Çözüm süreci güzel başlamıştı. Sonuna kadar destekledim.
Münevver Metinle Hafıza Günlerinin konuğu Cumhuriyet Halk Partisinin beşinci Genel Başkanı duayen, uzlaşmacı ve çözüm adamı kimliğiyle öne çıkmış Hikmet Çetin. Namı diğer Hikmet abi…
YENİ SOLUK-ÖZEL
Karşımda 1956 yılından bu yana aktif siyasetin içinde yer almış, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı, Meclis Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı, Nato Afganistan Sivil Temsilcisi görevleri yapmış siyaset insanı...
Hafıza Günlerinde Hikmet Çetin ile Gençlik Kolları’nda başlayıp genel Başkanlığa kadar süren siyasi hayatını, Cumhuriyet Halk Partisini ve gündemi konuştuk...
Genç kalmasının sırrını 40 yıldır her sabah yürümesine, sağlıklı beslenmesine ve sürekli çalışmasına bağlarken, geceleri geç yatmamaya da özen gösterdiğini söyledi. Samimiyeti için, 'insan sevgisi ve empati kurarak hayatı yaşarım' dedi.
-Başkanlık sistemine baktığınızda Meclisi nasıl yorumluyorsunuz?
Hafıza Günlerinde. Başkanlık sistemine baktığınızda ....
Meclisin yüzüncü yılı buruk kutlandı. Meclis etikliğini ve işlevini büyük ölçüde kaybetmiştir. Başkanlık sistemiyle yetkiler giderek tek bir kişide, başkanda toplanmıştır. TBMM dünyada örneği olmayan bir meclistir. Kurtuluş savaşını yönetmiştir. Savaşın en yoğun olduğu günlerde bile Mustafa Kemal Atatürk egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyerek bütün önemli olaylarda ve kararlarda meclise baş vurmuştur. Cumhur Başkanlığının ve parti başkanlığının aynı kişide olması önemli sorunlara yol açmaktadır. Demokrasinin önemli bir özelliği de güçler ayrılığıdır. Denetim ve denge Parlamenter sistemde güçler ayrılığı ile sağlanmaktadır. Türkiye yeniden parlamenter sisteme dönmelidir. Sağlıklı ve çağdaş bir demokrasi için muhalefet partileri bir araya gelmeliler. Meclise üzüldüğünü,nefret, şiddet dilinin devam etmesinin,toplumun kutuplaşmasını, ayrıştı, ötekileştirici olmasını onaylamadığı belirmekte.Meclisin asli görevinin normal dil kullanmasını öneriyor. Parlamenter sistemin uzlaştırmacı ve demokrasiye olan önemini toplum günden güne anlamaktadır. Parlamenter sistemin demokrasi, paylaşım. Tek adamlık paylaşmak istemiyor. Kuvvetler ayrımı ve görevi azalmış cumhurbaşkanlığı olmalı. Parlamenter sistem de hukuk ve insan hakları önemlidir.
- Sizin aynı zamanda sosyolog özelliğiniz var toplumun değer yargıları hakkında, ne düşünüyorsunuz?
Anadolu tarih boyunca değişik ırk, din ve mezhebe birlikte barış içinde kardeşçe yaşadıkları topraklardır. Ben Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğdum. O yıllarda elektriği, yolu ve orta okulu olmayan bir ilçeydi. İlçede önemli sayıda Ermeniler vardı. Sınıf arkadaşım Ermeniler vardı. Ötekileştirme ve ayrım yoktu. Acılarımızı da sevinçlerimizi de paylaşıyorduk. Siyasetteki kutuplaşma ve ötekileştirmeden ülkemizdeki azınlıklar da olumsuz etkilendiler.
- Sırrı Sürayya Önder ile tekrar gündeme gelen Kürt sorunu?
Kürt sorunu her zaman gündemde. Bu aşamada yeniden gündeme gelmesini anlayamadım. Geçmişteki çözüm süreci ilke olarak doğru bir yöntemdi. Uzlaşarak bir çözüm arayışıydı. Ancak yönetilemedi. Bütün siyasi partilerin sürece katılmaları sağlanabilirdi. Parlamentoda konu tüm yönleri ile görüşülerek toplumun bilgilendirilmesi ve desteği sağlanabilirdi. Çözümün ba aşamada gündeme gelebileceğini sanmıyorum. Bunun için öncelikle PKK nın silahları bırakması gerekir. Ayrıca tüm kurumları ve kuralları ile gerçek bir demokrasi de görüşme ve uzlaşma ile çözümün sağlanabileceğine inanıyorum.
Kürt kökenli olmama rağmen bana kimliğim sorulduğunda Türk olduğu söylemekten hiç çekinmedim. İnsanlar zulüm gördü. Analar evlatlarını adını söyleyemez oldu. Çok acı günler geçti. Göç ettiler. Nereye gittiler İstanbul, Antalya gibi yerlere. Peki kimse sen neden buraya göç ettin dedimi. Demedi.Çünkü Türk toplumu ulusal kimliğe hâkim.
-Devlet planlama teşkilatından gelen birisi olarak ekonomik kriz nasıl aşılır?
Korana Virüsü Türkiyeyi ekonomik krizde yakaladı. Bu da krizin daha da büyümesine neden olmaktadır. Bir yandan işsizlik öte yandan yüksek enflasyon ile halkımız iş ve aş sorunları ile karşı karşıyadır. Öncelikle bu ortamda Planlama gereksinim varken planlamadan vaz geçildi. Planlama kısaca kıt kaynakların en etkin ve en verimli şekilde kullanılması demektir. Kaynakların ülkenin sorunlarına çözüm getirecek şekilde öncelikler belirlenerek kullanılması demektir. Planlama olmadığı için ekonomik ve sosyal alanda sorunlar korana ile birlikte giderek artmaktadır. Tarımda ve sanayide üretimi artıracak yatırımlar yerine betona ve önceliği olmayan alanlarda kaynaklar kullanıldı. Bir örnek vermek istiyorum. Atatürk Hava alanı konumu ile ulaşım kolaylığı ile dünyanın önemli Hava Alanlarından biridir. Atatürk ve Sabiha Gökçen hava alanlarına birer pist daha eklenerek ihtiyaçlar yıllarca karşılanabilirdi. Maliyeti de 1,5-2.0 milyar doları geçmezdi.
Bunun yerine 30 milyar dolar dolayında harcanarak yeni hava alanı yapıldı. Ekonomik kimliğimiz var planlama üretime dayalı olması gerekmekte. Ülkeler en az yılda yüzde beş ile yedi oranında büyüme göstermek zorundadır. Kısır bir döngünün içinde büyüme olmaz. Ayrıca Dünya da para var. Güven yok…
-Dünü bugünü gören birisi olarak bir kadın tarafından ölüm listesi elimiz de ve bir erkek kadınlarınıza sahip olun denmesinin analiz yapar mısınız?
Kadın cinayetleri ve kadınlara şiddet giderek artmaktadır. Toplumdaki bu kin ve nefret kutuplaşmanın ve ötekileştirmenin de bir sonucudur. Parlamenter sistemin önemini belirtiyor.
- Dış işleri bakanlığı yapmış birisi olarak Suriye İdlip hakkında devlet politikası doğru mu?
Evet. Türkiye’nin güneyindeki güvenliği Suriye’nin güvenliğine bağlıdır. Bana göre Suriye politikası başından beri yanlıştı. Suriye halkına yönelik kullanılan şiddet elbette kabul edilemez ve karşı çıkılmalıydı. Ancak Şam yönetimiyle, Esat la ilişkiler kesilmemeliydi. Bugün de en doğru politika Şam yönetimi ile görüşmektir. Bunun yanında Mısır ve İsrail ile de ilişkileri normalleştirerek Büyükelçiler göreve başlamalıdırlar. Çünkü Suriye ile amacımız aynı. Diğer Dünya ülkelerinin amacı farklı. Suriye ve Türkiye toprak bütünlüğünü korumak zorunda.
- Cumhuriyet Halk Partisi gelenekleri deva ediyor mu?
CHP kurtuluşun ve kuruluşun partisidir. Devrimci bir partidir. Çağdaşlaşmaya, demokrasiye ve aydınlanmaya götürecek devrimleri gerçekleştiren bir Partidir. Aynı zamanda değişimin de partisidir. Ülke ve dünyadaki değişime göre programında gerekli değişimi yapabilmiştir. Bu gelenek devam etmektedir.
- Cumhuriyet Halk Partisi de üst kurula ihtiyaç var mı?
Bu soruya cevap vermesem…
- Cumhuriyet Halk Partisi de genel başkan olmak nasıl?
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı zor bir makam. Tarihi taşıyorsunuz, ağır bir yükü var. Tek partinin hesabını veriyorsunuz, Cumhuriyet’in yükü omuzlarınızda. Demokrasinin önemini anlatmaya çalışıyorsunuz.
- 12 Eylül cuntası tarafından kapatılan Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerini, şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi doldurabildi mi?
Evet. Kurtuluş ve varoluş partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi şu anda da aydınlatmaya devam ediyor. Kurtuluş savaşında 34 kadın okuyordu. Cumhuriyetin başarısıyla kadınlar okuma hakkı ve bir çok değer kazandı.
- Dünya görüşleri farklı olmasına rağmen millet ittifaki hakkında görüşleriniz?
Getirilen yeni sistemle ittifak gerekli ve yararlıdır. Partilerin dünya görüşleri ve politikaları farklı olabilir. Ancak ortak bir payda da bir araya gelinebilir. Bugünkü Türkiye de ortak payda tüm kurumları ve kuralları ile demokrasidir. Yeniden Parlamenter sisteme dönmektir. Kuvvetler ayrımını sağlamaktır. CHP Genel Başkanının öncülüğünde Millet İttifakının partileri bir araya gelerek anlaşmışlardır. Bugün de buna ihtiyaç olduğu görüşündeyim. Samimi ve cesur olacaksın. Ulus bütünlünün temelidir.
-Cumhuriyet ve değerlerine borcunuz var mı?
Her şeyimi borçluyum. Ben bir köy çocuğu olarak büyüdüm. Babam memurdu. Cumhuriyet okulları açmasa ben okuyamazdım. Hasta bir toplum, her yer sıtma, verem salgın dolu yıllar. Atatürk ve hekimler bu topraklara şifa oldu.
-Cumhuriyet Halk Partisi kuruluş amacıyla aynı eksende mi?
Evet. 19 Mayıs 1919 da 77 milletin ortak mücadelesi ile yürütülen bir varoloş başlangıcı olan CUMHURİYET değerleri ile günümüzde ki değerler aynı.
-ismet Paşa?
Atatürk ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Patisinin ve bizlerin karhamadır. İki ayyaşın toru , çapulcularla olmaktan onur duyarım.
-Siyasette en dehşete düştüğünüz an nedir?
12 Mart…
12 Eylül…
Yeni Soluk
Yorum Yap