Günlerin bugün getirdiği: 1 Mayıs

1 Mayıs tarihi ilk kez 1888’de, Amerikan Emek Federasyonu'nun sekiz saatlik iş günü talebi kabul edilinceye kadar her yılın 1 Mayıs’ında grev yapılması kararıyla gündeme geldi.

İngiltere, Almanya, Fransa ve Belçika’dakiler olmak üzere, o dönem işçi hareketinin güçlü olduğu ülkelerde örgütlü sendikalar karara katılacaklarını ilan etti.

1889’da Paris’te toplanan 2. Enternasyonal, 1 Mayıs’ın ‘İşçi Sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’ olarak her yıl kutlanmasını kararlaştırdı.

Bu topraklarda 1 Mayıs ilk kez 1909'da Üsküp ve Selanik'te kutlandı. Selanik'te Rum, Türk, Yahudi ve Bulgar işçiler kol kola yürüdüler. Dört dilde yayınlanan ortak bildiride, emeği koruyacak yasaların çıkarılması ile herkese seçme ve seçilme hakkı verilmesi istendi.

İstanbul'daki ilk 1 Mayıs kutlaması 1912'de Pangaltı’da yapıldı. 1913'te 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı. 1921'de tersane işçileri işgal altındaki İstanbul'da 1 Mayıs'ı kutladı. İşçiler Kasımpaşa'dan Şişli'ye yürüdü.

1923'te İstanbul'da işçiler 1 Mayıs'ı sokakta "Yabancı şirketlere el konsun", "Sekiz saatlik iş günü", "Hafta tatili" pankartlarıyla kutladı.

1924’te 1 Mayıs, 'Amele Bayramı' olarak kutlandı. 1925'teki Takrir-i Sükûn Kanunu ile 1 Mayıslar kitlesel olarak kutlanamaz hale geldi.

1935'te 1 Mayıs, 'Bahar ve Çiçek Bayramı' adı altında işçilere ücretsiz izin verildiği genel tatil günü ilan edildi. 1951'de 1 Mayıs'ta işçilere yarım yevmiye, 1956'da ise tam yevmiye ödenmesine karar verildi.

1976'da 50 yıllık aradan sonra işçiler tekrar sokağa çıktı. DİSK'in Taksim Meydanı’nda düzenlediği miting, Türkiye'de kitlesel işçi bayramlarının başlangıcı oldu.

1977

Türkiye'de 1 Mayıs kutlamaları, özellikle 1977'deki 'Kanlı 1 Mayıs'la hatırlanıyor.

DİSK'in Taksim Meydanı’nda düzenlediği, alana giriş sırasında ateş açılan 1 Mayıs mitinginde 500 bine yakın kişi olduğu tahmin ediliyor.

İddianameye göre o gün Taksim'de 34 kişi hayatını kaybetti, yüzlercesi de yaralandı. Ölenlerden beşi kurşunla vuruldu. 29'u izdiham sırasında nefes alamadığı için boğularak ya da ezilerek öldü. Yaralılardan da 34'ü de başından ve göğsünden kurşunla vurulmuştu.

Çeşitli sendika ve sol örgütlere mensup 98 kişi hakkında 14 yıl boyunca süren yargılamada kimse ceza almadı. Hiçbir devlet yetkilisinin yargılanmadığı dava zamanaşımına uğradı.

1978'de, önceki yıl yaşananlara rağmen Taksim Meydanı'nda büyük bir kalabalık vardı. 1979'da İstanbul'da 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

1996

Kadıköy'de 100 binin üzerinde kişinin katıldığı son yılların en kitlesel 1 Mayıs'ında 3 kişi (sabah toplanma yerinde üst aramasına karşı çıkan gruplara sivil polislerce açılan ateşte 2 kişi ve miting dağılırken çıkan olaylarda yine polis kurşunuyla 1 kişi) öldü.

2010

Taksim 32 yıl sonra kutlamalara açıldı. Dönemin başbakanı Erdoğan kararı, “Türkiye’nin tahrik ve provokasyon korkularından nasıl sıyrıldığının somut bir abidesi” sözleriyle sahiplendi.

Taksim’de ‘yasaksız’ gerçekleştirilen 2010, 2011 ve 2012 1 Mayıs kutlamalarının ardından kayda değer hiçbir olay yaşanmamasına rağmen 2013'te kutlamalar yasaklandı. Gerekçe olarak ‘esnafın camının çerçevesinin indirilmesi’ gösterildi.

2009'dan beri 1 Mayıs'ın resmi tatil olduğu Türkiye'de, 2013'ten bu yana Taksim Meydanı kutlamalara kapalı.

Marş

Kitlelerce kabul gören ilk ‘yerli’ marş olan 1 Mayıs marşının hikâyesi 1974'e dayanıyor. Brecht’in Gorki’den uyarladığı ‘Ana’ adlı oyun, Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sergileniyor. Rutkay Aziz’in sahneye koyduğu oyunda Erkan Yücel, Savaş Yurttaş, Yaman Okay gibi isimler rol alıyor.

Oyunun müziklerini yapan Sarper Özsan, bu marşı Rusya’da ‘Kanlı 1 Mayıs’ olarak bilinen 1905 kutlamasının konu edildiği sahne için yazıyor.

Metinde "İşçiler marş söyleyerek girer" cümlesi var ancak marşın ne olduğuna dair bir bilgi yok. Özsan, sözlerini de kendisinin yazdığı bu marşı oyuna dahil ediyor.

Marşın sahneden sokağa taştığı yıl 1976. Taksim’de düzenlenen kutlama öncesinde TİP’in yayın organı ‘Çark-Başak’ta sözleri yayınlanan marş kutlamada kimi gruplarca seslendiriliyor.

Timur Selçuk tarafından plak yapılan marş, 1977’de Taksim’deki kutlamalarda Ruhi Su Dostlar Korosu tarafından seslendiriliyor ve kitlelere ulaşıyor.

Marşı repertuarına almaya karar veren Cem Karaca, yine ‘Ana’ oyunundan bir başka marşla birlikte (‘Durduramayacaklar Halkın Coşkun Akan Selini’) plak yapıyor.

Mitinglerden konserlere pek çok mecrada yayılan marşın sözleri:

'Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır / Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez / Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde // 1 Mayıs, 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı / Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkın bayramı // Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından / Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından / Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir // Gün gelir, gün gelir, zorbalar kalmaz gider / Devrimin şanlı yolunda bir kâğıt gibi erir gider...’