CHP’li Toprak: "Sokağa çıkma yasağı uygulansaydı bu noktaya gelinmeyecekti!"
CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “1 Haziran’da siyasi olarak alınan erken normalleşme kararlarıyla 14 Haziran’da günlük vaka sayısı 1.562 oldu, salgının hızlı seyrettiği Mart ayını da aştı” dedi.
Toprak, “26 Mart verilerine göre 75 kişi hayatını kaybederken, 1.196 yeni vaka sayısı açıklanmıştı. Bu sayı Türkiye’nin o güne kadar ulaştığı bir gündeki en yüksek vaka sayısı olmuştu! Aylardır katlanılan bunca özveriden sonra bugün gelinen nokta vahimdir!” ifadelerini kullandı.
Toprak yaptığı açıklama da şunları söyledi:
“Korona salgınının başladığı ve vaka-vefat sayılarının hızla tırmandığı Mart ayı rakamlarının yeniden ve daha yüksek artışlarla gündeme gelmesi, 1 Haziran’da başlatılan normalleşme sürecinin yanlış bir karar olduğunu sergilemektedir! Vaka sayısındaki yükselişe karşın, vefat sayısının azalması ve iyileşen hasta sayısının artması, sevindiricidir.
MART AYINI DA AŞTI!
Daha salgının en başında önerdiğimiz ülke çapında topyekûn üç haftalık karantina ve sokağa çıkma yasağı uygulansaydı bu noktaya gelinmeyeceği apaçık ortadadır. Buna rağmen toplum sağlığına yönelik tehdidin daha ileri gitmemesi aklıselim davranmayı ve önceliğin insan sağlığı olmasını gerektirmektedir.
1 Haziran’da siyasi olarak alınan erken normalleşme kararlarıyla 14 Haziran’da günlük vaka sayısı 1.562 oldu, salgının hızlı seyrettiği Mart ayını da aştı! 26 Mart verilerine göre 75 kişi hayatını kaybederken, 1.196 yeni vaka sayısı açıklanmıştı. Bu sayı Türkiye’nin o güne kadar ulaştığı bir gündeki en yüksek vaka sayısı olmuştu! Aylardır katlanılan bunca özveriden sonra bugün gelinen nokta vahimdir!
SINAVLARININ TARİHE ERTELENMEMESİ BÜYÜK RİSKTİR!
Önümüzdeki iki hafta sonu milyonlarca gencin salonları dolduracağı Liseye Giriş ve Yüksek Öğretim Kurumlarına Giriş sınavlarının ileri bir tarihe ertelenmemesi, toplum sağlığı açısından büyük risktir!
İktidar, 26 Mart’ta günlük vaka sayısı henüz 1.196 iken aldığı Liseye Giriş Sınavı (LGS) ve Yüksek Öğretim Kurumlarına Giriş Sınavı’nı (YKS) 25 Temmuz tarihine ertelemiş, doğru bir adım atmıştı. Mayıs ayında ise aynı sınavların 27 Haziran’a çekildiğini duyurmuştu! Erteleme kararlarından vazgeçmekle yapılan yanlışlar ortadadır. · İlk yanlış; ekonomiyi kurtarmak, tahribatı yavaşlatmak uğruna turizm sezonunu başlatmak ve turistik tesisleri açmaktı. · İkinci yanlış ise salgının etkisi henüz geçmeden sınavların Haziran ayına çekilmesi, olmuştur.
SINAVLAR EN ERKEN AĞUSTOS AYINA ERTELENMELİDİR
Yanlışın neresinden dönülse kârdır. Bir an önce gelecek iki hafta sonunda yapılacak olan ve milyonlarca gencimizin, ailelerinin ülke çapında toplu taşıma araçları, sınav salonları, okul bahçelerinde toplanacağı LGS ve YKS sınavları derhal en erken Ağustos ayına ertelenmelidir. Böylece hem salgının yayılmasının daha da hızlanmasının önüne geçilecek hem de milyonlarca çocuk, genç, aile, anne-babaların yaşamı korunmuş, riske atılmamış olacaktır.
Gençlerin, ailelerinin neredeyse iki aydır sosyal medyadan bu konuda yürüttükleri kampanyaların, iktidara yönelik sınavın ertelenmesi çağrılarının görmezlikten, duymazlıktan gelinmesi siyasi iktidar sorumluluğuyla bağdaşmamaktadır!
SAHTE HESAPLARININ AFİŞE OLMASI BAŞLI BAŞINA BİR SİYASİ ETİK KRİZİDİR!
Sosyal medyaya istismar ve sahte hesaplar gerekçesiyle yasak getirme hazırlığındaki iktidarın kendi sahte hesaplarının afişe olması başlı başına bir siyasi etik krizidir!
Sosyal medya düzenlemelerini gündeme taşıyarak, sahte hesapların önlenmesi gerekçesiyle, paylaşımların kontrolünü hedefleyen iktidarın bizzat kendisine ait 7340 sahte trol hesabın twitter tarafından ifşa edilip açığa çıkartılarak iptal edilmesi, kanımca iktidar partisi açısından bir etik krizidir.
Siyasi Etik-Ahlâk yasası çıkartılmasını, Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarında, Meclis İçtüzüğü’nde değişikliğe gidilerek parti değiştirmenin, milletvekili transferlerinin “siyasi ahlâksızlık” olduğu gerekçesiyle men edilmesini gündeme taşıyan iktidarın tek merkezden koordineli bu etik dışı organizasyonunun açığa çıkması üzücüdür! Buna rağmen, Twitter’ı taraflı davranmak ve siyasi taraf olmakla itham eden iktidar sözcüleri, bu hesapların varlığının açığa çıkmasıyla kendilerini ve uygulamalarını sorgulayacak yerde yine CHP’yi itham etmeye yöneldiler.
Bunu yaparken, yine twitterı kullanıp sahte-montaj görselleri paylaştılar. Bir anlamda kendi yaptıklarını teyit ettiler!
TROL HESAPLARI AÇIĞA ÇIKARAN TWİTTER’A KARŞI İLK AÇIKLAMA İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAN !
Dikkat çeken bir diğer önemli nokta Türkiye, Rusya ve Çin’de binlerce sahte ‘troll’ hesabı açığa çıkartarak iptal eden ve arşivlerini de afişe eden Twitter’a karşı ilk açıklamanın ve sahte hesaplarla ilgili savunmanın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılması. Twitter’ın bir Amerikan Şirketi olduğunu ve her an kullanıcılarının bilgilerini başkalarına satabileceğini iddia eden bu açıklama oldukça manidar! [O zaman niçin Türkiye’de sosyal ağ kullanıcılarına TC Kimlik No ile üyelik ve giriş mecburiyeti getirmeye çalışıyorsunuz?]
Oysa iktidar ittifakı tarafından TBMM’ye verilen değişiklik teklifinde internet ve sosyal medyaya girişlerin TC Kimlik Numarası ile yapılması yer alıyor. Bunun kişisel verilerin gizliliğine aykırı olduğunu ve sosyal ağları kullananların kimlik ve diğer kişisel verilerinin böyle bir durumda çoğu ABD merkezli bu şirketlerin eline verilmiş olacağını dile getirerek değişiklik teklifinin yanlışlığını dile getiren ve iktidarı uyaran da yine ilk bizdik!
Yeni Soluk
Yorum Yap