CHP’li Toprak: “İktidarın topluma söyleyeceği söz, vaat edeceği bir şeyi kalmadı”

CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, gündeme dair açıklamada bulundu. Toprak, “Topluma söyleyeceği söz, vaat edeceği bir şeyi kalmayan iktidar; tükendiğinin, yolun sonunun göründüğünün farkındalığıyla, tüm sosyal toplumsal kesimlere karşı duvarlar örmektedir!” dedi.

Toprak açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Topluma söyleyeceği söz, vaat edeceği bir şeyi kalmayan iktidar; tükendiğinin, yolun sonunun göründüğünün farkındalığıyla, tüm sosyal toplumsal kesimlere karşı duvarlar örmektedir!

31 Mart Yerel Seçim kampanyasında, miting meydanlarında Ayasofya’nın ibadete açılması çağrılarında partililerine ve seçmenlerine tepki gösteren ‘önce yanı başındaki Sultan Ahmet camisini doldurun’ diyen Cumhurbaşkanı neden şimdi Ayasofya’dan gelecek “siyasi nemaya” bel bağladığı çok aşikâr! Topluma söyleyeceği söz, vaat edeceği bir şeyi kalmayan iktidar; tükendiğinin, yolun sonunun göründüğünün farkındalığıyla, tüm sosyal toplumsal kesimlere karşı duvarlar örmektedir!

31 Mart Yerel Seçim kampanyasında, miting meydanlarında Ayasofya’nın ibadete açılması çağrılarında partililerine ve seçmenlerine tepki gösteren ‘önce yanı başındaki Sultan Ahmet camisini doldurun’ diyen Cumhurbaşkanı neden şimdi Ayasofya’dan gelecek “siyasi nemaya” bel bağladığı çok aşikâr!

BAKANIN DAHİ HABERİ YOK 

Benzer şekilde Baro Başkanları yürürken Adalet Bakanının daha ortada bir yasa taslağı bile olmadığını belirterek “neyi protesto ediyorlar” eleştirisinde bulunması Avukatlık Yasası değişikliğinden ve düzenlemenin içeriğinden bakanın dahi haberdar olmadığını gösterdi. 

On milyonlarca gencimiz gelecek endişesiyle gözü kulağı iktidarda sorunlarına ne tür bir çözüm getirileceğinin açıklanmasını umut ederken iktidar onlara çoklu baro projesiyle yanıt veriyor!

KADINLARIMIZI DAHA DA KORUMASIZ BIRAKMAYA HAZIRLANDIĞINI İLAN EDİYOR.

Kadınlarımız, genç kızlarımıza yönelik şiddet ve tacizler, cinayetler her gün artarken, iktidar 2011’de ev sahipliği yapmakla, ilk imzalayan olmakla övündüğü Kadına ve Aile İçi Şiddete Karşı İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekeceğini, sözleşmeden çıkacağını ve kadınlarımızı daha da korumasız bırakmaya hazırlandığını ilan ediyor.

Milyonlarca üniversite mezunu işsiz gencimiz kamuda bir iş bulabilir miyim endişesi içinde iken, iktidar onların bu karamsar bekleyişlerine yeniden güvenlik soruşturması yasasıyla yedi sülalesini araştırma-soruşturma kapsamına alarak karşılık veriyor. 

Kısa süre öncesine kadar Anayasa Mahkemesi kararlarını yok sayan, “bu kararı beğenmiyorum, kabul etmiyorum, saygı da duymuyorum” diyen Cumhurbaşkanı tek imzayla ve Cumhurbaşkanı Kararı ile Ayasofya’yı ibadete açabilecekken birden yargı kararına saygılı pozisyonuna bürünüp, muhtemelen ne yönde olacağını önceden bildiği Danıştay Kararını bekleyeceğini ilan ediyor.  Bunda da kendince olası uluslararası tepkilere karşı “Bağımsız Türk Yargısının kararı” diyeceği bir gerekçeyi sahipleniyor.

SIKINTILARIN VE YOKSULLAŞMANIN ÜZERİNİ ÖRTMEYİ AMAÇLAYAN ADIMLAR

Özetle; iktidarın sadece şu son 1-1,5 ayda gündeme taşıdığı başlıkların hiç birisi milletin gerçek gündemiyle örtüşen, sorunlarına çare ve çözüm beklentilerini karşılayacak konular değildir. Tamamıyla iktidarın hızla eriyen toplumsal desteğini gizlemeyi, çözülen tabanını konsolide etmeyi, kendi seçmeninde bile artık infiale yol açan ekonomik sıkıntıların ve yoksullaşmanın üzerini örtmeyi amaçlayan adımlardır. 

Toplumun güncel yaşam koşullarında ve zirveye çıkan sıkıntılarında, gençlerimizin, kadınlarımızın, sanayicimizin, üreticimizin yakıcı sorunları yanında, karşılığı olmayan bu adımlardan iktidarın yegâne beklentisi siyasi nema hesabıdır. Ancak bu hesap tutmayacaktır!