Bakanlık, Polis tarafından kolu kırılan Aydoğan’ı kusurlu buldu
Cumartesi Anneleri buluşmasının 700'üncü haftasında kolu kırılan Aydın Aydoğan, İçişleri Bakanlığı’nca kusurlu bulundu.
Gezi eyleminde polisin attığı gaz fişeğiyle yaralanan ve soruşturmasında 7 yıldır ilerleme kaydedilemeyen Aydın Aydoğan, Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü haftasındaki eyleminde polisin sert müdahalesi sonucu kolunun kırılmasına yönelik açtığı davaya ilişkin İçişleri Bakanlığı’ndan yanıt geldi. Bakanlık, kolu kırılan Aydoğan’ı kusurlu buldu.
Bakanlık tarafından İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne gönderilen yanıtta “Polisin görevlerini yerine getirmekten öte bir eylemi olmamıştır. İdarenin tazmin sorumluluğunun doğması için hizmet kusurunun bulunması, bu eylemden zarar oluşması gerekir. Olayda idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gibi davacının ağır kusurunun bulunduğu açıktır’’ denildi.
Gelen yanıta itiraz edeceklerini belirten Aydoğan şunları söyledi:
“Polis bulunduğumuz kafeye gelerek orayı boşaltmamızı istedi. Ayağa kalktığımda beni gözaltına almak istediler, direndiğimde ise yere düşürüp koluma ve çeşitli yerlerime copla vurdular. Kaçmayı başardığımda ise sırtıma 17 tane plastik mermi sıktılar. Kolum 4 veya 5 yerden kırıldı ve halen bileğimdeki kırık düzelmedi. Ameliyat olmam gerekli lakin olmaya korkuyorum çünkü riskli bir yerde mevcut kırık. Şu anda hayatımı olumsuz etkiliyor. Gezi olayları sırasında da ayağımdan olduğum ameliyatlar sonucu ayağım da kalıcı hasar kaldı ve kısaldı. Şu anda %43 engelliyim, devletin uyguladığı şiddet sonucu ve bu yüzden korkuyorum.
Bakanlığın gönderdiği savunma içler acısı. Bakanlık gönderdiği savunmada benim için öğrenci demiş ve bu nedenle iş kaybı olmadığı söylenmiş. Raporlara inanın hiç bakmamışlar.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fahrettin Altun, sınıra zorla gönderdikleri sığınmacılara Yunan polisinin attığı plastik mermi ve gaz fişekleri için 'Hiçbir medeni ülkede polis plastik mermi ve gaz fişeği atmaz' demişti. Sayın Altun’a sormak lazım, bizler bunlara yıllardır maruz kalıyoruz. Şimdi soruyorum bizler medeni ve hukuk ile yönetilen bir devlette yaşamıyor muyuz?
İç İşleri Bakanlığı'nın mahkemeye sunmuş olduğu itiraz kabul edilemez nitelikte ve kopyala yapıştır tarzında bir itiraz dilekçesi. Yıllardır hayatımızı adliye ve hastane arasına sıkıştıran devlet anlayışı şimdi geçip karşımıza insan hakları dersi veremez."
Yeni Soluk
Yorum Yap