisini alıp yanına oturdu.

Hocası kibirli bir ifadeyle şöyle dedi:

‘Gandi, anlamıyor musun? Hiçbir zaman bir domuz ve bir kuş yan yana oturamaz!’

Gandi ‘Sakin olun hocam, ben uçuyorum öyleyse!’ deyip bir başka masaya geçti. 

*Hangi çanta?

Profesör Peters öğrencisinin kendisini domuz yerine koymasına çok içerledi.

Bunun acısını çıkarmak amacıyla yapacağı sınavda ona bir ders vermek istedi ama Gandi soruların hepsini doğru cevapladı.

Sıra can alıcı soruya gelmişti;

‘Gandi, yolda yürürken iki çanta görüyorsun, biri akıl diğeri para dolu. Hangisini alırdın?’

Gandi hiç tereddüt etmeden şu yanıtı verdi:

‘Para olanı hocam!’

‘Ben, senin yerinde olsam diğerini alırdım. Sence de öyle olması gerekmez mi?’ dedi hocası.

Gandi'nin yanıtı şu oldu:

‘Herkes ihtiyacı olanı alır!’

*İmzası

Profesör öyle kızmıştı ki sınav kâğıdına ‘Aptal!’ yazıp Gandi' ye uzattı. Gandi bir yere oturup birkaç dakika düşündükten sonra profesöre dönüp şunları söyledi:

‘Kâğıda imzanızı atmışsınız ama bana bir not vermemişsiniz!’

Eğer birinin seni incitmesine, kırmasına izin verirsen incinir ve kırılırsın!

Eğer izin vermezsen kötülük çıktığı yere geri döner!

*Derleme şahane

Gerçekten, ‘Müthiş’ bir yazı.

Kim toplayıp değerlendirdiyse tebrik etmek lazım...

Gandi ile ilgile çok güzel alıntılar da var...

Çoğunluk biliyordur.

Ama ben çok güzel bir cümle ile biten bu ‘müthiş’ yazının derleme olduğunu düşünüyorum.

Çünkü benzer çok fıkra ya da hikaye duydum...

Bizde de özelikle fanatik taraftarın hiç ilgisi olmayan birçok hikâyeyi birilerine atfen yazdıklarını biliyoruz...

Gandi’nin bu hatıralarının ya da yazılanların doğru olduklarını kabul edelim.

Ama İngiltere’de özelikle önemli üniversitelerde sınav kağıtlarını kendi öğretmenleri değil, başkaları okur ve isim kapalı olan kağıtlara not verirler.

Belki o zamanlar öyle idi...

Türkiye’de kesinlikle böyle bir olay meydana gelemez...

Çünkü o öğrencinin tahsil hayatı sonuna gelmiş olur...

Aksini söyleyen çıkar mı, bilmiyorum ama benim inancım böyle...

Örnekleri de çok...

Hatta öyle ki, zamanımızda da görüyoruz, kürsüler birileri yani torpilliler tarafından kapatılmış durumda...

Bunun önüne de bir türlü geçilemiyor...

Tabii ki iş en yukarıdakinden, Rektörden başlıyor.

Ben şimdi bir de bizden bir örnek vereyim:

Kesinlikle doğru...

*‘Müthiş bir insan’

Gazeteciler Fidel Castro’ya sorarlar...

‘Siz bu ülkenin kurucu liderisiniz...

Normal olarak sokaklarda sizin heykellerinizin olması beklenir... Üstelik bunca ünlü sosyalist önderler dururken siz sadece Mustafa Kemal’in heykeline izin verdiniz, ‘neden?’

Fidel Castro’dan şu cevabı verir:

‘Bizler daha çok devlet adamıyız...

O ise bir kahraman...

Sokaklara devleti yönetenler değil, kahramanlar yakışır.’

Devam eder;

‘Biz bağımsızlık ve devrim ruhunu ondan öğrendik.

Evet bizde savaştık. Ancak bir devlete karşı savaştık.

O ise dünyanın en güçlü ordularının hepsini birden yendi.

Hiç yenilgi almamış tek askerdir o’ der...

Üstelik sadece cephede değil, her alanda savaşmış, başarılı olmuş ‘müthiş’ bir insan...

*Başkası yok!

Yıllar sonra Fidel Castro, Türkiye’ye gelince yine benzer sorular sorulur.

Şöyle cevaplar verir:

‘Bende çok zorlu bir savaşın içinden çıktım. Onca kitaplar okudum...

Ancak savaş meydanlarında kitap okuma rekorları kıran başka bir asker görmedim, duymadım.

Her şeyi anladım da bunca güçlüğü ve değişimi nasıl başardı hafızam almıyor’ dedi.

Bunlar o günlerin medyasında yer almıştı...

*Okuyan öğrenmiştir

Bir ilavede benden...

Dünyada kendi topraklarını işgal ederken canlarını vermiş düşman askerlerinin analarına, ‘Ey evlatlarını bu topraklarda kaybetmiş analar silin gözyaşlarınızı, onlar artık bizimde evlatlarımızdır.

Bırakın Mehmetlerle koyun koyuna uyusunlar’ diyebilecek ruha sahip bir tek devlet adamı ve asker gösteremezsiniz, dünya tarihinde...

‘Vatan savunması için yapılmayan her savaş bir cinayettir” diyen, başka bir asker ve devlet adamı yoktur.

Neymiş...

Demek ki bu ülkede sadece Mustafa Kemalin heykeli olacak diyen

Fidel Castro’nun bir bildiği varmış...

Sadece Atatürk karşıtlarına değil, salon züppelerine ve de menfaat yani beklenti peşinde koşan sahtekâr, iki yüzlülere de kapak olsun bu yazı...

***

GÜNCEL 

*İlk lavanta hasadı

Seferihisar Belediyesi’nin 2015 yılında üreticilere katma değeri yüksek, alternatif bir ürün olarak sunduğu lavanta çiçeği Turgut Köyü’nde beşinci yılına girdi.

Tıp ve kozmetik sektörünün yanı sıra yağ üretim sektöründe de yaygın kullanılan, nektarı ve kokulu çiçekleriyle arıcılığa da katkısı olan lavantanın Seferihisar’daki üretim merkezi konumunda bulunan Turgut Köyü’ndeki ilk lavanta hasadına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer da katıldı.

Soyer, “Beş yıl önce lavanta üretimine büyük bir heyecanla Seferihisar’da bu tarlada başlatmıştık. Şimdi lavanta üretimini İzmir’in diğer ilçelerine yayıyoruz.

39 bin fideyi Buca Doğancılar, Kemalpaşa Yeni Kurudere ve Menemen Emiralem köylerinde dağıttık. “Başka Bir Tarım Mümkün” diyerek katma değeri yüksek bu ürünü İzmir kırsalında yaygınlaştırmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız” dedi.

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in rahatsız olması nedeniyle

Katılamadığı hasat etkinliğine Seferihisar Belediyesi Başkan Vekili Yelda Celiloğlu katıldı.

*Kolektif Hayal Gücü ve Müzik Buluşmaları Başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi dünya müziğinin değerli isimlerini İzmirlilerle buluşturuyor. Kolektif Hayal Gücü ve Müzik Buluşmaları 6 Temmuz’da Bergama Akasya Parkı’ndaki ilk dersle başlıyor.

29 Temmuz’a kadar devam edecek dersler her pazartesi ve salı Bergama Akasya Parkı’nda, çarşamba ve perşembe günleri ise Mogambo Kültürpark’ta yapılacak.

Çalışmanın hedefleri arasında çocukların sese ve müziğe ilgilerini güçlendirmek ve bakış açılarını geliştirmek yer alıyor. Usta eğitmenler eşliğindeki derslerde katılımcılar ilgi duydukları enstrümanları daha yakından tanıma imkanı bulacak.

*İnsana değer vermek

Karşıyaka Belediye Meclisi, Temmuz ayı ikinci toplantısında 2019 Yılı Faaliyet Raporu’nu oy birliğiyle onayladı.

Yaklaşık 15 aylık görev sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, özellikle sosyal adaletsizliğe karşı insan odaklı hizmetlere ağırlık vermeye çalıştıklarını vurguladı, birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.

Hayata geçirdikleri çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay ‘Yoksulluk, açlık, çevre sorunları, altyapı sorunları, eğitim olanaklarının azlığı ve sağlık gibi alanlarda çözüm üretmek adına sessiz sedasız bir şeyler yaptık.

Faaliyet raporunda bazıları yazmıyor.

Mesela 0-3 üç yaş çocukların beslenmeleri ve gelişmeleriyle ilgili evde takip sağlayacağımız bir sistemi başlattık.

Gerçekten neyi ne zaman yedirmesi gerektiğini, anne sütünü ne kadar emzirmesi gerektiğini, çocuklarının sağlıklı yetişip yetişmediğini, ne zaman aşı yaptırması gerektiğini bilmeyen insanlarımız var, amacımız ailelere bu konularda destek vererek sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlayabilmek. Biz istiyoruz ki anneler kadınlar aynı zamanda çalışabilsin, sosyal hayata katılabilsin ama bunun için kreş gerekiyor. Bize ait anaokullarının ücretlerini sizlerle birlikte bu salonda 750 liradan 600 liraya düşürdük.

500 ya da 400 liraya da düşüreceğiz, beraber karar vereceğiz.

Bir gün belki o çocukların tamamına ücretsiz kreş hizmeti vereceğiz, hayalimiz bu.

Anaokullarımızın hepsini o Finlandiya sistemi olarak bilinen eğitim anlayışı doğrultusunda değişime tabi tuttuk.

Çocukların ufkunu açacak atölyeler yapıyoruz.

Bunun önemini o çocuklarımızın gelişimini gördükçe çok daha iyi anlayacağız’ dedi.