CHP raporu: “Emirle indirilen faiz oranları ve enflasyon yükseliyor”
Cumhuriyet Halk Partisi Medya ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanlığı Haftalık Bilgilendirme Raporunu yayımladı. Haftalık yayınladığı raporda birçok önemli konuya değinildi. Raporda, “Merkez Bankası’nı faiz oranlarını kontrol ederek karşılıksız para yaratmaya ve kamu bankalarını da “arka pencereden” döviz satarak kurları kontrol altında tutmaya yönelik “ucube” bir ekonomik politika uyguluyordu. Bu yolla tüketimi ve üretimi artırıp ekonomik büyüme sağlayabileceklerini düşünüyorlardı” denildi.
CHP Medya ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanlığı Haftalık Bilgilendirme Raporundan seçtiğimiz bazı başlıklar şöyle:
Tayyip Erdoğan rejimi Temmuz 2018’den bu yana; başta kamu bankaları olmak üzere bankacılık sektörünü kredi musluklarını açarak kredi vermeye, Merkez Bankası’nı faiz oranlarını kontrol ederek karşılıksız para yaratmaya ve kamu bankalarını da “arka pencereden” döviz satarak kurları kontrol altında tutmaya yönelik “ucube” bir ekonomik politika uyguluyordu. Bu yolla tüketimi ve üretimi artırıp ekonomik büyüme sağlayabileceklerini düşünüyorlardı. Ancak büyüme oranı 2018 yılında yüzde 2,8’de kaldı. 2019 yılında yüzde 0,9’a kadar geriledi. Bu yıl ise yüzde 5 civarında küçülme olacağı tahmin ediliyor.
Bu ucube politikanın 8 Ağustos 2020 itibariyle yol açtığı sonuçlarla ilgili gözlemler şöyle sıralanabilir:
1- Türkiye ekonomisinin yönetimine ve ekonominin geleceğine ilişkin güvensizlik derinleşiyor.
2- Emirle indirilen faiz oranları yükseliyor
3- Enflasyon yükseliyor
4- Vatandaşlar üç-beş kuruşluk tasarrufunu enflasyon karşısında erimekten korumak, diğer bir ifadeyle birikmiş parasının satınalma gücünü korumak için döviz ve altına yöneliyor. Dolarizasyon artıyor. TL istikrarsız hale geliyor.
5- Kamu açıkları ve dövize olan talep artarken döviz kurunu ve faiz oranlarını baskılamak için döviz satmaya zorlanan Merkez Bankası ve Kamu Bankalarında deniz (rezerv) bitiyor, kur artık kontrol edilemiyor.
6- İmalat sanayii ve enerji sektörlerinin dışa bağımlılığı yüzünden ekonomideki daralmaya ve ihracattaki azalmaya rağmen ithalat aynı oranda hız kesmiyor ve dış ticaret açığı, dolayısıyla cari işlemler açığı büyüyor.
7- Türkiye’nin gereksinimleri yerine yandaşa haksız rant aktarmaya yönelik bir kamu yatırım stratejisi izlenmesi yüzünden, kamu kaynakları verimsiz alanlara harcanıyor. Bu yüzden de kamu açıkları hızla büyüyor, bu büyüme de kamu borçlanma gereksinimini ve dolayısıyla kamu borçlarını hızla artırıyor.
8- Dünyanın bütün merkez bankalarının genişlemeci bir para politikası izlediği, dolayısıyla büyük bir para bolluğunun yaşandığı bir dönemde, Türkiye yabancı sermaye çıkışıyla baş etmeye çalışıyor.
9- İktidarın bu yanlış politikalardan vazgeçeceğine ilişkin bir işaret bulunmuyor.
Ekonomi Küçülüyor Dış Ticaret Açığı Büyüyor
- Türkiye’de üretimin ve tüketimin ithalata olan derin bağımlılığı yüzünden ekonomi küçülürken de dış ticaret açığını büyütüyor.
- Ticaret Bakanlığının, açıkladığı dış ticaret verilerine göre temmuz ayında Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,8 oranında azalarak 15 milyar dolara inerken, ithalat yüzde 7,7 oranında azalarak 17,8 milyar dolar oldu.
- Ocak-Temmuz döneminde ise toplam ihracat yüzde 13,7 oranında azalarak 90 milyar dolarda kalırken, yüzde 3,9 oranında azalan ithalat ise 116,6 milyar dolar oldu. İhracatın ithalattan daha yüksek oranda daralması dış ticaret açığının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55,8 oranında artarak 26,6 milyar dolara yükselmesine yol açtı.
- Ocak-Temmuz döneminde Türkiye’nin yatırım malı ihracatı yüzde 21,2, hammadde ihracatı yüzde 12,2, tüketim malı ihracatı ise yüzde 13,4 oranında azaldı.
- Aynı dönemde Türkiye’nin yatırım malı ithalatı yüzde 8,9, tüketim malı ithalatı yüzde 3,7 artarken, hammadde ithalatında ise yüzde 6,9 oranında azalma oldu. Hammadde ithalatındaki azalma da ham petrol fiyatlarındaki yüksek oranlı düşüşten kaynaklanıyor.
Yeni Soluk
Yorum Yap