Dayanışma Meclisi: 'Solda bağımsız bir odak oluşmalıdır' 

Dayanışma Meclisi sekretaryasından Oğuz Oyan, Gamze Yücesan Özdemir ve Erhan Nalçacı tarafından TKP'ye ziyarette bulunuldu, 'Solda bağımsız bir odak oluşmalıdır' denildi.

'Solda Bağımsız Bir Odak Oluşmalıdır' başlıklı bir açıklama yapan Dayanışma Meclisi, SOL Parti ve EMEP'in ardından TKP'ye de bir ziyarette bulundu.

Dayanışma Meclisi sekretaryasını oluşturan Oğuz Oyan, Gamze Yücesan Özdemir ve Erhan Nalçacı tarafından gerçekleştirilen ziyarette geçtiğimiz gün yapılan açıklama TKP heyetine iletildi ve bağımsız sol bir odak yaratılmasının önemine işaret edildi.

Ziyarette Dayanışma Meclisi heyeti, TKP Merkez Komite üyeleri Alpaslan Savaş, Ozan Yılmaz, Savaş Sarı ve TKP Merkez Konseyi üyesi Ali Ufuk Arikan tarafından karşılandı.

'Oldukça önemli bir adım'

Ziyarette Dayanışma Meclisi sekreteryası adına yapılan değerlendirmede, Türkiye'deki mevcut siyaset atmosferi ve emekçiler cephesindeki büyük yoksullaşmaya işaret edilirken, bu tabloda sosyalist solun yaratacağı bağımsız sol odağın Dayanışma Meclisi tarafından oldukça önemli bir adım olarak görüldüğüne vurgu yapıldı.

Ziyarette TKP heyeti adına yapılan değerlendirmede böylesi bir odağın yaratılması için yol alındığı, bu kapsamda Dayanışma Meclisi tarafından yapılan çağrı ve ziyaretlerin oldukça değerli olduğuna değinildi.

Dayanışma Meclisi: Hem umut hem de sorumluluktur

Dayanışma Meclisi tarafından dün yapılan açıklamada, "Solda bağımsız bir odak oluşmalıdır" denilmiş, şu ifadeler kullanılmıştı:

"Türkiye’nin, mevcut ekonomik/toplumsal bunalımın faturasının emekçi halka kesilmesini önleyecek düzen dışı bir seçenek oluşturulmasına; dünya egemen güçlerinin etki alanı dışında kitlelere farklı bir toplum projesi sunulmasına şiddetle ihtiyacı vardır. Solda sınıf temelli bir odak yaratılmasına yönelik olarak sürdürülen ve çok anlamlı gördüğümüz görüşmeleri bu nedenle kuvvetle desteklediğimizi kamuoyu ile paylaşmayı görev biliyoruz.

Bağımsız bir sosyalist siyaset odağının oluşturulması hem umut hem de sorumluluktur."

Açıklamanın tam metni şöyle:

'Solda Bağımsız Bir Odak Oluşmalıdır'

Dayanışma Meclisi, Eylül 2020’de bir grup aydın, bilim insanı, sanatçı, sendikacı, gazetecinin, düzen siyasetine karşı birlikte çözümler üretmek ve toplumla paylaşmak hedefi üzerinde birleşmeleriyle kuruldu.

Küresel salgının ve onun derinleştirdiği ekonomik kriz koşullarının çok ağır hissedildiği bir dönemde faaliyet göstermesine ve bu nedenle de hedeflerine tam olarak ulaşamamasına karşın, Dayanışma Meclisi kurulduğu dönemden bu yana toplantı ve faaliyetlerini aksatmadan sürdürebildi, komisyonlar halinde örgütlenerek kamuoyuyla paylaştığı çok sayıda bildiri ve rapora imza attı. İnternet ortamında ilk sayısı Haziran 2021’de çıkarılan, şimdi de üçüncü
sayısı hazırlanan Dayanışma Forumu Dergisi’ni Türkiye’nin yakıcı konuları üzerinde yoğunlaşan bir yayına dönüştürmeye çalıştı, çalışmakta.

Dayanışma Meclisimiz, henüz 7 Eylül 2020 tarihli ilk “Çıkış Bildirgesi”nde, “siyasi rejimin baskılarını yoğunlaştırdığı bir ortamda”, “Meclis-içi muhalefetin ve olası ittifak adaylarının
gerçek bir seçenek üretmekten uzak olduğu; bu muhalefetin, olmayacak bir muhafazakâr/ neoliberal/sosyal devlet sentezi üzerinde uzlaşarak iktidara yürümeye talip olduğu” saptamasını yaptıktan sonra “hem güçlü bir sosyalist sola olan gereksinimin büyüdüğüne hem de solun daha etkin mücadele araçlarıyla dayanışmasının şart olduğuna” dikkati çekmekteydi.

Dayanışma Meclisi’nin Çıkış Bildirgesi’nde, sistem içi bir programın karşısına sınıf ve aydınlanma eksenli sol bir bakış açısının konulması, bir emekçi cumhuriyetinin hedeflenmesi ve bunun toplumun ana tartışma gündemine dönüştürülmesi hedefleri açık bir biçimde ifade edilmekteydi.

Bugün geldiğimiz uğrakta, Türkiye’nin siyasi denkleminde eksikliği duyulan asıl unsurun, gerçekten de sosyalist solun ağırlığı olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Aslında sosyalistlerin Türkiye siyaseti üzerindeki etkilerinin, nicel ağırlıklarının çok üzerinde olduğunu sağ siyasetçiler de iyi bilmektedirler. Bu nedenle de sosyalist solun toplumda ve siyasette hak ettiği karşılığı bulması öncelikli uğraşımız olmalıdır.

İşte bu anlayışlarla yola çıkan ve faaliyet gösteren Dayanışma Meclisi, 20 Kasım 2021 tarihinde üyeleriyle ilk yüz yüze toplantısını Ankara’da gerçekleştirirken, solda üç partinin kamuoyuna yansıyan düzen siyasetinden bağımsız bir ittifak arayışı çabalarının desteklenmesini; emekten yana, anti-emperyalist, laik bir mücadele odağının yaratılması ve hızla bir seçenek haline getirilmesi doğrultusundaki girişimlerini sürdürmekte olan EMEP, SOL Parti ve TKP’nin bir heyetle ziyaret edilerek dayanışma mesajlarının iletilmesi konularında karar almıştır.

Türkiye’nin, mevcut ekonomik/toplumsal bunalımın faturasının emekçi halka kesilmesini önleyecek düzen dışı bir seçenek oluşturulmasına; dünya egemen güçlerinin etki alanı dışında kitlelere farklı bir toplum projesi sunulmasına şiddetle ihtiyacı vardır. Solda sınıf temelli bir odak yaratılmasına yönelik olarak sürdürülen ve çok anlamlı gördüğümüz görüşmeleri bu nedenle kuvvetle desteklediğimizi kamuoyu ile paylaşmayı görev biliyoruz.

Bağımsız bir sosyalist siyaset odağının oluşturulması hem umut hem de sorumluluktur.