Eskişehir Cezaevi'ndeki ihlal iddiaları Meclis'te: Kadın örgütlerinden Sevda Karaca'ya tam destek

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan Eskişehir Cezaevi’ndeki hak ihlali iddialarına bir destek de kadın hareketinden geldi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, cezaevinde tutulan 3 LGBTİ+ tutuklunun maruz kaldığı ayrımcılık, kötü muamele ve sağlık hakkına erişim engeli iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, yetkilileri etkin bir soruşturma yürütmeye ve kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmeye çağırdı.

TARTIŞILMASI GEREKEN VAR OLUŞLAR DEĞİL HAK İHLALİ İDDİALARIDIR

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Sevda Karaca’nın gündeme getirdiği iddiaları çok ciddi bulduklarını ve yakından takip ettiklerini belirtti. Türkiye'deki ayrımcılık ve cezasızlık kültürünün işleyiş mekanizmalarını yakından tanıdıklarını ifade eden platform temsilcileri; kadınların yaşam hakkı mücadelesi boyunca hak ihlallerinin nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığına defalarca tanıklık ettiklerini vurguladı. Açıklamada, bugün tartışılması gereken asıl konunun kişilerin var oluşları değil, maruz kaldıkları iddia edilen ağır insan hakları ihlalleri olduğu belirtildi.

Uluslararası Standartlar: Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ve "Nelson Mandela Kuralları" olarak bilinen Mahkumlara Yapılacak Muameleye İlişkin Standart Asgari Kurallar, cezaevlerindeki her türlü ayrımcılığı kesin bir dille yasaklar. Devletler, tutuklu ve hükümlülerin cinsiyet, cinsel yönelim veya inanç farkı gözetilmeksizin insan onuruna yakışır muamele görmesini ve sağlık hizmetlerine eşit erişimini güvence altına almakla yükümlüdür.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN CEZAEVLERİNE UZANAN ORTAK MÜCADELE ÇİZGİSİ

Son dönemde "kutsal aile" ve "aileyi koruma" söylemleri adı altında toplumsal cinsiyet eşitliğinin hedef alındığını, nafaka hakkına yönelik müdahalelerin tartışıldığını ve İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirten platform, tüm bu gelişmelerin aynı siyasi anlayışın ürünü olduğunu savundu:

"İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkılmasından nafaka hakkına yönelik saldırılara kadar uzanan çizgi; kadınların ve LGBTİ+'ların eşit yurttaşlık taleplerini sınırlayan, toplumsal cinsiyet eşitliğini bir hak değil tehdit olarak gören aynı zihniyettir. Bu yüzden, toplumsal sorunların kaynağını eşitsizliklerde değil, hak talep edenlerde arayan anlayışla mücadelemiz ortaktır."

CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ YENİ İHLALLERE ZEMİN HAZIRLIYOR

Kadın cinayetlerinden şüpheli kadın ölümlerine kadar pek çok yargı dosyasında cezasızlık zırhıyla karşılaştıklarını ifade eden kadın örgütleri, hak ihlallerinin etkin ve hızlı biçimde soruşturulmamasının sadece adalet duygusunu zedelemediğini, aynı zamanda yeni hak ihlalleri için de tehlikeli bir uygun zemin hazırladığına dikkat çekti. Bu nedenle Eskişehir Cezaevi'ndeki iddiaların üzerine gidilmesinin, ayrımcılığın cezaevlerinde sistematik hale gelmesini engellemek adına majör bir önem taşıdığı ifade edildi.

Hukuki Arka Plan: İnsan hakları raporlarına göre, kapalı kurumlar olan cezaevlerinde yaşanan hak ihlali iddialarının adli ve idari mekanizmalarca hızlıca soruşturulmaması, kurumsal denetimsizlik algısını büyüterek kötü muamele vakalarının artmasına yol açmaktadır.

ÇAĞDAŞ KENT KİMLİĞİ VE ESKİŞEHİR'DEKİ SESSİZLİK

Söz konusu iddiaların münferit (tekil) olaylar olmadığının, dolayısıyla sadece mağdurların ya da belirli kesimlerin değil, demokrasiden ve hukuktan yana olan tüm yurttaşların ortak meselesi olduğunun altı çizildi. Eskişehir’deki yerel kamuoyunun bu konudaki sessizliğine sitem edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Eskişehir'de yaşayan LGBTİ+'lar uzun yıllardır görünmez kılınmaktan ve kamusal alanda yalnız bırakılmaktan şikâyet ediyor. Cezaevine ilişkin iddiaların kent kamuoyunda hak ettiği ağırlıkla tartışılmamasını bu tablonun bir parçası olarak görüyoruz. Eskişehir gibi uzun yıllardır ‘demokratik, özgürlükçü ve çağdaş bir kent’ kimliğiyle anılan bir şehirle, karşı karşıya olduğumuz bu sessizlik hiç bağdaşmıyor."

KADIN HAREKETİNDEN YETKİLİLERE 4 ACİL TALEPTEN OLUŞAN ÇAĞRI

Platform, adli ve idari makamların hızlıca harekete geçmesi amacıyla taleplerini net bir şekilde sıralayarak kamuoyuna duyurdu:

Eskişehir Cezaevi'ne ilişkin ayrımcılık ve kötü muamele iddiaları gecikmeksizin ve tarafsızca soruşturulmalı.

Cezaevindeki tutukluların can güvenliği ve en temel hak olan sağlık hakkı derhal güvence altına alınmalı.

Adalet Bakanlığı ve cezaevi yönetimi, yürütülen idari süreç hakkında kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmeli.

Sorumluluğu veya ihmali bulunan tüm personel hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler zaman kaybedilmeden uygulanmalı.

Açıklama, "Ayrımcılığın, nefretin ve cezasızlığın karşısında; insan onurunun ve eşit yurttaşlığın yanında olmaya devam edecek, yaşam hakkı mücadelesinde kimseyi geride bırakmayacağız" mesajıyla tamamlandı.